’28 Şubat davası FETÖ’nün Cumhuriyet’ten intikamıdır'

Emekli Albay Alican Türk, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 28 Şubat davası hakkında verdiği kararın 'hukuk ayıbı' olduğunu söyledi. FETÖ’cüler tarafından sahte delillerle hazırlanan iddianamenin kararının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Türk, Yargıtay kararında, yargılanan 31 kişi hakkında hiçbir bilginin yer almadığını, kararın özensiz ve hızlıca verildiğinin anlaşıldığını söyledi. Alican Türk’e göre, bu hızın nedeni erken seçim olabilir…

’28 Şubat davası FETÖ’nün Cumhuriyet’ten intikamıdır'
’28 Şubat davası FETÖ’nün Cumhuriyet’ten intikamıdır'

VERYANSIN TV

28 Şubat davasında yargılanan ve hakkında beraat kararı verilen Emekli Albay Alican Türk, Veryansın Tv Youtube kanalında Erdem Atay’ın sunduğu Pankuş programına konuk oldu.

Yargıtay’ın 28 Şubat davasıyla ilgili verdiği kararı değerlendiren Türk şöyle konuştu:

“Yargıtay’ın verdiği kararın içinde 31 kişi hakkında karar dahi açıklanmadı! 103 kişi ile başladı yargılama süreci. 10 kişi vefat etti, 93 sanık var. 62 kişi hakkında karar verildi. 31 kişi hakkında herhangi bir karar dahi açıklanmadı. Bu durum medyada gündeme geldikten sonra iddianamedeki maddi hatalar, bin küsur sayfalık dokümanın eksik değerlendirilmesi yüzünden bir gazeteci bu durumu yargı ayıbı olarak nitelendirmişti. Biz bu süreçte Fetöcü savcının yazdığı konuları tek tek inceleyerek içindeki sahte belgeleri tespit etmemize rağmen, Yargıtay’a da iletmiş olmamıza rağmen Yargıtay ne inceledi, ne de cevap verdi."

Dava ile ilgili sahte delillere dikkat çeken Türk, Balyoz kumpasında yaşanan benzer bir sahteciliğin 28 Şubat davasında da yaşandığını ifade etti. Türk şunları söyledi:

'İFTİRAYA UĞRADIK'

“Yüce Türk Milleti hatırlar, Balyoz Davasında, 2007’de ortaya çıkmış bir harf karakteri, bir font ile belge hazırlanmış, bu da delil diye mahkemeye sunulmuştu. Bir benzeri de bizim başımıza geldi. (Genelkurmay Başkanlığında) gizlilik derecesi yüksek belgelere numaratör ile numara verilir. Bu uygulama Kasım 2002’de başlayan bir uygulamadır. Ama bu davada 1997-1998 yılları arasında belgelere numara verilmiş. İftiraya uğradık. Oysa ki 2002 yılında başlayan bir uygulama. Kısacası FETÖ’cü hakim ve savcıların düzmece belgeleri, Allah korkusundan noksan vicdanları ve iftiraları ile kısacası sahte belgeler ve yurt dışına kaçmış firari FETÖ’cü hakim ve savcıların delilleri ile yargılandık.”

5 NUMARALI CD SAHTELİĞİ

Türk, sahte olan ancak mahkemece dikkate alınan bir diğer konuyu da şöyle anlattı:

“Gelelim CD-5 davasına. CD-5 var bir tane 3 sene vermediler bize onu. Nihayetinde aldık ve bilirkişiye verdik. Dünyaca ünlü bir adli-bilişim uzmanına verdik ve sahte olduğu ortaya çıktı. Mahkemeye sahte belge olduğunu sunduğumuzda mahkeme ODTÜ’den bir bilirkişi dahil etti. ODTÜ’lü bilirkişi raporu açıkladı. Açıkladığı raporda CD’nin adli-bilişim açısından CMK/134’e göre uygun olarak elde edilmemiş olduğu, genel bütünlüğün şüpheli, içindeki bütün dokümanların bozulmuş olduğunun bu nedenle de adli-bilişim açısından güvenilir olmadığından delil niteliğinin bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu sahte CD-5’e dayanarak bir sürü kişi hakkında ceza istendi. Biz bunu mahkeme heyetine sunduğumuzda muhtevasında bir şey yok diyerek ‘karşı rapor’ hazırlanmıştı bile…”

28 Şubat davasının bir hukuki dava değil, siyasi dava olduğunu söyleyen Türk, Yargıtay’ın kararı hızlı bir şekilde vermesinin arkasında 'erken seçim' olabileceğini iddia etti. “Davanın arkasında hukuk yoktu, hükümet vardı, devletin tepe noktalarındaki insanlar vardı” diyen Türk, “Egemen güçlerin baskısı olmaması kaçınılmaz. Dediğim gibi bu bir hukuki dava değil siyasi dava, FETÖ ile Cumhuriyet’in davasıdır. Bu dava FETÖ’cülerin ve Cumhuriyet düşmanlarının Cumhuriyetten aldığı intikamın davasıdır” ifadelerini kullandı.

İste programın tamamı:

NE OLMUŞTU?

Yargıtay, 28 Şubat davasında aralarında dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir ile Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da bulunduğu 14 sanığa verilen hapis cezalarını onamıştı.