29 Ekim için kutlama ilanı veren 'dindarları' topa tuttu: Acilen bir nefs muhasebesi yapın!

Akit yazarı Yaşar Değirmenci'den gecikmiş bir Cumhuriyet düşmanlığı yazısı geldi. Cumhuriyet Bayramı nedeniyle İETT otobüsünde çalan 10. Yıl Marşı "yazar"ı rahatsız etmiş!

29 Ekim için kutlama ilanı veren 'dindarları' topa tuttu: Acilen bir nefs muhasebesi yapın!

Yeni Akit yazarı Yaşar Değirmenci, baştan sona Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı yapan bir yazı kaleme aldı.

28 Ekim günü bindiği İETT otobüsünde çalan 10. Yıl Marşı'nın Kandil'e karşı çaldığını iddia eden Değirmenci, "İslam Dininin Müslümanlara hediye ettiği iki bayram vardır: Ramazan ve Kurban Bayramları. Diğer günler dinî değil, millî günlerdir. Dini açıdan bayram da sayılmaz" dedi.

Gazetelere 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için kutlama ilanı veren "dindar müesseseleri" de topa tutan yazar, "Bu kitle de âcilen bir ‘nefs muhasebesi’ yapmalı... Kraldan fazla kralcılık sizlere yakışıyor mu? Bu koroya katılmak mecburiyetinde misiniz?" ifadelerini kullandı.

Değirmencioğlu'nun Cumhuriyete olan kinini gösteren "yazı"sının satırbaşları şöyle:

"Halkalı’daki Akit TV’de ‘Mevlid Kandili’ münasebetiyle programa otobüs, metro, Marmaray, metrobüs umumi vasıtalarla yetiştim. Veladet (Mevlid) Kandili olan 28 Ekim Çarşamba günü, sanki 29 Ekim’miş gibi ‘Cumhuriyet Bayramı’ kutlanıyor.

Bindiğim bütün umumi vasıtalarda Onuncu Yıl Marşı. Beyinleri yıkarcasına. Kandilin manevi havası, insanlarımızın evlerine yetişme telaşları, kandilleşmeye mahsus hareketlilik bu yüksek seslerle duman altı edildi adeta. Sadece marşla da yetinilmiyor ‘29 Ekim Cumhuriyet’le demokrasinin yerleştirilmesi, Batı uygarlığı, modern toplum haline gelmemizin sağlanması, vb. ifadelerle de ‘algı operasyonu’ İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) tarafından yapılıyor. Kandile, onun manevi/ruhani havasına inat olsun diye yapılıyor sanki. Üstelik bugün 28 Ekim; 29 Ekim yarın. Kutlayacaksan yarını beklesene! Hepsi tamamen yalan kelimelerden kurulan cümleleri (Barışçı, çağdaş, özgür, modern Batı uygarlığının ve adil bir ülkenin temellerini atan Cumhuriyetin 97. yıl dönümünü ilk günkü heyecan ve büyük bir coşku ile kutluyoruz) diyor. Ne zaman? Kandil gününde. Müslüman bir entelektüel olarak; bu hususta kimsenin bir şey yazmamasından vicdanen rahatsız oldum...

DİNDAR MÜESSESELERİN 29 EKİM İLANLARINA NE DEMELİ...

Gazetelere tam sayfa, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı ‘En büyük bayram’ ilanı veren dindar müesseselere ne demeli? Değişik bir zaman, zemin hercümerci yaşıyoruz. Muhafazakâr, milliyetçi, millî ve manevi değerlere saygılı bir dönemde bile sekülerizm, laisizm, Kemalizm, nihilizm, paganizm, vb. gömlekleri zihinlere giydirme faaliyetleri hayli yaygınlaştı. Bu kitle de âcilen bir ‘nefs muhasebesi’ yapmalı... Kraldan fazla kralcılık sizlere yakışıyor mu? Bu koroya katılmak mecburiyetinde misiniz?

MİLLİ BAYRAMLAR BAYRAM BİLE DEĞİL

İslam Dininin Müslümanlara hediye ettiği iki bayram vardır: Ramazan ve Kurban Bayramları. Diğer günler dinî değil, millî günlerdir. Dini açıdan bayram da sayılmaz. Cumhuriyetin ilanı, ilana kadar yapılanları, ilandan sonra bu millete yaşatılan haksızlıkları (açın bir inkılap tarihi’ne bakın) veya 1923-1938 arasını objektif, ilmî, tarihî olarak inceleyin. Peşin hükümlü (ön yargılı) olmadan kimseye hakaret etmeden, tahkir ve tezyifte bulunmadan, kendi değerlerimizle, medeniyet anlayışımız zaviyesinden bakalım, Batı ölçü ve değerleriyle hareket etmeden konuşalım.

HANGİ İNKILAP BİZE UYAR?

Demokrasi; tahammül rejimiyse hiçbir eylem olmadığı halde kendi düşüncenizin dışındakilere bu tahammülsüzlüğün izahı yapılabilir mi? İnkılapları alt alta liste halinde yazın hangi inkılap bize uyar? Öz değerlerimize dair bir şey bulabilecek misiniz bakalım? Devrim adı altında yapılanların hepsi ‘bizi biz’ yapan bütün aidiyetimizi imha etmedi mi? ‘Demokrasiye onun sayesinde geçtik’ diyenler; incelesin ikinci bir parti (Serbest Fırka’yı) nasıl kuruldu, nasıl kapatıldı. Millî şef/ebedî şef; bir serpuşun (şapkanın) kanunla giyilmesi, giymeyenlerin idamı, tek parti despotluğu hangi demokraside var?

HARF DEVRİMİ HEDEFİNDE

Mâziyle irtibatımızın kesilmesi, bir gecede okumaz yazmaz hale getirilmemizin sebebi harf inkılabı yapmış kaç ülke var? Ezanın asliyetinden çıkarılması, Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi, camilerin ahır ve depo haline getirilmesi, dini faaliyette bulunanların suçlu muamelesi görmesi, cenaze namazı kıldıracak imamın bulunamayışı, vb. Hangi birini yazalım? Siz de alkışlayın. Bayramınız kutlu olsun!"