Datça’da ‘Çakıl Taşlarına Şiir Yazan Adam’ın sergisi

Yaşamının büyük bir bölümünü doğal taş ve yapı taşlarından heykel ve her biri heykel sayılabilecek takı tasarımları yaparak geçiren Necdet Kırımsoy'un eserleri Datça'da sanatseverlerle buluşuyor.

Datça’da ‘Çakıl Taşlarına Şiir Yazan Adam’ın sergisi

Ham sanat (art brut) çalışmalarının örneklerini sunması açısından yenilikler taşıyan sergi, 19-25 Ağustos 2019 tarihleri arasında Datça Cumhuriyet Meydanındaki Çatal Mağara Sergi Salonunda gerçekleşecek.

Sergi, Kırımsoy’un aklından, kalbinden ve ellerinden çıkan tüm yontuların ifade ve anlamdaki zenginliği paylaşmayı amaçlıyor. Öyle ki tek bir yontuda iki-dört, hatta bazen çok daha fazla ifade yakalamak mümkün, diğer yandan ise yontularındaki niceliksel fazlalığa rağmen hiçbir ifade bir diğerine benzemiyor.

2018 yılında yaşama veda eden Kırımsoy’un, mimarlık ve korozyon mühendisliği çalışmalarının yanı sıra doğaya saygısı ve ilgisi taşlara yakınlığını güçlendirmiş. En değerli ve yoğun çalışmalarını ise eşi Doris ile birlikte Datça Reşadiye’deki evlerindeki atölyesinde gerçekleştirmiş.

84 yıllık yaşamında mimar, heykeltıraş ve takı tasarımcısı olarak gerçekleştirdiği üretimlerine ek olarak kendini bir “lithoman” (taşsever) olarak tanımlamış.  Yıllarca Türkiye’nin her bir noktasından topladığı her bir taşa yeni anlam ve ruh kazandırmış.

Ailesi bir nevi veda bir nevi yeni bir başlangıç diyerek Çakıl Taşı Şairi’nin eserlerini, Kırımsoy’un yaşamında önemli yeri olan Ankara, İsviçre Lozan gibi şehirlerde, meraklılarıyla buluşturulmasını da amaçlıyor.

Datça Belediyesi, Limani Restoran, Artıkişler, Edebiyat Kedisi, Dahdadan İşler, Atölye DE, Atölye Sangaloz, meraklıları, sevenleri ve sevdiklerimizin desteği ile gerçekleşen serginin açılışı 19 Ağustos Pazartesi günü saat 19.00’da yapıldı.

HAM SANAT NEDİR?

Ham Sanat kavramının ortaya çıkışı 1940’lara dayanıyor. Fransız ressam Jean Dubuffet’in çabalarıyla 1970’lerde şekillenen akım ile ilgili Dubuffet, “Bu sanatın temsilcileri mevcut sanat kurallarının ve sınırlarını tanımayan, sadece ortaya koyan, eserlerinin satışını ya da ünlü olmayı dert edinmeyen, yüksek yaratıcılığa sahip” insanlar olarak tanımlıyor.

NECDET KIRIMSOY KİMDİR?

Mimar, Heykeltıraş, Takı Tasarımcısı…

1934’te İstanbul’da, ailenin Anadolu topraklarında doğan ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Kırım’dan gelen aile ilk olarak buraya yerleşmiş, ardından Ankara’ya taşınmıştı.

Kırımsoy, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Ardından İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi (bugünkü adıyla Yıldız Teknik) Mimarlık Bölümünden 1957 yılında mezun oldu. 1963’e kadar serbest mimar olarak çalıştı. Akabindeki iki buçuk yıl boyunca Marcus Diener Atölyesi’nde (Basel, İsviçre) tasarımcı mimarlık yaptı. 1966 yılında eşi Doris ile evlendi; bu evlilikten Canan, Deniz ve Emrah adında üç kızı oldu.

1966 yılında eşi Doris’le Türkiye’ye döndükten sonra bir süre daha serbest mimarlık yaptı, sonra inşaat işleriyle ilgilendi.

Kimya’ya düşkündü. Çalışma hayatını izleyen 20 yıllık döneminde kendisinin “boyacılık yapmak”, başkalarının “korozyon mühendisliği” dediği, yapı işleriyle ilgilenen bir şirket kurdu. İş hayatını, çakıl taşları adına bıraktığı 1994 yılına kadar kimyasal korozyon işlerinde uzmanlaştı.

Uzmanlığı (asidik ve bazik ortamların korunması, epoksy ve furan harçlı aside mukavim seramik uygulamaları, kaplama elemanlarının kesilmesi vb) çakıl taşlarına hayat verdi. Ona göre çakıl taşlarının kendi biçimi, rengi, dokusu zaten bir şey anlatırdı. O ise taşların anlattıklarına; bazen soyut, bazen mistik anlamlar kazandırırken, bazen de geometrik şekiller veriyordu.

Bireysel olarak gerçekleştirdiği doğa gezileri, yürüyüşleri, balıkçılık ve avcılık etkinlikleri bir yandan, çalışma hayatı boyunca bulunduğu şantiye alanları diğer yandan, evlendikten sonra maaile tüm Anadolu’da yaptıkları geziler ona her köşeden çakıl taşı toplama olanağı verdi. Tüm aile taşa meraklıydı, herkes kendisi için taş topluyordu. Dereler, denizler, dağlar, kurumuş nehir yatakları, yollar, harabe binalar… Bunların hepsi taş cennetiydi.

İlk eserlerini çakıl taşlarının renk kombinasyonlarını tasarımlı tellerin üzerine yapıştırma tekniği kullanarak gerçekleştirdi. Ardından doğal taşları ikili veya üçlü bir şekilde bir araya getirerek (yapıştırmanın yanında saplama) ilk heykellerini yaptı. Bu döneminin ardından da kesim, parlatma, çizme, yontma tekniklerini kullanmaya başladı. En küçüğü 2-3 cm, en büyüğü 35-40 cm boyutlarında ortalama 400 kadar eseri oldu. Heykellerinin en önemli özelliği geometrik olan sayılı heykel dışında hiçbirinin bir sonrakini tekrar etmemesidir. Özellikle yüz ifadesi olan heykellerinin her biri farklı bir ifadeye sahiptir.

Bir doğa hayranı olduğu için takılarında yer yer tohum, ağaç ve atık malzeme de kullanan Kırımsoy, yaşadığı Datça’nın meşhur bademi ve akdeniz palamuduna da, yine kendisinin deyimiyle “karikatür” ifadeler kazandırarak bir seri takı ortaya koydu.

Kırımsoy’un eserlerini herhangi bir sanat akımıyla adlandırmak olanaklı değildir. Bir anlamda natüralist portreci denebilir belki.

Kendisi, 50. evlilik yıldönümüne denk gelen 2016 yılında eşini son yolculuğuna uğurladıktan sonra 28 Şubat 2018’de “Çakıl Taşı Şairi” namıyla hayata gözlerini kapadı.

Necdet Kırımsoy’un siyah/beyaz fotoğrafı: Doğanay Sevindik
Eser fotoğrafları: Pierre-AlainJaussi

Veryansintv.com