‘6-7 Ekim olayları’nın üzerinden 5 yıl geçti

HDP Merkez Yürütme Kurulu'nun çağrısı üzerine 6-7 Ekim 2014'te Aynularab (Kobani) bahanesiyle YPG/PKK yandaşlarının 2 polisin şehit olduğu ve 31 kişinin yaşamını yitirdiği şiddet olaylarının üzerinden 5 yıl geçti.

‘6-7 Ekim olayları’nın üzerinden 5 yıl geçti

Türkiye siyasi tarihinde  6-7 Eylül 1955 olayları, Kanlı 1 Mayıs 1977 Katliamı, Sivas, Çorum katliamlarından sonra yaşadığımız belki de en kanlı olaylar 5 yıl önce yaşanan 6-7 Ekim 2015 olaylarıdır.

6-7 EKİM OLAYLARINDA NE OLMUŞTU?

2014’ün yaz aylarında DEAŞ, Suriye topraklarında adım adım ilerliyor ve koalisyon güçleri de terör örgütü DEAŞ’a karşı mücadele ediyordu.
Terör örgütü DEAŞ’ın hedefinde Kobani, diğer adıyla da Ayn Al Arab vardı. Türkiye sınırına yakın bir mesafede bulunan Kobani yaklaşık 54 bin nüfuslu, çoğunlukla Kürt, Arap ve Türkmenlerin yaşadığı bir kentti.
Terör örgütü DEAŞ, 2014 yılının haziran ayında üç koldan bombalı araçlarla Kobani’ye saldırı düzenledi. Saldırılar haftalarca devam ederken bir başka terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu YPG de Kobani’yi ele geçirmeyi hedefliyordu.
Söz konusu saldırılar devam ederken HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu bir heyet Kobani’ye gitti.
Demirtaş Kobani’den dönüşünde ise şu açıklamayı yaptı: “Bu bir yalvarma değildir. Bu bir minnet değildir. Tarihi direnişe hep birlikte katılalım, tarihi direnişi hep birlikte yapalım ki tarihi ittifakı da tarihi birliği de oluşturma fırsatımız olsun.”
HDP Genel Merkezinin twitter sosyal paylaşım sitesinden “Şu anda toplantı halinde olan HDP MYK’dan halklarımıza acil çağrı, Kobani’de durum son derece kritiktir. IŞİD saldırılarının ve AKP iktidarının Kobani’ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz.” şeklindeki yasa dışı bir çağrı yapıldı.
Bu konuşmadan sonra ‘6-7-8 Ekim Olayları’ olarak geçecek olan ve 53 kişinin hayatını kaybettiği sokak çatışmalarının fitili ateşleniyordu. HDP Genel Merkezi tarafından yapılan çağrıda “Halklarımızı sokağa çıkmaya, çıkmış olanlara destek vermeye çalışıyoruz” denildi.
Bu çağrı sonrasında Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Batman ve Van başta olmak üzere 36 il ve ilçede başlayan olaylar kısa sürede yayıldı ve sokak çatışmaları yaşanmaya başladı.
Taş ve sopalarla başlayan çatışmalarda kısa süre sonra silahlar da kullanılmaya başlandı. 7 Ekim 2014’te Yasin Börü ve 3 arkadaşı Diyarbakır’da terör örgütü üyeleri tarafından katledildi.
3 gün süren olaylar sonrası bilanço son derece ağırdı. 6-8 Ekim Olayları sırasında 53 kişi hayatını kaybetti, 221 vatandaş ile 139 polis yaralandı. Çıkan olaylarda 144 özel bina ve iş yeri, 16 kamu binası, 17 özel ve kamu bankası, 4 okul, 88 özel araç, 40 kamu aracı ve bir parti binası tahrip edildi.

 

OLAYLARIN DEVLETE MALİYETİ

Terör örgütü yandaşlarının saldırıları sonucu çok sayıda ev ve iş yeri ile okul, Kur’an kursu, kültür merkezi, müze ve yurt binasında hasar oluştu, olaylar nedeniyle zarar gören esnafa devlet tarafından yaklaşık 50 milyon liralık ödenek sağlanırken, şiddet eylemlerinin devlete maliyeti 300 milyon liranın üzerinde oldu.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sağlanan huzur ve güven ortamına büyük zarar veren şiddet eylemleri, can ve mal kayıplarının yanı sıra bölgenin ekonomisine, turizmine ve sosyal hayatına da büyük darbe vurdu.

Diyarbakır’da yaşanan saldırılarda Yasin Börü ve arkadaşlarının da aralarında bulunduğu 12 kişi hayatını kaybetti, 65 vatandaş ile 14 güvenlik görevlisi yaralandı.

İhtiyaç sahiplerine Kurban Bayramı’nda et dağıtmak isteyen Yasin Börü ve üç arkadaşı, bir grubun silah, taş, sopa ve kesici aletli saldırısına uğramaları sonucu sığındıkları binanın üçüncü katında linç edildi.

DEAŞ üyesi oldukları iddiasıyla binadan atılan gençlerin cesedine işkence yapıldı, ayrıca 16 yaşındaki Börü’nün üzerinden arabayla geçildi, Ahmet Dakak’ın başı taşla ezildi.

Cesetleri yakılan ve tanınmayacak hale gelen çocuklar, aileleri tarafından güçlükle teşhis edilebildi. Olaylardan şans eseri yaralı kurtulan ve arkadaşlarının vahşice öldürülmesine tanıklık ettiği için psikolojisi bozulan Yusuf Er, Diyarbakır dışındaki bir hastanede tedavi gördü.

 

201 OKUL ZARAR GÖRDÜ

Tunceli’de 2, Mersin’de 3, Diyarbakır’da 34, Şırnak’ta 13, Batman’da 4, Şanlıurfa’da 19, Bitlis’te 8, Bursa’da 2, Mardin’de 36, Muş’ta 6, İstanbul’da 11, Bingöl’de 2, Hakkari’de 28, Siirt’te 13, Van’da 18, Gaziantep ve Adıyaman’da birer okulda terör örgütü yandaşlarının saldırıları nedeniyle hasar meydana geldi.

Tahribata uğrayan okullar ve kamu binaları, devletin sağladığı imkanlarla onarılarak kısa sürede hizmete açıldı.

ZİYA GÖKALP MÜZESİ’Nİ YAKTILAR

Diyarbakır’da düzenlenen izinsiz gösterilerde PKK’lı teröristlerce yakılan ve kullanılamaz hale getirilen Ziya Gökalp Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) arasında imzalanan protokolle restore edildi.

TÜRSAB sponsorluğunda 1 milyon 814 bin lira bütçe ile 2016 yılında restorasyon çalışmaları tamamlanan müze binası, teşhir için son teknoloji ile donatılmış şekilde Bakanlığa teslim edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından teşhir ve tanzim için 1 milyon 490 bin lira harcanan müze, yürütülen çalışmalarla yeniden ziyaretçilerini ağırlıyor.

Yakılan Ziya Gökalp Müzesi

ESNAFA PARA ÖDENDİ

Diyarbakır’da olaylarda zarar gören 73 esnafa Diyarbakır Valiliği tarafından 234 bin 997 lira ödeme yapıldı.

Hayatını kaybeden 8 kişi için yapılan başvurudan çatışmalı ortamda zarar gören, yakınlarını kaybeden, alıkonulduğu için iş kaybı yaşayan 7 vatandaşın mağduriyeti, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında taznim edildi. Komisyon tarafından aralarında Yasin Börü’nün de yer aldığı 6 kişinin ailesine 170 bin lirayı bulan tazminat ödendi.

GAZİANTEP

Gaziantep’te, 5 kişinin hayatını kaybettiği, 4’ü polis 42 kişinin yaralandığı olaylarda, aralarında polis merkezinin de bulunduğu 12 kamu binası, 5 okul, 5 ev, 44 iş yeri, 77 araca yaklaşık 1 milyon liralık zarar verildiği tespit edildi.

Yakılan Ziya Gökalp Müzesi

VAN

Van’da 170 araç, 20 okul, 5 dini müessese, 40 kamu binası ve 523 iş yeri büyük hasar gördü. Başbakanlık tarafından gönderilen ödenekler, zarar gören vatandaşların hesaplarına aktarıldı. Hasara uğrayan kamu binaları, okullar, dernek binaları ve Kur’an kursları da baştan sona yenilenerek hizmete açıldı.

SİİRT

5 sivilin hayatını kaybettiği, 17 sivil ile 20 emniyet mensubunun yaralandığı Siirt’te, valilik bünyesinde oluşturulan hasar tespit komisyonu raporuna göre, gözaltına alınan 69 kişiden 16’sı tutuklandı.

Kamuya ait ilk ve orta dereceli 12 okul, kütüphane, halk eğitim merkezi, 4 sağlık merkezi, bir acil sağlık istasyonu ve erkek öğrenci yetiştirme yurdu yakılarak kullanılamaz hale getirildi.

BATMAN

Batman’daki saldırılarda bir kişi hayatını kaybetti, 56 kişi yaralandı, güvenlik güçlerince gözaltına alınan 105 kişiden 32’si tutuklandı. Olaylarda 6 kamu binası, 15 özel banka ve ATM, iki siyasi parti binası, 62 resmi ve özel araç, 91 iş yeri ve 5 evde hasar meydana geldi.

MARDİN

Mardin’de 6 kişi yaşamını yitirdi, 29 sivil ile 22 polis yaralandı, 14 otomobil, 69 polis aracı, kaymakamlık binaları, emniyet binaları, 36 okul, 6 siyasi parti ve 69 bina zarar gördü. Gözaltına alınan 311 kişiden 108’i tutuklandı.

ŞIRNAK

30 kişinin yaralandığı Şırnak’ın Cizre ilçesinde, ateşe verilmesi sonucu tahrip olan 13 okul ile yağmalanan 2 özel öğrenci yurdu, Valilik tarafından kısa sürede onarıldı.

SANIKLARA VERİLEN CEZALAR

Diyarbakır’daki izinsiz gösterilerde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz’un öldürülmesiyle ilgili 41 sanıktan 16’sı “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” ile “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlarından beşer kez ağırlaştırılmış müebbet, 2’si ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Suç tarihinde yaşı 18’den küçük olan 6 çocuğa ise 110’ar yıl hapis cezası verildi.

Sanıklardan 18’i müşteki Yusuf Er’e karşı eylemleri nedeniyle “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 18’er, suça sürüklenen 6 çocuk bu suçtan 12’şer yıl hapse mahkum edilirken, 15 sanık ile 6 suça sürüklenen çocuğun “terör örgütü propagandası yapmak”, 11 sanığın “konut dokunulmazlığını ihlal etmek”, bir sanığın “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, bir sanığın ise “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” ve “örgüt adına suç işlemek” suçlarından da mahkumiyetlerine hükmedildi.

Sanıklardan Remzi Özşan, “ölü üzerinden hırsızlık” suçundan 12 yıl, Uğur Doğanay ise “ruhsatsız silah taşımak” suçundan 3 yıl 9 ay hapse ayrıca mahkum edildi.

Sanıklardan 13’ünün beraatine karar verilirken, hakkında yakalama kararı bulunan firari sanıklar Burhan Ay, İsa Özel ve Ersin Filizer’in dosyaları ayrıldı.

3 sanığın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamaları sürüyor.

SELAHATTİN DEMİRTAŞ ve FİGEN YÜKSEKDAĞ’IN TUTUKLANMASI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, ülke genelinde meydana gelen olaylar nedeniyle sokağa çıkma çağrısı yapan PKK/KCK terör örgütü ve sözde örgüt yöneticileri ile bazı siyasi parti yöneticileri ve partileri ile ilgili “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak”, “nitelikli kasten adam öldürme”, “kasten adam öldürmeye teşebbüs”, “yağma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “mala zarar verme”, “kasten yaralama”, “hırsızlık”, “iş yeri ve konut dokunulmazlığını ihlal” suçlarından soruşturma başlatıldı.

Soruşturma konusu olan terör olaylarında delillerin toplanma işlemlerinin tamamlanması üzerine suç tarihinde HDP Eş Genel başkanları olan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla tutuklanmalarına karar verildi.

"6-7 Ekim olayları"nın beşinci yılı

6-7 EKİM 2015 OLAYLARININ BİLANÇOSU

HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun 6 Ekim 2014’teki olağan toplantısının ardından yapılan “Kobani’de yaşanan katliam girişimine karşı 7’den 70’e bütün halklarımızı sokağa, alan tutmaya ve harekete geçmeye çağırıyoruz. Bundan böyle her yer Kobani’dir” açıklaması üzerine başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki iller olmak üzere birçok kentte terör örgütü yandaşları, çok sayıda iş yeri, araç, kamu binası, okul, Kuran kursu, dershane ve yurt binasına zarar verdi.

Olaylarda, 2 polis şehit oldu, Diyarbakır’da 3 arkadaşıyla yoksullara kurban eti dağıtan Yasin Börü’nün de aralarında bulunduğu 31 kişi hayatını kaybetti, 221 vatandaş ile 139 polis yaralandı. İzinsiz gösterilerde saldırıya maruz kalan 25’i kaymakamlık binası, 67’si emniyet, 29’u siyasi parti olmak üzere bin 113 bina hasar gördü.

YAKILAN OKULLAR

Tunceli’de 2, Mersin’de 3, Diyarbakır’da 34, Şırnak’ta 13, Adıyaman’da 1, Batman’da 4, Şanlıurfa’da 19, Bitlis’te 8, Bursa’da 2, Gaziantep’te 1, Mardin’de 36, Muş’ta 6, İstanbul’da 11, Bingöl’de 2, Hakkari’de 28, Siirt’te 13, Van’da 18 okulda terör örgütü yandaşlarının saldırıları nedeniyle hasar meydana geldi.

Van’da 22 milyon 469 bin, Diyarbakır’da 234 bin 997, Muş’ta 3 milyon 550 bin, Mardin’de 5 milyon 180 bin, Batman’da 4 milyon ve Tunceli’de 618 bin lira olmak üzere olayların yaşandığı illerdeki zarar gören esnafa yaklaşık 50 milyon lira tutarında ödenek aktarıldı.

KATLEDİLENLER

Diyarbakır’da yoksul ailelere kurban eti dağıtan Yasin Börü ile arkadaşları Hasan Gökguz, Ahmet Dakak ve Riyat Güneş’in vahşice katledilmesi ve ölümle sonuçlanan diğer olaylar, hafızalardan silinmedi.

Olaylardan şans eseri yaralı kurtulan ve arkadaşlarının vahşice öldürülmesine tanıklık ettiği için psikolojisi bozulan Yusuf Er, o gün yaşadıklarını “Bir insan nasıl bu kadar vahşi olabilir?’ diye düşündüm. Arakan’da, Myanmar’da katledilenler aklıma geliyor. Yasin, Hasan, Ahmet ve Riyat da Türkiye topraklarında bu katliamın birer örneğidir” ifadeleriyle anlattı.

Er, kurban eti dağıtımı için binada bulundukları sırada gözü dönmüş insanların arkadaşlarının cesetlerine işkence yaptığını belirterek, “Aşağı inmeyen kadınlar ve yaşlılar, balkon ve pencerelere çıkarak tencere, tavaları demirlere vurarak, zılgıt çekip onlara destek veriyorlardı. Kim o günden sonra arkadaşlarımın katledildiği binanın önüne gittiyse mutlaka gözyaşı döküyor. Binanın önüne birkaç kez gitmeye çalıştım ama dayanamadım, oradan uzaklaştım” diye konuştu.

Gaziantep’teki olaylar sırasında hastaneye yetişmek isterken eylemcilerin arasında kalan ve 8 aylık bebeğini düşüren Gönül Kalkanlar, “O gün o olayları yaşamasaydık şimdi çocuğum yaşıyor olacaktı. Oysa ben bebeğimi 8 yıl beklemiştim. Bu acı tarif edilemez. Birbirimize söylemesek de anlatmasak da o gece olanlar eşimin de 8 yaşındaki kızımın da içerisinde bir yara” dedi.

Kalkanlar’ın eşi Mustafa Kalkanlar da geçen yıl yaşadıkları olayı hiçbir zaman unutmayacaklarını belirtti.

“O gün, eşim sancılanınca hemen otomobille hastaneye gitmek için yola çıktık. Bir anda kendimizi göstericilerin arasında bulduk. ‘Eşim hamile, hastaneye yetişmemiz lazım’ desem de dinlemediler. Arabanın içerisine molotofkokteyli attılar. Can havliyle geriye doğru kaçmaya çalıştık. Polise sığındık ve ambulansla hastaneye gittik ama artık çok geçti. Dünya başımıza yıkıldı.”

EMNİYET RAPORUNDA 6-7 EYLÜL OLAYLARI

Diyarbakır’da Kobani bahanesiyle geçen yıl 6-7 Ekim’de düzenlenen izinsiz gösterilere ilişkin İl Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan 46 sayfalık rapor, olayların vahametini ortaya çıkardı.

Rapora göre, Diyarbakır’daki olaylarda Yasin Börü ve arkadaşlarının da bulunduğu 12 kişi hayatını kaybetti, 65 vatandaş ile aralarında 4. sınıf emniyet müdürü ve komiser yardımcısının da bulunduğu 14 güvenlik görevlisi yaralandı.

Olaylarda 144 özel bina ve iş yeri, 16 kamu binası, 6 av bayisi, 17 özel ve kamu bankası, 4 okul, bir müze, 88 özel araç, 40 kamu aracı, bir parti binası ve 36 MOBESE kamerası zarar gördü.

Diyarbakır’da olaylara ilişkin gözaltına alınan 189 kişiden 45’i tutuklandı.