Murat Bölükbaşı yazdı
Exxen spor kanalı maç spikeri Ertem Şener’in seremonide yaptığı maç öncesi Galatasaray güzellemesiyle, ne yalan söyleyeyim ben bile televizyon başında gaza geldim. Fransız hakem Bastia’nın düdüğüyle başlayan Barcelona atakları biraz gazımı alsa da, daha çok 1 ve 2. Bölge aralığında sıkı savunma, fırsat bulursa da hızlı hücumlarla gol bulma planı içinde olan Galatasaray’ın ilk tehlikeli atağı 35. dakikada Kerem’in soldan tek başına ceza sahası içine girerek yaptığı vuruşun Barcelona savunmasına çarparak kornere çıkmasıyla gerçekleşti. Barcelona’nın sonuç vermeyen etkisiz atakları Galatasaray’ın dengeli ve konsantre savunmasında erirken dakikalar 45’i gösteriyor ve devre 0-0 beraberlikle kapanıyordu.
Xavi, benim gibi Barcelona’nın ilk yarıda oynadığı oyundan hiç memnun kalmamış olacak ki, ikinci yarıda oyuna “Gonzales’le Busguets, Araujo ile Pique, Torres ile Dembele” değişikliği olmak üzere üç oyuncuyla müdahalede bulundu. Galatasaray ise genelde savunma anlayışıyla çıktığı maçta ilk yarı istediği sonucu alarak ikinci yarıya aynı takım tertibiyle başladı. Bu devre de maçın ilk yarısından farklı bir senaryo oynanmıyordu. Barcelona hücum ediyor, Galatasaray dengeli ve dikkatli takım oyunuyla risk almadan savunuyordu.
Bu sene ilk defa Galatasaray maçıyla izlediğim Barcelona eski görüntüsünü ve kalitesini mumla aratıyordu. Xavi, hücum kısırlığına çözüm üretmek adına maçın 61. dakikasında “Depay Aubameyang” değişikliğiyle 5 oyuncu hakkının dördünü kullanmak zorunda kalıyordu. Galatasaray Teknik direktörü Torrent, savunmada direnen, ama hücumsal anlamda bir varlık gösteremeyen takıma “Babel’in yerine Emre Kılıç, Mustafa Muhammed’in yerine Gomis’i” alarak hücum üretkenliğini artırmak adına müdahalede bulunuyordu. Maçın başından beri oyunun hikayesi, hücum eden Barca ve savunan Cimbom formunda “hep aynı nakarat anlat anlat” kıvamında giderken 74. dakikada Barcelona atağında De Young’un direkten dönen topu Galatasaray’ın rahat bir nefes almasını sağlıyordu. Kalan dakikalarda Barcelona’nın etkili ve güçlü olmayan ataklarına direnen Galatasaray, Nou Camp’dan 0-0 beraberlikle ayrılarak tur şansını İstanbul’a taşıdı taşıdı.
Bu yıl en kötü sezonlarından birini yaşayan, 3 hafta öncesine kadar küme düşme hattına yakın seyreden, Göztepe ve Çaykur Rizespor maçlarında adeta ecel teri döken, son lig maçında Konyaspor’a 2-0 mağlup olan Galatasaray ne hikmetse Avrupa’da adeta devleşiyor ve Barcelona gibi bir Futbol armadasının karşısında aslan kesilebiliyordu! Tüm olumsuzluklara rağmen zayıf kadro yapısıyla bile bu seviyede savaşma kabiliyetini göstermek her babayiğidin harcı olmasa gerek… Galatasaray, bugünkü müsabakayı değerlendirdiğimde coşkulu seyircisi önünde bana göre yüzde 50 şansının olduğu rövanş müsabakasını kaybetse bile alkışı hak ediyor.


