Seher Erbaş’a, Diyanet içinde “Hanımefendi” şeklinde hitap edildiğini, il ve ilçe müftülüklerini ziyaret ettiğini, çalışmalar hakkında “bilgi aldığını”, “ramazan ayında padişahın huzurunda yapılan tefsir dersleri” olarak bilinen huzur dersleri adıyla dersler verdiği gündeme gelmişti.
Erbaş, bu kez koruma polisiyle gündeme geldi. Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre, ziyaretlerine devam eden Erbaş’ın çantasını polis korumasının taşıması dikkat çekti. Ziyaretlerden paylaşılan görsellerde, Erbaş’ın çeşitli tarihlerde gerçekleştirdiği kurum ziyaretlerinde ya da yürüdüğü sırada çantasının, yanındaki koruma polisi tarafından taşıdığı görülüyor. Söz konusu görüntülerin, Diyanet personeli arasında da tepkilere neden olduğu öğrenildi.
Erbaş’ın ayrıca ziyaretlerde, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı logolu eşyaları “hediye etmesi” de dikkat çekiyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un eşi Pervin Ersoy da polis korumasının kendisine şemsiye tutması ile tepki çekmişti. Anıtkabir’de Bülent Ersoy’a şemsiye tutan komutan ise bu nedenle görevden alınmıştı.
Sanatçı da vatandas, devlette bir kurumda görevli kişilerin birinci derece yakınları da vatandaş. Her ikisine de aynI muamele yapIlmalI. Her ikisine aynI muameleyi yapan devlet çalışanlarIna da aynI muamele yapIlmalI. Oteki turlu ayrImcIlIk yapIlmIs olur. Burada yapIlmIs gozukuyor.
tabii, Türkiye için o kadar stratejik ve önemli bir konumdaki Ali Erbaş, devlet onun çantasını bile taşıyamayan karısını korumak için resmi görevli tahsis etmiş..
Diyanet kanalıyla Allahtan bunları kahretmelerini diliyorum.. Böylece Ali Erbaş’ın kurumu da bir halta yaramış olur…
Ne saçma benzetmeler.
Okuyucuyu yönlendirmeye, algı yapmaya çalışıyorsunuz anladık ta, bir sanatçının şemsiyesini tutan devlet çalışanı komutan, ile devlette bir kurumda görevli kişilerin birinci derece yakınlarına ait koruma ekibini nasıl aynı teraziye koyuyorsunuz pes.