Sedat Peker‘in ifşaları gündemi sarsarken olayla ilgili bir şahit daha ortaya çıktı. Gazeteci Sabahattin Önkibar, Mesut Yılmaz‘la ofisinde yaptığı görüşmeyi anlattı. Önkibar, kişisel Youtube kanalında o günü şöyle anlattı:
“Mesut Yılmaz bir gün telefon edip Nene Hatun Caddesi’ndeki ofisine çağırdı. ‘Sen bütün Rizelileri tanıyorsun Sedat Peker’le dostluğun var mı?’ diye sordu. ‘Tanışıklığım yok, hayırdır’ dedim. Canı sıkkındı. ‘Boş ver o zaman’ dedi. Israr ettim ve anlatırsa kanal bulabileceğimi söyledim. Bunun üzerine ‘Bu adamın elinde benim oyun oynarken görüntülerim var’ dedi. ‘Kesin mi?’ dememle ‘Kesin. Kamuran Çörtük söyledi’ dedi. ‘Mehmet Cengiz‘in teyzesinin oğlu diyorlar’ deyince Mesut Yılmaz, ‘Teyze oğlu değil ama yakınlığı varmış. Onu da çağırdım konuşacağım’ dedi. Bire bir tanıklık ettiğim şey aynen budur. Sedat Peker bunu açıklamasa yine anlatmayacaktım.”
PEKER NELER ANLATTI?
Sedat Peker önceki gün Deli Çavuş isimli Twitter hesabından yaptığı paylaşımlara “Bugün size akrabam olan Mehmet Cengiz’i anlatacağım. Beşli çeteye böylelikle ilk selamımızı vereceğiz” diyerek başlamıştı.
Peker şöyle devam etti
“Ben Bolu Cezaevi’nden tahliye olduktan sonra diğer bir akrabamız olan Zafer Salman tarafından daha sık görüşmemiz sağlandı. Ben devlet ricalinin isteği üzerine 1997-1998 senelerinde Bulgaristan ve Romanya’ya bazı çalışmalar yapmak için gönderildikten sonra Türkiye’de Mesut Yılmaz başbakanlığında, gazetecilerin cazgırlığıyla temiz toplum yaygarası ülkeyi inletiyordu. Beni de bu hikayede sermaye yapmak istediklerini, gıyabımda tutuklama kararı çıkardıklarında anladım. Özel bir uçak çağırarak Türkiye’ye döndüm. Benim çok büyük bir hata yaptığımı, bir daha tahliye olamayacağımı düşünüyorlardı. Benim rahatlığım ise herkesi şaşırtıyordu.”
TÜRKİYE KUMAR OLAYIYLA ÇALKALANIYORDU
Peker, devamında Mesut Yılmaz’ın Macaristan’a kumar oynamaya gittiğini iddia etti ve şu ifadeleri kullandı:
“Orada dayak yediği haberleri bir anda ülkenin gündemini değiştirmişti. Başbakan Mesut Yılmaz kumar oynamaya gitmedim diyordu. Çünkü merkez sağ partisi olduğu için dindar kesimin oylarını kaybetmek istemiyordu. Ben teslim olduğumda ülkenin gündemi bu konuyla çalkalanmaya başladı. Çok saygı duyduğum, o dönemki rahmetli milletvekili Enis Sülün’ün aracılık yaptığı yazıldı söylendi. İrtibatta olduğum devlet görevlilerinin şemaları yazıldı söylendi.”
‘BİR EL DEVREYE GİRDİ’
“Bayrampaşa Cezaevi’nde yatarken yine bir el devreye girdi, ‘Bayrampaşa Cezaevi’nde Sedat Peker Krallığı’ haberleri bir anda ülkenin gündemi oldu. Cezaevleri Genel Müdürü Suat Ertosun cezaevine gelerek incelemeler yaptı. İstanbul Başsavcısı, mekanı cennet olsun, Ferzan Çitici cezaevine gelerek benimle görüşme yaptı” diyen Peker iddialarına şöyle devam etti:
“Cezaevi benim kontrolümde olduğu için, gitmem için üç tane cezaevi önerdi. Pazarlık sonucunda ben başka bir cezaevini söyleyerek orayı kabul ettirdim (cezaevinde isyan çıkmaması için benim isteğimi kabul ettiler). Kırşehir Cezaevi’ne gidince bazı sebeplerle Mesut Yılmaz’a düşman olan Süleyman Demirel’in akrabası Kamuran Çörtük’ün kulağına gidecek şekilde bahsi geçen Mesut Yılmaz’ın kumar oynadığı kasetinin bende olduğunu ayrıca da başka videoların ve belgelerin bende olduğunu belirtecek haber yolladım. Şu an da olduğu gibi her şey planladığım gibi gitti.
MEHMET CENGİZ AKRABAM
Kamuran Çörtük Mesut Yılmaz’a kumar kasetlerinin bende olduğunu söyleyince Mesut Yılmaz, akrabam olduğunu bildiği için 1998 senesinde Kırşehir Cezaevi’ne Mehmet Cengiz’i yanıma ziyarete yolladı. Ben de kasetin doğru olduğunu ancak Kamuran Çörtük’e vermediğimi söyledim. Mehmet Cengiz, Mesut Yılmaz ve Turgut Yılmaz inanmak için kaseti görmek isterler dediğinde cezaevindeki telefonumdan aradım (o zaman cezaevleri benim için çok rahattı).
Mesut Yılmaz ve Bakan Cavit Kavak’ın içinde olduğu bir dakikalık bölümünün görüntüsünü Mehmet Cengiz İstanbul’a döner dönmez kendisine teslim ettirdim. Yaptığımız pazarlık Mehmet Cengiz’in ziyaretinden sonraki ilk mahkemede tahliye olacağım ve uğradığım maddi kaybın telafi edilmesi için 5 milyon dolar ödemeleri yönündeydi. Anlaşma sağlandı.
‘5 MİLYON DOLAR ALDIM’
İlk 2,5 milyon dolarını peşin aldım. Kalan 2,5 doları da ortak akrabamız olan Zafer Salman vasıtası ile teslim aldım (paralar Mehmet Cengiz tarafından Zafer Salman’ın hesabına gönderildi bir kısmı da Zafer Salman’a elden teslim edildi.”
Peker paylaşımlarında “O dönem Mesut Yılmaz’ın yakını olan, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin başsavcısı olan Engin Baltacı’nın organizasyonu ile tahliye edildim. Aylarca cezaevine girmeden önce basın kuruluşları temiz toplum çığırtkanlığı yaparken o kadar ağır cezalarla yargılanırken tahliye olmam ülkenin gündemini allak bullak etti. Bütün herkes bu nasıl olur dedi” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE TEMİZ TOPLUM MASALLARIYLA UYUTULURKEN…
Peker son olarak “Tüm halkı temiz toplum masallarıyla uyutmaya devam ederken biz devrin başbakanıyla bu filmleri çeviriyorduk” dedi.