Uzun yıllar MHP’de siyaset yapan, 2016’ya kadar grup başkanvekilliği görevi yürüten, 2018’den sonra aktif siyasetten çekilen Oktay Vural, Independent Türkçe ‘ye konuştu.
Vural’a göre seçimler kesinlikle çantada keklik değil, iktidarın seçim kanunu hesabı ters tepti ve mevcut sisteminden hareketle “Kötüyü defetmek, iyiyi getirmekten evla…”
AKP ve MHP’nin Cumhur İttifakı’ndaki yeni ortağı Hizbullah uzantısı Hüda Par’la ilgili de Vural şöyle konuştu:
“Bu konuda Hüda Par’la ilgili olumsuz bir beyanda bulunmadılar. Dolayısıyla HÜDA PAR konusunda bunun çok tabii olduğu söylendi, terörle ilgili olmadığı da ifade edildi. Beni ilgilendiren onların politik görüşleri… Politik görüşlerinin milliyetçilikle hiçbir alakası olmadığı, milliyetçi düşünceye tam aykırı bir düşünce olduğu açık. Şimdi dolayısıyla o marjinalitenin merkezi ifade edebilen bir parti içerisinde neşet etmesi bir bakıma insanları birer taslak haline dönüştürmesi aynı zamanda değerleri de yozlaşmaya doğru götürüyor.
SİSTEMİN SONUCU
Aynı şekilde diğerleri için de söz konusu. Bu bakımdan süratli bir şekilde bu sistemi sağlıklı bir siyasal bir politik meşruiyeti olan bir yapıya kavuşturmamız gerekiyor. Bu bizi başkalaştırıyor. Toplumları, insanları taslak haline dönüştürüyor. “Onun gitmemesi lazım o yüzden buna oy vereceğim” ya da “Bunun kesin gitmesi lazım, o zaman buna oy vereceğim” deniliyor. Tüm yaşananlar insanları taslak kişi haline dönüştüren bu sistemin bir sonucudur. Onun için şöyle düşünüyorum; bir mecelle kuralıdır: “Def-i mefasid celb-i menafiden evladır.” Yani kötülüğü, zararlı şeyleri defetmek, faydalı şeyleri getirmekten iyidir manasında bir mecelle hükmü. Bu toplumsal yapının, siyaset dünyasının bu çölleşmesini ortadan kaldırmak için bir yenilenmeye ihtiyacımız var.”
‘VATANDAŞ ÇANTADA KEKLİK DEĞİL’
Seçim sonuçlarına yönelik beklentisiyle ilgili de Vural şöyle konuştu:
“Karışık bir seçime gidiyoruz, öyle gözüküyor. Hani sonuçlar ne olur, nasıl olur bilmiyorum… Rahmetli Süleyman Demirel’in bir sözü vardır: “Sandığa kim girerse o çıkar”. Tam olarak böyle demişti. Dolayısıyla sandığa kimin gireceği önemli! Netice itibarıyla ittifaklar arasında farklı değerlendirmeler var, doğrusu bu konuda çeşitli anketler var. Biz de anketlerden bakıyoruz.
Vatandaşı çantada keklik gibi görme anlayışını doğru bulmuyorum. Farklı anket sonuçları var ama sonuçta seçim çantada keklik değil… Ne vatandaş çantada keklik ne de sonuç çantada keklik… Tabii bir de ankete yayılmamış eğilimler de olabilir açıkçası.
Kararsızlar var…
Yani kararsız olmadan da fikrini beyan etmeyen ama sandıkta kararını verecek olanlar çok… Sanki böyle bir süreçteyiz… Netice itibarıyla herkesin bir mahallesi, bu mahalle içerisinde yaşadığı bir ortam var. Ama kendi fikri kendine, onu sandıkta gösterecek olanlar da olabilir. Böyle bir iklim olduğunu düşünüyorum. Bu anketlerin dışında bir sonuç da söz konusu olabilir.”