Seçim yenilgisinin ardından CHP’de başlayan “değişim” rüzgarı kurultay sürecini başlattı. Son grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kaptan” olarak gemiyi sağlam limana götüreceğini söyledi.
Hemen ardından Ekrem İmamoğlu ile Ankara’da yaptığı görüşme dikkat çekti.
Bu görüşmeye ilişkin kulisler gelmeye başladı.
Sözcü yazarı İsmail Saymaz’a göre, İmamoğlu genel başlık için İBB’yi kendi elleriyle AKP’ye teslim etmek istemiyor. Bu yüzden İmamoğlu bir geçiş dönemi, yani emanetçi bir genel başkan üzerinde duruyor olabilir. AKP’nin kuruluş döneminde Abdullah Gül’ün Tayyip Erdoğan’ın emanetçisi olduğu gibi…
Öte yandan görüşmede İmamoğlu’nun CHP’de kapsamlı bir değişim için çalışma hazırlayıp getirmesi de planlandı.
Saymaz’ın yazısının satır başları şöyle:
“Baba-oğul arasındaki ikinci görüşme 4 Haziran’da gerçekleşmişti.
İmamoğlu, “Genel başkanlık da dahil değişim şart. Bu değişime önderlik edebilirim. Olumlu sonuç vermesi için kamuoyuna sizin duyurmanız isabetli olur” dedi.
Kılıçdaroğlu, “Koltuğa yapışacak biri değilim” diye yanıt verdi.
İmamoğlu da “Sizden her zaman yararlanmak isteriz. Ombudsmanımız olabilirsiniz” diye ekledi. Görüşme olumlu bitmişti ancak…
Kılıçdaroğlu ertesi gün MYK’sına İmamoğlu’na yakın Gökhan Zeybek ve Özgür Karabat’ı almadı. İpler koptu.
Hiçbir iletişim kurulmadı. Ta ki Kılıçdaroğlu, 9 Haziran’da SZC TV’ye çıkıp sorularımızı yanıtlayana kadar. CHP lideri o yayında İmamoğlu’nun İBB’de kalması gerektiğini söyledi.
TEKRAR GÖRÜŞECEKLER
Bu açıklamalar üzerine İmamoğlu, grup toplantısının yapıldığı sabah liderine mesaj göndererek aralarındaki diyalogu hatırlattı. “Medya yoluyla değil, yüz yüze konuşalım” dedi.
Kılıçdaroğlu, “Görüşebiliriz” diye karşılık verdi.
Baba ve oğul, bu yazışma sonunda Ahlatlıbel’de buluştu. Görüşme bir buçuk saat sürdü. Hava olumluydu.
İddiaya göre İmamoğlu, değişime ilişkin önerilerini tekrarladı.
Kılıçdaroğlu, “Çalışma yapın, getirin” dedi. İmamoğlu çalışmasını tamamladıktan sonra önümüzdeki hafta bir daha görüşecekler.
Şimdilik herkes kendi pozisyonunu koruyor.
GÜL FORMÜLÜ
İmamoğlu da geçen hafta değişim iddiasını yineleyip “Menzile gitmekte kararlıyım” dedi. Kılıçdaroğlu’nun limanı ne kadar belirsizse…
İmamoğlu’nun menzili de o kadar dolaşık yollardan ilerliyor.
İmamoğlu, CHP liderliği için de olsa istifa ederek, İBB’yi kendi elleriyle AK Parti’ye teslim etmek istemiyor. İstanbul’un ‘değişim’ için kalkış noktası olduğunu biliyor.
CHP’den ayrılmayı, başka partiye geçmeyi ve yeni parti kurmayı aklından geçirmiyor. O halde?
İmamoğlu ve ekibi farklı senaryolar üzerinde duruyor.
Bir senaryoya göre ‘değişimi’ kadro hareketi olarak tasarlıyor. Liderliği İmamoğlu yaparken, CHP’nin genel başkanlığını başka isim üstlenebilir. Bu senaryo AK Parti’nin kuruluşundaki Erdoğan- Gül formülünü andırıyor. Ancak İmamoğlu’nun Gül’ü kim olacak, o belli değil. Özgür Özel mi dediniz? Hiç sanmıyorum…”