1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Mustafa Destici: Terör eylemlerini gerçekleştirenler için idam geri getirilmeli

Mustafa Destici: Terör eylemlerini gerçekleştirenler için idam geri getirilmeli

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, DEM Parti'nin terörist başı Öcalan'ı ziyareti gündemdeki yerini korurken yaptığı açıklamada "Bizzat terör eylemini yapmış yani kurşunu sıkmış, bombayı patlatmış, sonunda ölüm olmuş bu terör eylemlerini gerçekleştirenler için mutlaka ama mutlaka idam cezasının geri getirilmesi gerekiyor" dedi. 

featured

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir otelde düzenlenen, 2024 yılı değerlendirme toplantısında bazı basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Destici, burada yaptığı açıklamalarda, ceza hukukunda eksikliklerin olduğunu ve cezaların yeterli olmadığını savundu.

‘TERÖR EYLEMLERİNİ GERÇEKLEŞTİRENLER İÇİN İDAM CEZASININ GERİ GETİRİLMESİ GEREKİYOR’

Destici, şunları söyledi:

”Sıla bebeğimize, Narin kızımıza bunları yapanların cezası ne olmalı? Bizzat terör eylemini yapmış yani kurşunu sıkmış, bombayı patlatmış, sonunda ölüm olmuş bu terör eylemlerini gerçekleştirenler için mutlaka ama mutlaka idam cezasının geri getirilmesi gerekiyor. Buna ilaveten tahliyesiz müebbet hapis cezası gelmeli. Hani diyorlar ya idamın geri dönüşü yok o zaman tahliyesiz müebbet hapis cezasının da getirilmesi gerektiğini buradan ifade etmek istiyorum. Kısaca ekonomi ile ilgili de şunu ifade ediyorum tabii enflasyon düşüş trendine girdi ama yeterli değil henüz bu çarşıda pazarda markette hissedilbilmiş değil. Maalesef ki maalesef tüm hızıyla devam ediyor bir türlü önleniyor dün Kırşehir’deydim Ahi Evran’da ziyaret ettim müzesini ziyaret ettim orayı her vatandaşımızın ve özellikle de her esnafımızın ziyaret etmesi gerekiyor.”

‘KÜRT SORUNU DİYE BİR SORUN YOKTUR, OLAN TERÖR SORUNUDUR’

”Öncelikle herkes bilmeli ki ülkemizde Kürt sorunu diye bir sorun yoktur. Olan terör sorunudur, Kürt sorunudur diyenler bunun ne olduğunu net açıklamalıdır. Buradan kastedilen demokratik bir sorunsa bu çözülmüştür. Türkiye’de böyle bir sorun yoktur” diyen Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Ama kastedilenin bir statü sorunu olduğunu biliyoruz lakin bunu açıkça ifade etmiyorlar. Statüden kastedilen ayrılıkçılıktır. Zaten en son Kandil’den gelen açıklamalar, DEM Partisi’nin Eş Başkan seviyesinde yaptığı açıklamalar, PKK’nın Avrupa uzantılarından gelen açıklamalar bunu doğrulamaktadır. Doğal haklardan ne kastedilmektedir? Doğal haklardan kastedilen çok nettir. Anadilde eğitim, 66’ıncı maddenin değiştirilmesi ve öz yönetim. Kandil’in en tepedekilerinden bir tanesi birkaç gün önce söyledi. Terör sorunu vardır, ayrılıkçı hareket sorunu vardır. Siyasi bölücülük, silahlı terör örgütünden daha tehlikelidir. Şimdi eğer PKK’nın dış desteği olmasaydı bugüne kadar varlığını sürdürebilir miydi? Bugün Amerika Birleşik Devletleri Suriye’nin kuzeyindeki YPG/PYD’den desteğini çeksin üç gün orada kalamazlar.

‘GEÇMİŞTE YAŞANAN ÇÖZÜM SÜRECİNİN TÜRKİYE’YE HİÇBİR FAYDASI OLMAMIŞTIR’

Hapiste geçen 26 yıla yaklaşan süreçte terörist başı Öcalan ya terör örgütünün silah bırakmasını hiç istemedi ya da buna gücü yetmedi. Yakalandıktan sonra geçen sürede terör örgütünün onun liderleri olarak kabul etmesi, terör örgütünün avukatları ve terör örgütü mensubu sözde siyasetçiler aracılığıyla iletişiminin devam etmesi Öcalan’ın bu süreçte işlenen suçlar için de sorumlu yapar. Her devlet gibi terör ve şiddet karşısında tavizsiz olmalıyız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 40 yıl mücadele ettiği terör örgütünden ele başından uzlaşma talep etmesi her şeyden ve herkesten çok şehit ailelerimizin, gazilerimizin, terör mağdurlarının, terörle mücadeleyle görevli olanların ve terörün etkili olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın güvenlerini zedelemektedir. Bunu geçmiş dönemlerde yaşanan benzer süreçlerde çok açık ve net bir şekilde gördük. Bugün PKK, Türkiye’ye düşman olan hemen hemen herkesin desteklediği ve halen desteklemeye devam ettiği kanlı bir terör örgütüdür. Türkiye’nin geçmişte yaptığı onca yanlışa rağmen bugün Türkiye sınırları içinde bitmiştir, can çekişmektedir. PKK ve türleri için kullanılan ya da kullanılacak ‘Kürt siyasi hareketi’ ifadesi Kürt kökenli vatandaşlarımıza ve onların vazgeçilmez parçası oldukları aziz milletimize hakarettir.

Unutmayalım geçmişte yaşanan çözüm sürecinin Türkiye’ye hiçbir faydası olmamıştır. Bu teşebbüste terör yöneticilerinin ifadesiyle tarihlerinin en kötü günlerini yaşayan ve çözülme halindeki PKK varlığını devam ettirme fırsatı bulmuştur. PKK varlığını devam ettirirken Suriye’nin kuzeyinde PYD/YPG adıyla ve ABD desteğiyle geniş bir bölgeyi de kontrol eder hale gelmiştir. Yapılan görüşmelerin basına sızdırılmasıyla örgüt Türkiye Cumhuriyeti’nden bir taraf olarak lanse edilmiştir.”

‘CUMHUR İTTİFAKI’NIN BİRER PARÇASIYIZ AMA…’

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Destici, DEM Parti’nin İmralı ziyaretiyle başlayan süreçte, milliyetçi kanadın karşı karşıya geldiği yorumlarına ilişkin soru üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Burada herkes kendi düşüncesini söylüyor, siyaset zaten böyle bir şey. ‘Milliyetçi partiler’ diye adlandırılan partiler, kendi içlerinde, düşüncelerinde, milliyetçiliğe bakış açılarında bir farklılık var ki ayrık partiler olmuş. Onun için ayrı düşünmeleri, farklı fikirlerde olmaları, bence Türkiye için bir zenginliktir, bir kazanımdır. Biz de Cumhur İttifakı’nın bir parçasıyız ama emekliler, asgari ücretliler için farklı şeyler söylüyorum. Tarım politikalarından sağlık, ekonomi politikalarına kadar farklı düşündüğümüz noktalar var. Ama asgari müştereklerimiz de var. Bunu azami hale nasıl getirebiliriz, devletimizin bekasını, ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini nasıl daha güçlendirebiliriz, bunun mücadelesini vermeye çalışıyoruz.”

’66’NCI MADDEYİ KİMSENİN DEĞİŞTİRMESİNE İZİN VERMEYİZ’

Destici, bu durumun bir cepheleşme olarak görülmemesi gerektiğini, kullanılan üslubun çok önemli olduğunu belirtip “Bunu siyasetin bir doğası, sürecin de bir zenginliği olarak görmek lazım. Herkes aynı şeyi söyler, aynı şeyi düşünürse, uyaracak kimse kalmaz. Biz burada yapıcı, yol gösterici, sorumlu bir muhalefet anlayışıyla uyararak görevimizi yapıyoruz” diye konuştu.

Son dönemdeki süreçte terör ve terörle mücadeleye yönelik soru üzerine de Destici, “PKK silah bıraksa bundan kimse rahatsız olmaz, biz de memnuniyet duyarız. Anayasanın 3’üncü, 42’nci, 66’ncı maddesi bunlar bizim kırmızı çizgimizdir. Bir Alperen dahi yaşamaya devam ettiği sürece, bu ülkede 66’ncı maddeyi kimsenin değiştirmesine izin vermeyiz, bu çok açık ve net” ifadelerini kullandı. (AA-ANKA)

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!