CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Özgür Özel, CHP’nin cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için erken olduğu eleştirilerine yanıt verdi. “Erken seçimin adayı erken belirlenir” diyen Özel, “Seçime sayılı günler kala krizler yaşamanın bedelini çok ağır ödedik. Geçmişte adayı tek bir kişinin, ekibin belirlemesinin sorunlarını yaşadık” diye konuştu.
Özel, “CHP’nin genel başkanı olarak, CHP’yi iktidar partisi yapma istemek dışında başka bir siyasi hedefim yok” dedi.
Özel şöyle konuştu:
“Biz hem takvimle ilgili partinin yetkili organlarında çalışmak, tartışmak, ön seçim yönergemizin hazırlanan taslağını tartışmak, son şeklini vermek, oya sunmak, yapılacak seçimde aday olabileceklerin kriterlerini belirlemek ve üye listelerini, askı listelerini belirlemek için örgüt denetiminde ön seçimimizin tüm detaylarını konuşmak üzere 10 Şubat Pazartesi günü Parti Meclisimizi toplantıya çağırmış bulunuyorum”
‘BU ÜLKEYE FELAKET YAŞATAN BAKANLARI ATAYAN SİZSİNİZ’
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Kartalkaya’da, 78 canımızı kaybettik. Üzerinden 15 gün geçti hâlâ bir açıklama yok. Bilirkişi heyetinin raporuna korsan dediler. Sonra mevcut bilirkişiyi inkar edemeden heyeti genişleteceklerini söylediler. Ancak ortada halen bir rapor yok. Rapor, İl Özel İdaresi’ni ve Bolu Valiliğini sorumlu tuttuğu için rapor Turizm Bakanlığı’nı sorumlu tuttuğu için raporda olmayan suçlamayı, sosyal medya faaliyeti üzerinden CHP’ye yıkmaya çalışıyorlar. 14 gündür halen daha Bolu Cumhuriyet Başsavcısı’nın Ankara’dan yediği tazyik üzerine, hakikatten nasıl uzaklaşırım, CHP’yi buna nasıl bulaştırırım hesabı içindeler.
Turizm Bakanı’nın 2-3 yıl önce katıldığı bir programdaki konuşması çıktı. Diyor ki, ‘Belediye yangın ruhsatını bir kere verir sonra gelip kontrol etmez. Ama bakanlık denetimini yapar.’ İçişleri Bakanı verdiği söze rağmen sessizliğini koruyor. 21 Ocak’ta yangın sürerken, önce 6 sonra, sonra 10 kaybımız var derken, biz 66 kaybımız olduğunu bilip bunların açıklamasını beklerken, Ankara’da Kürşad Zorlu’ya rozet takıp, biz haftalık grup toplantısını iptal ederken, bu sorumluluğu da 23 Şubat’ı bekleyip, büyük kongrelerini yapıp, bu bakanla birlikte diğerlerini de değiştirmenin hesabını yapıyorlar. Bu bakanı ne zaman görevden alırsanız alın, bu bakanı da, bu ülkeye felaket yaşatan bakanları atayan sizsiniz. Bunu değiştiremezsiniz.
‘BU BAKANIN YARGILANMASINI İSTEYECEĞİZ’
16 Nisan’daki referandumla tek adam rejimi hayata geçti. 55 milletvekilinin eskiden imzası bakan için soruşturma için yetiyordu. Vekil sayısı arttı şimdi bu sayı 60 oldu. Şu an Meclis’te, 301 milletvekili imza atmadan bu bakanı konuşalım diyemiyorsunuz. Eski Anayasa’da 276 oyla bakan yargılansın denebiliyordu.
Tüm muhalefetten 279 oyu sağlayıp bu bakanın yargılanmasını isteyeceğiz. Ardından 21 milletvekiline ihtiyacımız ve AK Parti ile MHP’li vekillere o zaman sesleneceğiz. Gelin bu bakanı korumayın, bu hayatlar nasıl sönmüş, bu sistem nasıl çürümüş gelin sorumluların soruşturulması için Meclis’teki 593 yüreğe beyine sesleniyoruz, var mısınız bundan hesabı hep birlikte soralım.
53 binin üzerinde vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan 6 Şubat depremlerini unutamayız. Yalnızca imar affından 26 milyar TL toplayıp, bu faciaya engel olamayanları, 3 gün boyunca harekete hazır Türk ordusunu korkuyla kışlada tutmaları, deprem sonrası beceriksizlikleri, millet çamur içindeyken çadır satanları unutmadık.
CHP olarak 11 ilde, 90 vekilimizle önümüzdeki 3 günde hasar gören tüm il ve ilçelerde onlara 2 yıl önce olduğu gibi dokunmaya, sorunlarını Meclis’e taşımaya, deprem bölgesine gidiyoruz. Erdoğan, depremden 2 gün sonra yaptığı açıklamada 650 bin konutun yıkıldığını ve bir yıl içinde tüm konutların yapılıp geri teslim edileceğini söylemişti. Bu sözlerle seçime gitmişti. Bir yıl içinde herkesin evlerine kavuşacağını söylemişti. Depremden bir yıl sonra teslim edilen konut sayısı 18 bin 19’du. Sadece verilen sözün yüzde 2.7’ydi.
‘DEPREMZEDELERİN DUYGULARINI İSTİSMAR EDEREK 2. TURDA SEÇİMİ KAZANMIŞTI’
Depremzedelerin duygularını istismar ederek 2. turda seçimi kazanmıştı. İki yıl sonra ise teslim edilen konut sayısı 201 bin oldu, yani yüzde 30’unu teslim edebildi. Şu an 650 bin konutun 201 binini verebildin. Erdoğan’a inananların 3 tanesi konutta, 7 tanesi prefabrik konutta ya da akrabalarının yanında. Şimdi ‘3. yılda konutları tamamlayacağız’ diyor.
Ancak Hatay’da, 256 bin konutun sadece 46 bini verilmiş ve bu oran çok daha azdır, yüzde 18’de kalmaktadır. Hatay dışında bu oran yüzde 30’ları bulmaktadır. Depremin ardından yapılan yargılamalar ise tam fiyaskodur. Yapılan yargılamaların yüzde 3’ü sonuçlandırılmıştır. Deprem bölgesinde ciddi bir yoğun bakım sorunu vardır. Eğitim sorunu çözülememiştir. 3-4 konteyneri birleştirip okul olarak açmışlardır. Hataylılar, Kahramanmaraşlıları, Adıyamanlıları grup toplantılarımızda geldiler dinledik. Ancak Erdoğan, algı operasyonlarıyla insanları yönlendirmektedir. Salon adamı, sıcağı seven Erdoğan’a diyorum ki oraya git ve o insanların yaşadığı sıkıntıları gör, dertlerine ortak ol.
‘DÜNYANIN EN PAHALI KİRASI TÜRKİYE’DE’
Konut krizi yalnızca deprem bölgesinde değil 81 ilimizde sorundur. OECD verilerini paylaşmıştım. Diyordu ki kişi başı milli gelire oranla kiranın karşılanması kiranın en pahalı olduğu ülke Türkiye diyordu. 2015’te 100 birim kabul ettiğinde 2023 kirası 405 birim. Bu yıl devamı yayınladı. 2024’te 880 birime çıktı. Kiralar geçen seneden bu seneye Türkiye’de iki kat daha pahalandı.
Dünyanın kişi başı milli gelire göre en pahalı ülke Türkiye 5 kat azıyla Macaristan bir altımızda. Kiralar yüzde 100 arıtmışken asgari ücretliye yüzde 30 emekliye yüzde 12 zamla en düşük emekli maaşını 14 bin 500 lira yaparak bu insanların hem barınması hem de karınlarının doyurması bekleniyor.
TÜİK’e göre fiyatlar 5,3 arttı. Oysa ENAG yüzde 8, 22 ‘lik bir enflasyon hesapladı. Geçen ay TÜİK enflasyonu yüzde 1 çıkarırken aslında bu aya ötelediğini biliyorduk. Bütün yeni fiyatları Ocak’a bırakarak bu ayı 5 yaptılar.
‘BİR AYLIK ENFLASYON 140 ÜLKENİN YILLIK ENFLASYONUNDAN YÜKSEK’
Bu her emeklinin, her asgari ücretlinin cebine girenden yüzde 4 çalmak demektir. Enflasyon yüzde 38 olan Maliye Bakanı dün yüzde 42 olarak gerçekleşen enflasyonu başarı saydığını söylemiş. Türkiye’de aylık enflasyon dünyadaki 140 ülkenin yıllık enflasyonundan yüksek. Bir de çıkmışlar bu rakamlara başarı diyorlar.
2024 bitmeden uyarmıştık. Asgari ücreti 30 bin lira yapın yoksa çalışanın cebine girmeden açlık sınırının altında kalacak dedik. Erdoğan’ın çatlasalar da patlasalar da kabul edecekler dediği bu ücret daha emekçinin cebine girmeden açlık sınırının altında kalmıştır. Açlık sınırı 22 bin 131 lira olarak açıklanmıştır ve 22 bin 104 lira olan asgari ücret cebe girmeden altında kalmıştır.
Asgari ücretten 1100 lira uçtu. Bu asgari ücretle geçim olmaz sefalet bitmez demeye çalışırken bizi duymayanlar 30 bin lira asgari ücret derken dinlemeyenler emekçilerimizi bir yıl sefalete mahkum ettiler.
‘BU MİLLETİN YAKASINDAN İLK SEÇİMDE DÜŞECEKSİNİZ’
Şimdi enflasyon hedeflerini tutturmak için asgari ücreti bir yıl boyunca arttırmamaya niyetleniyorlar. 4 ay sonra verildiği günün gerisine düşecek. Diğer yandan 3 milyon 870 bin emekli için Meclis’te bir yasal düzenleme yapılması gerekliydi. Kök maaşları 12 bin 500 liranın altındaydı yoksa altında maaş almaya devam edeceklerdi
. Bakan yeni rakamı açıkladı. Biz yavaş ol dedik, yetki Meclis’teydi dedik, AKP grubu namus varsa 14 bin 469 lira diye açıklanan rakama kendi vicdanına göre belirlen Bakan’a sen sus nasıl karışıyorsun bizim yetkimize der. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu Meclis’in bir atanmışın vaaz ettiği rakama el kaldıracak kadar mahcup ettiler. Bu rakama 31 lira zam yapıp 14 bin 500 demeye bile cesareti olmayanlara söylüyoruz. Bu milletin yakasından ilk seçimde düşeceksiniz.
‘ERKEN SEÇİMİN ADAYI ERKEN BELİRLENİR’
Tüm siyasetçilere ve bütün demokratlara yürekten teşekkür ediyorum. Kimse unutmasın, seçim takvimlerini birilerinin talimatıyla hareket eden Yüksek Seçim Kurulu başlatamaz. Seçimleri millet başlatır. Milletin dertleri, milletin beklentileri, milletin talepleri seçimi başlatmıştır. Bu süreç, derin bir yoksulluğa sürüklenen vatandaşlarımızın, her alanda adalete susamış olan milletimizin ortak iradesidir. Türkiye’nin iktidarı değiştirme yolculuğu başlamıştır. Geçen hafta bu kürsüde ‘Hep birlikte başlıyoruz’ dedik.
Talebimiz erken seçimdir, hemen seçimdir, dedik. Erken seçim isteyen bir partinin her şeyiyle seçime hazır olması gerektiğini söyledik ve bunu pek çok yerde söyledik, pek çok kez söyledik, bir kez daha da buradan tekrar ediyorum:
Erken seçimin adayı erken belirlenir. Erkenden yola çıkacağız. Daha düne kadar daha düne kadar ‘CHP iki aday tartışması arasında eziliyor, gündem hep bu oluyor, netleşmelidir’ diyen bazılarının şimdi ‘Cumhuriyet Halk Partisi niye adayını erken belirliyor?’ demeye başladığını ama bir yandan da sokağın ve örgütün bu mücadeleyi, bu yürüyüşü nasıl sahiplendiğini birlikte görüyoruz.
Bir yandan İbrahim Tatlıses’le düet hâlinde Erdoğan adaylığını açıklamıştır. Devlet Bahçeli’nin adayı balda tuz bulunduğu günden beri artık Erdoğan’dı. DEVA Partisi’nin Sayın Genel Başkanı, Yeniden Refah’ın Sayın Genel Başkanları adaylıklarını ilân etmişlerdir ve süreçte adaylığını ilân etmesi gereken partilerden Cumhuriyet Halk Partisi’nin burada, yola çıkmasına kimse şaşırmamalıdır.
‘ADAYI GEÇ BELİRLEMİNİN BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDEDİK’
Bugüne kadar sürdürülen tartışmaların maksatlı olarak yoğunlaştırılması maalesef gündeme sis etkisi yapmaktadır. 2014, 2018 ve 2023 yıllarında yapılan seçimlerde adayı geç belirlemenin, yılları aday tartışmasıyla geçirmenin ya da seçime sayılı günler kala krizler yaşamanın bedelini çok ağır ödedik. İşte, bedeli, daha önce gösterdiğim gibi emekliye bedeli, emekçiye bedeli ortadadır.
Bunun için yine geçmişte adayı tek bir kişinin ya da dar bir heyetin, ekibin belirlemesinin sancılarını da çektik, bunlardan da ders aldık. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak, bir partinin genel başkanı doğal olarak, talebi hâlinde adaydır kabulüne rağmen ben partiyi yerel seçimlerde olduğu gibi genel seçimlerde de cumhuriyetin 2. yüzyılının ilk genel seçimlerinde iktidar partisi yapmak istemek dışında bu kadar büyük ama kendi açımdan da hiçbir başka siyasi hedefimin olmadığını bir kez daha huzurlarınızda tekrar ediyorum.
‘1 MİLYON 600 BİNE YAKLAŞAN KAYITLI ÜYEMİZLE BELİRLENECEK’
Tek başıma bir aday ilân etmek ya da dar bir kadroyla adaya karar vermek yerine Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayının 1 milyon 600 bine yaklaşan kayıtlı üyemizle ve hâlihazırda partiye davet ettiğimiz demokratların katılımıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin bir sonraki cumhurbaşkanını belirleme heyecanı tüm toplumda yaşanmaktadır.
Haftalık ulaştırılan ankette, bu hafta sorulan soruda toplumun yüzde 70’i, Cumhuriyet Halk Partililerin yüzde 90’ından üstü, ayrıca tüm muhalif partilerin seçmenleri yüzde 90’a yakın rakamlarla bu yöntemi olumlu, heyecan verici ve sonuç alıcı olarak görmektedir.
‘PARTİ MECLİSİMİZİ TOPLANTIYA ÇAĞIRDIM’
Biz hem takvimle ilgili partinin yetkili organlarında çalışmak, tartışmak, ön seçim yönergemizin hazırlanan taslağını tartışmak, son şeklini vermek, oya sunmak, yapılacak seçimde aday olabileceklerin kriterlerini belirlemek ve üye listelerini, askı listelerini belirlemek için örgüt denetiminde ön seçimimizin tüm detaylarını konuşmak üzere 10 Şubat Pazartesi günü Parti Meclisimizi toplantıya çağırmış bulunuyorum” ”
MANSUR YAVAŞ DA ‘ERKEN’ DEMİŞTİ
Mansur Yavaş, dün Ankara Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığınca düzenlenen Ankara Kent Konseyi ev sahipliğindeki “Olası Bir Deprem’e Hazır Mıyız?” etkinliğinde konuşmuştu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin “ön seçim” kararı hakkında sorulan soru üzerine “Aday belirlemenin çok erken olduğunu düşüncesindeyim. Seçim tarihi belli değil. Öncelik olarak ekonomik sıkıntı varken, topkumun bununla uğraşmaması kanaatindeyim. Derin yoksulluğa yoğunlaşmalıyız” demişti.
Yavaş, “Ön seçim olursa bu sizin aday olmayacağınız anlamına gelir mi?” sorusu üzerine, “Öyle bir şey yok. Gün ola harman ola, o güne kadar kim kalacak, önce bir seçim tarihi belli olsun” ifadelerini kullanmıştı.