Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, resmi ziyarette bulunduğu Malezya’da düzenlenen törende, Malaya Üniversitesi tarafından uluslararası ilişkiler alanında fahri doktora ünvanı verildi.
Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Asya’nın iki yakasında yer alan Türkiye ve Malezya; coğrafi uzaklığa rağmen esasen birbirlerinin dost, kardeş ve aynı zamanda ortağıdır. Ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin önemli boyutlarını eğitim ve beşerî ilişkiler oluşturuyor” dedi.

Erdoğan, daha sonra Yeni Yüzyılda Türkiye-Malezya Stratejik İşbirliği toplantısı kapsamında kamu çalışanları ve üniversite öğrencilerine hitap etti.
ABD yönetiminin Gazzelileri sürgün planına ilişkin konuşan Erdoğan, “Filistinlilerin sürgün edilmesi tekliflerinin bizce ciddiye alınır tarafı yoktur. İsrail’in onca yıkıma acıya sebep olduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmesine izin verilemez” dedi.
Erdoğan, Netanyahu’ya “Topraklarından kopartamadığı Gazzelilere yer arayacağına, Gazze’de yol açtığı 100 milyar dolarlık zararı tedarik edeceği kaynak aramalıdır” sözleriyle seslendi.
‘ADALETİN OLMADIĞI YERDE HUZUR HUZUR OLMAZ’
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Dünyamız yeni bir paylaşım kavgasına sürükleniyor. Küresel ölçekte sosyal, ekonomik kırılmaları da beraberinde getiriyor. Rekabetin daha yıkıcı hale geldiğini, korumacı tek taraflı yaklaşımların rutinleştiğini görüyoruz. Küresel sistem banileri ikinci dünya savaşının galipleridir. Ekonomi, finans gibi birçok alanda oyun kuralı belirleyenler de aynı ülkeler. Yer altı ve yer üstü kaynaklarının önemli kısmı bu ülkelerinin siyasi ekonomik askeri gücü için kullanılmıştır.
Adaletin olmadığı, vahşi çıkarlar için rafa kaldırıldığı yerde huzur, barış kalkınma olmaz. Bu elbise dünyamıza artık çok dar geliyor. Bunun işaretlerini geniş yelpazede görüyoruz. Haklı olanın güçlü değil gücü elinde bulunduranın haklı çıktığı bu adaletsiz düzene itirazımızı her zemininde açıkça dile getiriyoruz.
‘İMTİYAZLILAR GRUBU İSTEMESE DE…’
Dünya nüfusunun dörtte birinin yok sayıldığı yapının adalet dağıtması beklenemez. Ekonomiden diplomasiye, ticaretten güvenliğe, sorun çözümü için yeni bir küresel düzene ihtiyaç var. Adil, paylaşımcı, güven esasına dayalı sistemin inşası tercihten öte zorunluluktur. Çatışmaların değil barışın, şiddetin değil huzurun egemen olduğu dünyanın inşa edilebilir olmasına bizim inanmamız gerekiyor.
Mevcut sistemden çıkar sağlayan imtiyazlılar kulübü istemese de uluslararası sistem bakımından daha adil bir dünya mümkündür. Gerçek manada değişim için kendi maruz kaldığımız adaletsizliklere itiraz etmemiz yetmez. Başkalarının yaşadığı haksızlığa da gönlümüzü açma cesaretini göstermeliyiz. Altta kalanın canının çıktığı yerde yalnızca keder, gözyaşı ve acı olur. Biz böyle bir bakış açısı ile hareket ediyoruz. Üzerimizdeki sorumluluğun farkındayız ve bunu hakkı ile yapmak için gayret ediyoruz.
‘FİLİSTİNLİLERİN SÜRGÜN EDİLMESİ TEKLİFLERİNİN BİZCE CİDDİYE ALINIR TARAFI YOK’
İsrail’in Gazze’de 61 bin Filistinliyi katletmesine BM maalesef dur diyemedi. Batı dünyası 471 gün sürede kötü bir imtihan verdi. Büyük bir çöküşe şahit olduk. 2 milyon insan son asrın en barbar soykırımını yaşadı. Buna rağmen Gazzeli kardeşlerimiz zalimler karşısında diz çökmedi, vatanlarını terk etmedi. Filistinlilerin sürgün edilmesi tekliflerinin bizce ciddiye alınır tarafı yoktur. İsrail’in onca yıkıma acıya sebep olduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmesine izin verilemez. Netanyahu Gazzelilere yer ayıracağına Gazze’de neden olduğu zararı ödeyecek kaynağı aramalıdır. Filistin halkına ikinci bir Nekbe yaşatmaya kimsenin gücü yetmez.”
Ne demiş Erdoğan, “Haklı olanın güçlü değil, gücü elinde bulunduranın her zaman haklı çıktığı bu adaletsiz düzene itirazımızı her zeminde açıkça dile getiriyoruz”. Trump sana donup hadi be, sen önce ülkende Devletin gücünü kullanip hakli çıkmaya çalışan biri olarak ne haddinle bana bunları söyleye biliyorsun derse ne cevap vereceksin?
Sozde Trumpi eleştiriyor ama Trumpin ismini bilem anmiyor. Seni ciddiye alan olur mu? Neden korkuyorsun? Senin ve ailenin mal varlığını, yani yolsuzluklari, ayyukaya çıkaracağından mi?
Laf ile peynir gemisi yürümez somut bir icraatın olmalı