Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından açıklama yaptı.
Son dönemde Avrupa Birliği ile ilişkilerin eski ritmine kavuşmakta olmasını önemsediklerini dile getiren Erdoğan, Suriye’deki gelişmelerin yanı sıra Ukrayna savaşı bağlamında yürütülen tartışmaların da Avrupa’nın Türkiye’ye olan ihtiyacını tekrar teyit ettiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Birliği’ni ekonomiden savunmaya, siyasetten uluslararası itibara içine düştüğü çıkmazdan sadece Türkiye kurtarabilir. Türkiye’nin Birliğe tam üyeliği kurtarabilir. Ekonomisi ve demografik yapısı hızla yaşlanan Avrupa’ya can suyu verecek olan da yine Türkiye’dir, Türkiye’nin tam üyeliğidir. Avrupa Birliği bu gerçeklerle ne kadar erken yüzleşirse kendileri için o derece hayırlı olacaktır. Biz hep olduğu gibi yapıcı bir anlayışla karşılıklı fayda ve saygı temelinde üyelik sürecimizi ilerletmek arzusundayız.” diye konuştu.
Bu konuda gerekli irade gösterilmesi halinde kısa sürede netice alınabileceğinin altını çizen Erdoğan, bunun için Avrupa Birliği’nin ve Birliğe yön veren ülkelerin yanlışta ısrar etmekten vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, sürecin nereye evrileceğini gelecek dönemde herkesin göreceğini ifade ederek, Türkiye olarak 360 derecelik bakış açısıyla pergelin bir ayağını Ankara’ya sabitleyip diğeriyle tüm dünyayı kucaklamayı sürdüreceklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya-Ukrayna barış görüşmelerine ilişkin, “Biz görüşmelere ev sahipliği yapmak dahil, sürecin kalıcı barışa tahvili için her türlü desteği vermeye hazırız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta gerçekleştirdikleri Güneydoğu Asya seyahatinin, girişimci, tarihi ve kültürel derinliği ile barışık, insanı ve vicdanı merkeze alan dış politikalarının başarısını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
Toplamda 650 milyona yaklaşan nüfuslarıyla bölgelerinin parlayan yıldızları olan Malezya, Endonezya ve Pakistan’ı kapsayan ziyaretlerin son derece verimli geçtiğini ifade eden Erdoğan, imzaladıkları 48 belge ile ticari, ekonomik, savunma kültürel ve beşeri ilişkileri daha da güçlendirdiklerini söyledi.
Dış ticarette yeni hedefler belirlediklerini, savunma sanayi işbirliklerini ortak üretim dahil ilerletmeyi kararlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şahsımıza ve heyetimize yönelik teveccühe, muhabbete ve sokaklara taşan sevgi seline şahitlik edip de duygulanmamak zaten elde değildi. Her üç ülkede, sadece resmi makamlardan değil, özellikle halktan büyük bir hüsnü kabul gördük. Ellerinde al bayraklarımızla binlerce, on binlerce insan bizleri selamladı. Yollar, binalar, billboardlar bu ülkelerle kadim dostluğumuzu anlatan fotoğraflarla adeta nakış nakış süslenmişti. Türkiye’nin İslam dünyasındaki güçlenen rolüne vurgu yapan iltifatları bu milletin şerefli bir evladı olarak memnuniyetle karşıladık. Milletimizle birlikte dostlarımıza güven veren, rakiplerimizin ise yüreklerine korku salan bir ziyareti daha başarıyla tamamladık.”
Kendisini kurtardı, Avrupa kaldı.