Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin bildirisine tepki gösterdi.
“Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi tarafından alınan ve ülkemize yönelik ağır ithamlar içeren bildiri, hem hukuki gerçeklerden uzak hem de tarafsızlık ilkesini açıkça ihlal eden bir yaklaşımın ürünüdür.” değerlendirmesinde bulunan Tunç, Türkiye’nin, Avrupa Yolsuzluğa Karşı Ceza Hukuku Sözleşmesi’ni imzalayan, onaylayan ve iç hukukuna dahil ederek bu alandaki kararlılığını defaatle ortaya koyan bir hukuk devleti olduğunu iddia etti.
Türkiye, küresel çapta da demokratik değerleri, insan haklarını ve özgürlükleri savunan bir ülkedir.
Hukukun üstünlüğünü esas alarak, insan haklarını daha da yücelterek ve özgürlükleri koruyarak yolumuza devam edeceğiz.
📍 Uluslararası Basın Kuruluşları Bilgilendirme Toplantısı… pic.twitter.com/fun8Y0TiuB
— Yılmaz TUNÇ (@yilmaztunc) March 28, 2025
Yargı süreçlerinin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler eliyle, hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütüldüğünü savunan Tunç, şunları kaydetti:
“Siyasi saiklerle hazırlanmış bu tür açıklamaların, yargının bağımsızlığına saygı göstermekten çok, iç hukukumuza müdahale niteliği taşıdığı açıktır. Devam eden yargı süreçleri hakkında ön yargılı ve tek taraflı değerlendirmelerde bulunmak, evrensel hukuk ilkeleriyle bağdaşmaz. Yerel yönetimlere ilişkin uygulamalar, tamamen hukuk kuralları çerçevesinde, Anayasa ve kanunlarımıza uygun olarak suç iddiası ile yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle gerçekleştirilmiştir.”

‘TÜRKİYE’DE HİÇBİR VATANDAŞIMIZ…’
Herkesin kanun önünde eşit olduğuna dikkati çeken Tunç, kamu görevlilerinin suç teşkil eden eylemlerle ilişkilendirilmesi halinde yargı önünde hesap vermelerinin evrensel bir hukuk ilkesi olduğunu vurguladı.
Türkiye’de yargı süreçlerinin siyasi görüş nedeniyle değil ancak somut ve ciddi delillere dayalı olarak işletildiğini kaydeden Tunç, “Herkes kanun önünde eşittir. Kamu görevlilerinin, suç teşkil eden eylemlerle ilişkilendirilmesi halinde yargı önünde hesap vermeleri evrensel bir hukuk ilkesidir. Türkiye’de hiçbir vatandaşımız, siyasi görüşü nedeniyle değil, ancak somut ve ciddi delillere dayalı olarak yargı süreçlerine tabi tutulur. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin tarafsız ve yapıcı bir diyalog zemini arayışı yerine, ön yargılı ve siyasallaşmış bir dil kullanması, kendi itibarlarına da zarar veren bir tutumdur” ifadesini kullandı.