Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da partisinin “32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nın kapanış konuşmasını yaptı.
Yeni açılım süreciyle ilgili mesajlar veren Erdoğan partililere, “İslam coğrafyasının gözü bu kadronun üzerindedir, sizlerin üzerindedir. Türkiye’yi güzel günlerin beklediğini görüyor ve bunun heyecanını titreyerek yaşıyorum. Her birinizden bu bilinçle çalışmanızı istiyorum. Neyi niçin yaptığımızı halkımıza izah edip onları ikna edeceğiz” diye seslendi.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şunlar oldu:
“Çok değerli yol arkadaşlarım, teşkilatımızın değerli mensupları, aziz vatandaşlarım, hanımefendiler beyefendiler AK Parti toplantımızın kapanışında sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Toplantımızın ülkemiz, milletimiz, bölgemiz için hayırlı olmasını rabbimden niyaz ediyorum.
İki gün boyunca özverili çalışmaları ile tesis çalışanı arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Sıcak havaya rağmen büyük fedakarlık ile görevini yerine getiren emniyet ve basın mensubu arkadaşlarımıza teşekkürlerimi iletiyorum. Kızılcahamamlı kardeşlerimize de samimi ev sahiplikleri için teşekkür ediyorum.
‘EKSİKLERİMİZİN ÜSTÜNE KARARLILIKLA GİDECEĞİZ’
Bu sene formatımızda değişikliğe gittik. Çalıştaydaki ön plana çıkan hususları genel sekreterimizden aldım. Daha fazla çalışılmasını sağlayıp eksiklerimizin üstüne kararlılıkla gideceğiz. Coşkulu şarkımızdan diğer düzenlemelere kadar kampımız daha düzenli daha profesyoneldi. Tanıtım ve medya başkanlığımızı ayrıca tebrik ediyorum.
AK Parti geçmiş tecrübeler ışığında bayrak yarışı anlayışı ile düzenlediği her programda kendini geliştiriyor. Burada da kendimiz ile yarışıyoruz. Gelecekte de yola bu şekilde devam edeceğiz.
İki gün boyunca süren oturumlarda verimli oturumlar gerçekleştirdik. Birçok konuda fikir teatisinde bulunduk. Ülkemizin meselelerini milletimizin sorunlarını masaya yatırdık. Önümüzdeki döneme ilişkin konuları değerlendirdik. Bakanlarımız fikirlerini paylaşıp sorularını cevaplardılar.
Terörsüz Türkiye’de gelinen aşama elbette en önemli başlığımızdı. Ayrıca diğer önemli başlıklarda da arkadaşlarımız bilgilendirmelerde bulundu. Biz de katılımcı arkadaşlarımız ile bir araya geldik. Toplantımıza sunumları ile soruları ile katkı veren arkadaşlarımızın her birine teşekkür ediyorum. İnşallah burada ortaya çıkan ortak akıl, politikalarımızın gelişimine ve hayata geçmesine ışık tutacaktır.
‘YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARI ARALANIYOR’
Dost ve kardeşlerimize güven veren, hasım ve rakiplerimize korku salan mesajlarımızın yerini bulduğunu görüyoruz. Arzumuz grubu olan tüm siyasi partilerin Meclis çatısı altında atılacak adımlara hüsnüniyetle destek vermesidir. Kimsenin süreci akamete uğratmaya, baltalamaya, sabote etmeye özellikle böyle bir meselede küçük hesap yapmaya hakkı yoktur. Ülkemizin önünde yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Türkiye Yüzyılı ülkümüzü adım adım kuvveden fiile çıkartıyoruz. 86 milyonun birliğini ve huzurunu etkileyecek hayati bir meselede işi yokuşa sürmenin, uzlaşmaz tavır sergilemenin telafisi olmaz, milletim bunu affetmez. Hala bu sürece samimi bir temkinle, kuşkuyla hatta mesafeyle bakanları anlıyor, onların tereddüdünü gidermek için her türlü gayreti gösteriyoruz.
‘MIZIKÇILIK YAPMANIN, UZLAŞMAZ TAVIR SERGİLEMENİN TELAFİSİ OLMAZ’
“Milletimizi 47 yıl önce ayağına vurulan terör prangasından tamamen kurtarmanın eşiğine varmış bulunuyoruz. Yarım asırlık sabır mücadelemiz, yavaş yavaş selamete eriyor. Bunun somut işaretlerini şimdiden görmeye başladık. Cuma günü yapılan merasim, bu bakımdan anlamlıydı. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığımızın (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin riyasetinde kurulan mekanizmayla silah teslim sürecini sahada dikkatle takip ettik. Meclis Komisyonunun teşekkürünü zaten Meclis Başkanımız yürütüyor.
Yakında oradan da somut haberleri almayı ümit ediyoruz. Arzumuz, grubu olan tüm siyasi partilerin Meclis çatısı altında atılacak adımlara hüsnüniyetle destek vermesidir. Kimsenin süreci akamete uğratmaya, baltalamaya, sabote etmeye, özellikle böyle bir meselede küçük hesap yapmaya hakkı yoktur. Hayatta ve siyasette hemen her şeyin telafisi olur ama 86 milyonun birliğini, dirliğini, toplumsal barışını ve huzurunu etkileyecek böylesine hayati bir meselede işi yokuşa sürmenin, mızıkçılık yapmanın, uzlaşmaz tavır sergilemenin telafisi olmaz, benim milletim bunu affetmez.”
‘BİZ 3 PARTİ OLARAK BU SÜRECİ SONUNA KADAR GÖTÜRMEKTE KARARLIYIZ’
Söz konusu Türk milletinin istikbali ise biz herkesle konuşuruz. Eleştirilere, tavsiyelere açığız, yeter ki bu milletin hayrına olsun. Meseleyi ideolojik kavgaların, bambaşka ajandaların mezesi yapmayan herkesin olumlu olumsuz görüşünün başımızın üstünde yeri var. Çünkü biz kişi siyaseti, çıkar siyaseti yapmıyoruz. Biz küçük siyaset yapmıyoruz, biz ülke siyaseti yapıyoruz. Türkiye siyaseti, medeniyet siyaseti yapıyoruz.
Ne yapıyorsak şehit yakınlarımız ve gazilerimiz başta olmak üzere milletimizin tüm fertlerinin hassasiyetlerini, ülkemizin gelecekteki çıkarlarını düşünerek yapıyoruz. Hala bu sürece samimi bir temkinle, kuşkuyla, hatta mesafeyle bakanları da anlıyor, onların tereddütlerini gidermek için her türlü gayreti gösteriyoruz. Unutulmamalıdır ki parametreleri şekillenen bu yeni dönem, sadece AK Parti’ye, MHP’ye, DEM’e değil, siyaset kurumunun tamamına, tüm siyasi aktörlere çok önemli mesuliyetler yüklemektedir.
Parti yönetimlerinin konuları birbirine karıştırmadan, bilhassa da şahsi ihtiraslarına gem vurarak sürece dahil olmalarını çok önemli görüyoruz. Aksi takdirde dün de ifade ettiğim gibi biz 3 parti olarak bu süreci sonuna kadar selametle götürmekte kararlıyız. Dünyanın ve bölgemizin siyasi, sosyal, ekonomik, askeri bakımdan adeta yeniden yapılandığı bir dönemde ülkemizi hak ettiği yere ancak bu şekilde taşıyabiliriz, büyük ve güçlü Türkiye’yi ancak bu şekilde kurabiliriz.”
‘BU TİYATROYU ÇOK SEYRETTİK’
Yeni bir senaryo ile karşı karşıyayız. Sorumsuz, şuursuz siyasi söylemleri son 23 yılda yaşadıklarımızdan bağımsız göremeyiz. Bu sefer figüranlar farklı ama oyun aynı oyun. Bu tiyatroyu çok seyrettik. Amaçları da yöntemleri de aktörleri de çok iyi tanıyoruz. Dünyada kartlar yeniden karılıyor. Sadece umut iklimi değil, ülkemizin stratejik hamleleri de baltalanmaya çalışılıyor. Milli ekonomiye karşı boykot listesi ile ekonomimize zarar verilmek isteniyor. CHP’nin ve başındaki karikatür tipin tüm çırpınışlarına rağmen kendilerini ciddiye almamamızın nedeni budur. Biz kimlerle mücadele ettiğimizin farkındayız. Bizim muhatabımız kuklalar değil onları istediği gibi oynatan kuklacılardır.
‘ÜMMETİN BİRLİĞİNİ SAVUNMAK NE ZAMANDAN BERİ SUÇ OLDU’
Bizim dünkü kardeşlik manifestomuz bir insanı neden rahatsız eder. Türk, Kürt ve Arapların kucaklaşmasından bu ülkenin evladı neden rahatsız olur. Çıkmış bizi ümmetçilikle suçluyor. Ümmetin birliğini savunmak ne zamandan beri suç oldu. Tabii bunlar ümmet bilinci nedir bilmezler. Bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlenmemizin neresi yanlış be gafiller. Milletin inancından ve değerlerinden bu kadar mı kopuksunuz. Türkiye’ye ve İslam dünyasına bu kadar mı yabancısınız? Ümmetçiliğin karşısında duracağız diyor. Peki ne yapacaksınız, batılı patronlarınızın kılıcını kuşanıp Türkler Kürtler Araplar arasında fitne mi yayacaksın, nefreti mi yayacaksın, kavgayı mı büyüteceksin. Allah bunlara akıl izan ve basiret versin. Bizi ümmetçilik yapmakla suçlayanlara şunu söylüyorum, ekranları başında biz izleyen milletime de sesleniyorum, biz Türk milletindeniz. Hz Muhammet’in ümmetindeniz, biz sadece bugünden değil kalu beladan beri ümmetin sevdalısıyız.
‘TERÖRLE MÜCADELEYE HARCANAN KAYNAĞI 86 MİLYONA HARCAYACAĞIZ’
Birliğimizi savunmak şeref duyulacak imani bir duruştur. Rabbim bize tüm Müslümanlar için, tüm insanlık için çalışmayı nasip eylesin. Ne yaparlarsa yapsınlar bu defa başaramayacaklar, bizi kutlu yolculuğumuzdan geri döndüremeyecekler. Yarım asırlık terör belasını ayağından söküp atmasına mani olamayacaklar. Bölücü terörün ülkemize maliyeti 2 trilyon dolar civarında. Yıllarca okul, fabrika inşa edilecek kaynakları terörle mücadeleye ayırdık. Terörsüz Türkiye ile bu kaynakları emekliye çiftçiye, memura, sanayiciye, ev hanımlarına velhasıl tüm kesimleri ile 86 milyona harcayacağız. Bu ne demek emekli daha fazla aylık alacak tüccar daha fazla kazanacak, öğrenci daha fazla burs alacak, daha fazla okul daha fazla hastane, daha fazla fabrika demek. Bu sofradaki ekmeğimizin büyümesi, imkanlarımızın genişlemesi demek. Kalkınmış, refahını artırmış, insanının hayat standardını artırmış bir Türkiye demek. Bugün dünden daha iyiyiz, yarın bugünden de iyi olacağız. evlatlarımız daha iyi olacak, onlar terörsüz bir Türkiye’de yaşayacak. Şu hakikate son üç dört günde bir kez daha şahitlik ettik. Yüz milyonlarca mazlumun umudunu omuzlarımızda taşıyoruz. Liderlerden aldığım telefonlar bana bunu gösteriyor. Türkiye ile yatıp kalkan liderler bunun aşkı ile yanıp tutuşuyor. 81 vilayetimizin yanı sıra dünyanın dört bir yanında eller semaya bizim için açılıyor. Gazze’de Kudüs’te Irak’ta Somali’de mümin yürekler bizim için dua ediyor.
‘TÜM İSLAM COĞRAFYASININ GÖZÜ BU KADRONUN ÜZERİNDE’
Önümüzde iki seçenek var, ya bu duaların hakkını layıkıyla vereceğiz, milletin bize yüklediği sorumluluğa sahip çıkacağız ya da milletimizin gönlünden sakıt olmakla kalmayacak milletimize hayal kırıklığı yaşatmış olacağız. Hiçbir kardeşimizin bu vebalin altına girmeyeceğine inanıyorum. Sadece 81 milyonun değil tüm İslam coğrafyasının gözü bu kadronun üzerindedir, sizlerin üzerindedir. Türkiye’yi güzel günlerin beklediğini görüyor ve bunun heyecanını titreyerek yaşıyorum. Her birinizden bu bilinçle çalışmanızı istiyorum. Neyi niçin yaptığımızı halkımıza izah edip onları ikna edeceğiz. Bize tevazu yakışır. Bu tevazu bizi halkımızın karşısında yüceltecektir.
Ne ümmeti geç bu işleri.
Sizler Mustafa Kemal Atatürk ten çok mu Zeki akillisiniz.
Ulus devlet, Cumhuriyet ve Türk Milleti kırmızı cizgimizdir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşının % 70 seni istemiyor. İstifa et.
Seni de ümmetini de zurriyetini de o.c.
Türk milletiyiz ümmet değil. Din seçimdir, ırk kader
Ne mutlu Türküm diyene!
Şahsen ben 30 yıldır “Kral Charles müslümanmış” diyerek sevinen gafilleri gördüm. Ümmet bilinci kaç Filistinli çocuğun bir avuç un için beklerken yanındaydı (ki hâlâ acımasızca katlediliyor zavallılar)? Kaç kez, haydi kibarca söyleyelim “sitem ettiler müslüman kardeşlerine” bu mazlumlar? İsrail ile en çok ticaret yapan ülkelerin 5’incisi kimdi? İran vurulurken hava sahasını kaç müslüman ülke açtı ve İran’ın drone ve füzelerini hedefine varmadan düşürdü? Hangi peygamberin ümmetinden bahsediliyor acep?
Nihat Genç abimizin yazı ve konuşmalarından esinlenilmiştir:
“Ey ümmet masalıyla bu milleti uyutanlar! Biz o masalı Kurtuluş Savaşı’nda yırttık, Lozan’da gömdük!”
Şimdi çıkmış diyor ki:
“Ümmetin birliğini savunmak suç mu?”
Hayır efendi, suç değil ama bu topraklara ihanettir!
Bu millet ümmet değil, millettir!
Sana ümmet diyenler, 100 yıl önce bu milleti Arap çöllerinde yalnız bıraktı,
Atatürk geldi, millet dedi, vatan dedi, cumhuriyet dedi!
Peygamber’in tuğlası gibiymişiz!
Bak hele sen!
Tuğlaları dizmişler:
AKP – MHP – DEM!
Yani bir tuğla Saray’dan, bir tuğla milliyetçilikten geriye ne kaldıysa, bir tuğla da bölücülüğün ta içinden!
Senin tuğlaların halkı değil, halkı bölmeye yemin etmiş siyaset mühendisliğidir!
Ümmet diyorsun da…
Kimin ümmeti bu?
Barzani’nin mi, Taliban’ın mı, ABD üslerinin gölgesinde namaz kılanların mı?
Ey saray !
Sen ümmet diyerek bu milletin çocuklarını tarikatlara, cemaatlere teslim ettin.
Ümmet diyerek Türk ordusunu tasfiye ettin.
Ümmet diyerek PKK’yla masaya oturdun, Habur’da davul zurna çaldın!
Ey Saray!
Atatürk’ün millet tanımı bellidir:
Dil bir, tarih bir, ülkü bir!
Sen şimdi ümmet diyorsun çünkü millet seni artık tanımıyor.
Sen şimdi “tuğla” diyorsun çünkü temelin çatladı, kolonlar çürüyor.
Biz diyoruz ki:
Bu toprakların tek çimentosu Türk milletidir!
Ve o milletin devleti, Atatürk’ün kurduğu laik, üniter, halkçı Türkiye Cumhuriyeti’dir!
Sen ümmetçiliği bırak da,
Bu milletin gencecik evlatları neden yoksul, neden işsiz, neden umutsuz?
Halk neden göç ediyor köyünden, neden üretmiyor artık toprak?
Çünkü sen milleti değil, ümmeti pazarlıyorsun.
Çünkü sen devleti değil, sarayı ayakta tutmaya çalışıyorsun.
Çünkü sen tuğlayı, harcı, halkı değil; ittifakı, ihale sistemini ve suskunluğu örgütlüyorsun.
Ama unutma!
Bu milletin vicdanı susmaz.
Ne DEM, ne AKP, ne MHP…
Atatürk’ün ışığı varsa, bu millet yeniden ayağa kalkar.
Ümmetin duvarını kurmak isteyenlere karşı, milletin kalesini kuracağız!
Bu kalenin adı: Laik, demokratik, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetidir. “
Nihat abinin düşünce mirasına Saygılarımızla …
Bu zat acik acik Anayasal suç işliyor, TC uniter yapısını, Ulus Devlet yapısını tehdit alıyor, resmen acik acik civil darbeye hazirlaniyor, üstelik şerefi üzerine TC Anayasasini koruyacagina yemin etmiş iken, ve Cumhuriyeti korumalari gereken hiçbir Cumhuriyet Savcisi harekete geçip gereğini yapmıyor. Tarihe bir bakin, diktatore boyun eğip gereği yapilmayan tüm devletler çök müştür. Bu zat Anayasayi resmen askiya almış, muhalefete yargisiz infaz yapıp tutukluyor, Yargi yandaştık yapip gozunu kapatiyor. Göremiyorlar ki tüm bu yaptıkları, Bahçeli ile birlikte, koltuğunu korumak için yapılıyor. TC temellerini oymasina izin verildi şimdide birileri istiyor diye TC parcalama safhasina girdi. Hatirlayin bu zat ve Bahçeli nasil iktidara geldi. PKK ve teroristlere karşı propaganda yapip, CHPyi sahte videolarla teroristlerle isbirligi yapıyor diye milletin kafasina çaka çaka. Şimdi kalkmış bebek katili terorist başı bunların önderi, kravatli PKaKa lilarda ortaklari.
Hey AKP ve MHPliler size seçmen olarak bunlarin yaptıkları size sorulup izin alın di mi? Hayir. O zaman sandikta gereğini yapın.