Kısa süre önce İletişim Başkanlığı görevinden alınan Fahrettin Altun, gazeteci Ertuğrul Özkök’e avukatı aracılığıyla gönderdiği belgelerle Ekrem İmamoğlu davasında ‘kilit isim’ olarak medyaya yansıyan Serdar Haydanlı’nın Cumhurbaşkanlığının etkinlikleri için İletişim Başkanlığı’ndan ihale aldığını doğruladı.
Ertuğrul Özkök 10haber’deki köşesinde, Fahrettin Altun’un avukatı Sezgin Tunç’un kendisini aradığını aktararak “Dünün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonraki en güçlü insanı, Eski İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan mesaj var. Dün Altun’un avukatı Sezgin Tunç aradı ve söze şöyle başladı: ‘Sayın Altun’un isteği üzerine arıyorum. Kendisi şu an yurtdışında ve ‘özellikle’ bir konuda sizi bilgilendirmemi istedi’” diye yazdı.
Özkök, Tunç’un ifadelerini şöyle aktardı:
“Evet o yazı yazıldı. Ama sanki sadece Serdar Haymanlı’ya böyle bir yazı yazılmış gibi bir izlenim yaratıldı. Sayın Başkan 100’ncü Yıl kutlamaları dolayısıyla çok sayıda şirket için aynı türde ‘Görevlendirme’ yazısı yazdı. İsterseniz bu yazıların örneklerini size gönderebilirim. Yani o özel bir işbirliği için değil, Devlet kurumlarının 100’cü Yıl çalışmalarında kimlerle işbirliği yapılacağını gösteren genel bir yazıydı.”
Özkök, “Niye bunu açıklamak için 125 gün beklediniz?” sorusuna Tunç’un şöyle “Yürümekte olan bir soruşturma söz konusuydu o nedenle bir açıklama yapmamayı uygun gördük” yanıtını verdiğini belirtti.

TUNÇ, ÖZKÖK’Ü MANİPÜLASYONLA SUÇLADI
Özkök’ün yazısının ardından Altun’un avukatı Tunç, sosyal medya hesabından tepki göstererek Özkök’ü manipülasyon yapmakla suçladı.
Tunç şunları yazdı:
“Ertuğrul Özkök, yine bir manipülasyona imza atmışsınız. Bu, gazetecilik değildir.
Daha önce bir iddia ortaya attınız. Hiçbir teyit mekanizmasını işletmediniz. Kulaktan dolma söylentilerle müvekkilim Fahrettin Altun’u itham ettiniz.
İddia neydi? Cumhuriyetimizin 100. yıl kutlamaları dolayısıyla tek bir firmaya etkinliklerde izin ve kolaylık sağlanması için kamu kurumlarına yazı yazıldığı iddia edilmişti.
Oysa o dönemde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı 100. Yıl kutlamaları için proje üreten pek çok firma için kamu kurumlarına aynı içerik ve mahiyette yazılar yazmıştır.
Ertuğrul Bey, ben sizinle o belgeleri bu hakikati ortaya çıkarmak için paylaştım.
Siz ne yaptınız? Sözlerimi çarpıtıp konuyla hiç alakası olmayan bambaşka bir noktaya çektiniz.
O zaman bu iddianızı da yanıtlamak durumundayım.
Bahse konu hiçbir belge sureti halihazırda bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülen hiçbir soruşturmaya referansta bulunmamakta, herhangi bir kanaat ortaya koymamaktadır.
Müvekkilim Sayın Fahrettin Altun’un bağımsız Türk yargısı eliyle yürütülen herhangi bir soruşturmaya müdahil olması asla ve kata söz konusu değildir. Hele ki devam eden bir yolsuzluk soruşturması bağlamında “devlet müdahil oldu” gibi bir iddiayı dile getirmek abesle iştigaldir.
Belli ki partizanlık gözünüzü kör etmiş!
Ertuğrul Özkök’ün akla ziyan açıklamaları dolayısıyla kamuoyunu bilgilendirmeyi görev addederim.
Saygılarımla.”
CHP’DEN TEPKİ GELDİ: NEDEN 125 GÜN SUSUP İZLEDİNİZ?
CHP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir’den Tunç’a yanıt geldi.
Emir, sosyal medyadaki mesajında şunları kaydetti:
‘Sezgin Tunç, o belgeleri siz paylaştınız, şimdi çıkıp ‘yargıyla ilgisi yok’ diyemezsiniz!
Ortada iddia değil, belgelenmiş bir kumpas var!
19 Mart darbesiyle Ekrem İmamoğlu’na ve yol arkadaşlarımıza operasyon çeken iktidarın, şimdi ‘itirafçı’ diye sahaya sürdüğü isimler, yıllardır AKP’den ihale alan işbirlikçiler!
Cumhurbaşkanlığı antetli, Fahrettin Altun imzalı o yazılar kamu kurumlarına ‘bu firmalara kolaylık sağlayın’ talimatıdır.
Ve ihale dağıttığınız isimler bugün ‘itirafçı’ diye Ekrem İmamoğlu’na, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere kumpas kurmak için kullanılıyor.
Şimdi çıkıp ‘yargı süreciyle ilgisi yok’ diyorsunuz.
Öyleyse neden 125 gün susup izlediniz?
388 ihalenin 300’ünü AKP’li belediyelerden alanlar sadece CHP’li başkanlara karşı konuşuyorsa, ortada hukuk değil siyasi tetikçilik vardır!
Serdar Haydanlı’nın bir telefonla nasıl serbest bırakıldığını Genel Başkanımız Özgür Özel anlattı ve siz susarak onayladınız!
Asıl soruşturulması gerekenler ödüllendirilirken, halkın seçtiği belediye başkanları tutsak ediliyorsa; bu düzene yargı değil, çürüme denir!
Milletimiz, iradesine yapılan kumpası da, bu çürümüş iktidarı da tarihe gömecek!”
Sezgin Tunç, o belgeleri siz paylaştınız, şimdi çıkıp “yargıyla ilgisi yok” diyemezsiniz!
Ortada iddia değil, belgelenmiş bir kumpas var!
19 Mart darbesiyle Ekrem İmamoğlu’na ve yol arkadaşlarımıza operasyon çeken iktidarın, şimdi “itirafçı” diye sahaya sürdüğü isimler,… https://t.co/hHjeWf9Dpx pic.twitter.com/0GNUfYjF6Z
— Murat Emir (@muratemirchp) July 23, 2025
NE OLMUŞTU?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Haydanlı’nın, 29 Ekim 100. yıl etkinliklerinde Türkiye Yüzyılı kampanyaları yaparak milyarlarca lira alan bir 4,5G firmasının sahibi olduğunu söylemişti.
Özel “Gizli tanığın naylon faturaları kesen isimdir dediği kişi Serdar Haydanlı gizliliği yok, şubeden serbest. Sabah’ın haberine göre İBB’nin bütün algı operasyonlarını yapan kişi Serdar Haydanlı… Şubeden serbest” diyerek yaşananları özetlemişti.
Özel ayrıca dönemin İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un imzasıyla, “100’üncü yıl kutlamalarında Serdar Haydanlı’nın görevlendirildiğini” gösteren resmi bir yazıyı da kamuoyu ile paylaşmıştı.