İstanbul merkezli 5 ilde silahlı suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 10’u tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmalarının ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen aralarında suç örgütü elebaşı Selahattin Yılmaz’ın da olduğu 15 zanlının işlemleri tamamlandı.
İstanbul nöbetçi sulh ceza hakimliği, şüpheliler Selahattin Yılmaz, Cem Duman, Semra Ilık, Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz, Özgür Kılıç ve Turgut Öner’in tutuklanmasını kararlaştırdı.
ERSAN DIAMOND’IN SAHİBİNE ADLİ KONTROL
Hakimlik, Ersan Diamond’ın sahibi Ersan Gülmez’in de aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında ise “yurtdışına çıkış yasağı” ve “imza atmak” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
‘REZAN EPÖZDEMİR TUTUKLANINCA BENİ HEDEF GÖSTERDİLER’
Öte yandan, T24’ün aktardığına göre Cem Duman, savcılık ifadesinde Aziz İhsan Aktaş ile ticari anlaşmazlık nedeniyle görüşmediğini belirterek FETÖ’cülerin kendisi hakkında iddialarda bulunduğunu öne sürdü. Duman’ın ifadesi şu şekilde:
“Meslektaşınız olarak böyle bir suçlamadan dolayı karşınızda bulunmaktan icap duyuyorum. Selahattin Yılmaz ile ben Ocak sonu-Şubat başından beri aramızdaki ticari uyuşmazlıktan dolayı görüşmemekteyiz. İhsan Aktaş kimdir, nedir bilmiyorum. Bu kişi 17 Nisan’da tutuklanmış sonra serbest kalmış. Ben bu kişiyi tanımıyorum. Ortalamanın çok üstünde geliri olan bir avukatım, yanımda çok sayıda avukat çalışır. Üreten bir insanımdır. Bu dosyadaki şüphelilerin yarısını tanımamaktayım. Selahattin Yılmaz’ın avukatı değilim, bir arkadaşlığım ve görüşmem yok. Aktaş‘ı tanımam. Benim bu vatana bir vefa borcum vardır, bunun için çalışırım.
‘CEVHERİ GÜVEN DENEN KİŞİNİN BANA YAPTIĞI SAYISIZ VİDEO VAR’
Olayın bu aşamaya gelmesinin sebebi geçen hafta Rezan isimli meslektaşımın tutuklanması, onu bana rakip gösterdikleri için benim üzerime tamamen FETÖ’cülerin iftirası… Cevheri Güven denen kişinin bana yaptığı sayısız video vardır. Amaç tarafıma zarar vermektir. Bodrum’daki evimde polislere kendim teslim oldum, kaçmadım. Koğuşta tanıştığım kişinin evinde bir silah çıkıyor, ona adli kontrol veriliyor; ben tutuklamaya sevk ediliyorum. Böyle bir savunma yapmaktan hicap duyuyorum. Benim böyle bir örgüte üye olmam için maddi manevi menfaatim olmalı. Buna ihtiyacım yok, örgütte bunu karşılayamaz. Örgütün varlığından bile haberim yok, örgüte üye olduğumu kanıtlayacak delil yok. Öyle bir kumpasın içindeyim ki avukat Semra Ilık’ın mesajları bana soruluyor. Cezaevinde İhsan Aktaş‘ı ziyaret ettiğini beyan etmiş, avukatlar da yine İhsan Aktaş‘ı ziyaret etmesine rağmen bizim hiçbir irtibatımız yok. Cezaevinde de kendisiyle görüşmedik, tüm cezaevi kayıtlarında bu husus mevcut. Bu kişiyi tanımıyorum, Aktaş‘la bir ilgim yok. Ben hiç tanımadığım bir adam yüzünden buradayım.”
‘OPET AZİZ İHSAN AKTAŞ’ İFADELERİNİ NEDEN KULLANDI?
Selahattin Yılmaz ise ifadesinde, telefonunda bulunan “Opet Aziz İhsan Aktaş” ifadelerinin evinin yakınındaki bir petrol ofisi istasyonu ile ilgili olduğunu, burayı satın almayı düşündüğünü ancak oğlunun arkadaşının İBB operasyonlarından önce aldığını söyledi. Operasyonlardan sonra ise petrol ofisinin kapandığını ifade eden Yılmaz, Aziz İhsan Aktaş ile bir ilişkisi olmadığını söyleyerek “Kurt kuzuyu yiyecek” dedi.
Yılmaz’ın ifadesinin tamamı şu şekilde:
“Aziz İhsan Aktaş isimli şahsı tanımam, hiçbir tanışıklığım yok, hiçbir şekilde husumetim yok. Yeni yeni haberler geliyor… Benim evimin yanında 20 yıldır Opet benzinliği var, ben buradan sürekli benzin alırım. Geçmiş tarihte burayı satın alma eğilimim oldu, satan kişi de benim oğlumun arkadaşı. İBB operasyonları olmadan önce burayı bu kişi satın almış, operasyonlar olunca burası kapanmış. Bunu merak edip birkaç kişiye sordum. ‘Bunlar operasyon yemişler’ diye bilgi aldım, daha sonra birkaç ay sonra açıldı. Bu vatandaşa kim, nereden, nasıl demişse; bunu benim vurduracağımı söylemiş oğlumla beraber. Benim oğlum ölümle mücadele ediyor. O kadar büyük bir yalan var ki oğlumla beraber vuracakmışım… Bunun bir yalan olduğunu anlatıyorum, bunun üzerine daha sonra öğrendim ki Aziz İhsan denilen kişi devletimize faydalı olmak için itirafçı olmuş. Ben devleti savunan biriyim bu açıdan bakıldığında benim adamı vurdurtmam imkansız. Şimdi aynı konuyla ilgili iki tane şahıs cezaevine gitmiş. Selahattin Yılmaz, ‘Aziz İhsan Aktaş‘ı vurduracağını söyle, itirafçı ol’ demiş. Bu nasıl bir iştir ki oğlumu alıyorum, bu kişiyi vurmaya gidiyorum… Bunlar nasıl ortaya çıkıyor? Elim kolum bağlı olmasına rağmen böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Şu an kendimin nasıl suçsuz olduğunu anlatabilirim diye mücadele ediyorum.
‘HEM SİYASİ GÖRÜŞÜM HEM DE DİNİ İNANCIM OLARAK BÖYLE BİR ADAMA ZARAR VEREMEM’
Hem siyasi görüşüm hem de dini inancım olarak böyle bir adama zarar veremem. Canımla malımla burada ciddi bir şey var çözemiyorum. Birisi bir tezgah kuruyor, kurt kuzu yiyecek. Şu an kısa bir imkanla benzinlik olayını hatırladım, daha önce hatırlama imkanım olmamıştı. Vurulan yok, bir tokat dahi attığımız yok, evine adam göndermişliğimiz yok. ”
Selahattin Yılmaz, Emniyet’teki ifadesinde de “Mevcut hükümete gönülden bağlı bir insan olarak böyle bir katkı sağlayan insana değil zarar vermek onun önünde siper olurum” dedi. Yılmaz, “İddia edilen hususları kesinlikle kabul etmiyorum, dünyadaki bir kum tanesi kadar Aziz İhsan Aktaş isimli şahsa zarar gelemez, bunu da tüm samimiyetimle beyan ediyorum” diyerek kendisine bir kumpas kurulduğunu öne sürdü.
NE OLMUŞTU?
İBB soruşturması kapsamında cezaevinde tutuklu bulunan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in avukatıyla cezaevinde yaptığı görüşmede, Selahattin Yılmaz’a “Aziz İhsan Aktaş’ı sustursun” talimatı verdiği iddia edilmişti. Suç örgütü liderlerinden Alaattin Çakıcı ile birlikte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaretiyle bilinen Selahattin Yılmaz’ın da aralarında olduğu 14 kişi “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.
Soruşturma kapsamında, Yılmaz ile birlikte hareket ettiği değerlendirilen aralarında 2 avukatın da bulunduğu toplam 14 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli Ankara, Antalya, Muğla ve Samsun’da 15 Ağustos tarihinde operasyon gerçekleştirilmişti. Operasyonda ‘silahlı suç örgütüne üye olmak’ ve Aziz İhsan Aktaş’a suikast suçlamaları ile 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.