1. Haberler
  2. Analiz
  3. Düşmanın çaresiz kaldığı gün

Düşmanın çaresiz kaldığı gün

featured

Jale Ak Altunel yazdı…

Büyük Taarruzun ilk günü Kocatepe’den başlayan yarma ve kovalama, Tınaztepe’ye kadar ulaşmıştı. Mesafe yaklaşık 61km’ydi.  Taarruz Bisiklet grubu olarak aşağıda gördüğünüz rotayı takip ediyoruz.

İlk gün düşman hiç beklemediği zaman ve şekilde baskına uğramasına karşın hem silah olarak hem de insan gücü olarak daha güçlüydü. Sert direnişler gösteriyordu. Hacıanesti ve Trikopis ordularının güçlerinin farkındaydılar. Ama bazı şeyleri hesaba katamadılar. Bu da Türklerin azmi ve kararlılığıydı. İşgal yıllarında uğradığımız tüm felaketlere karşın dirayeti ve azmi elden bırakmıyorduk.

Tarihi bilgileri edebi eserlerden pekiştiren biri olarak bunu pek çok olayda görüyorum. Bir milletin haklılığı, kararlılığıyla birleşince, karşısında hiçbir güç duramıyor. Teknoloji, ordu gücü, zor gücü filan bir yere kadar. Tabii bir de konu insan olunca işin içine psikoloji de giriyor. Güç zehirlenmesi denen kibir, ego, kendini dev aynasında görme gibi hallere neden oluyor. İşte Büyük Taarruzda düşmanın tek hatası, Türkleri hafife alması olmuş. Çünkü düşünsenize İngiltere gibi bir dünya devine vekillik ediyorlar. Yenilmek gibi bir düşünce akıllarının ucunda yok.

Yukarıda gördüğünüz rota Taarruzun ikinci gününe aittir. 62 km civarıdır mesafe. Bizim yüksüz ve bisikletlerle gittiğimiz bu yolda, o zaman ordumuz hem silah ve teçhizat yüküyle, hem yürüyerek ve hem de savaşarak kat ediyordu bu yolu. İşte insana en inanılmaz en insanüstü gelen tam da budur dostlar. Bu yüzden sizlere her gün anımsatacağım bu taarruzun bir dünya rekoru olduğunu. Çünkü yol coğrafi bakımdan öyle dümdüz bir yol filan da değil. Çok engebesi çok fazla inişi çıkışı olan bir yoldur.

27 Ağustos sabahı 1310 rakımlı Erkmen Tepe, Çiğiltepe ve Kurt Kayasını ele geçirmek üzere, Balkan Savaşında Yanya’da ve 1. Dünya Savaşında yaralanarak kolu sakat kalmış olan 4. Kolordu Komutanı Kemalettin Sami Bey yazılı bir emir verir. Sabah 04.30 suları Kurt Kayasına baskın yapılarak 05.30’da bölge ele geçirilir.

1310 rakımlı Erkmen Tepe, düşmanın en tahkimatlı mevzilerinden biriydi. Albay Plastiras komutasında düşman ordusunun özel birliği olan Evzon Alayı dâhil üç alay bulunuyordu tepede.  06.45’te düşman siperlerine başlattığımız baskınlar sonrası 08.00 suları Erkmen Tepe ele geçirildi.

27 Ağustos sabahı Türk Ordusu fırtına gibi esiyor, ihtiyat kuvvetlerini de savaşa sürerek düşmana nefes aldırmıyordu. Saat 11.30’da Trikopis durumu koruyamayacağını anladı. Vereceği zayiatın daha fazla artmaması için birliklerini geri çekmeye başladı.

1.Kolordu, Belentepe ve Tınaztepe hattından Sincanlı Ovasına doğru düşmanı süpürerek akmaya başladı. 23. Tümen’in bir kısmı Tümen Komutanı Yarbay Ömer Halis komutasında düşmanın yan ve gerilerine sarkarak taarruz etti. Tümenin kalanı, 68. Alay Komutanı Yarbay Tevfik Bey komutasında Türkmen Tepelerine doğru taarruz etti. Yüzbaşı Sıtkı Bey’in isabetli atışları sayesinde öğlen saaat 12.00’de Türkmen Tepeleri ele geçirildi. Dağa kaçmış olan Kayadibi köylüleri heyecan ve sevinçle ordumuzu karşıladı. Kayadibi Köyü Büyük Taarruz’da kurtarılan ilk yerleşim yeridir.

Çiğiltepe… Çiğiltepe’de neler olduğunu bilmeyeniniz yoktur. Albay Reşat (Çiğiltepe) Bey’i saygı minnet ve rahmetle anıyorum. Mustafa Kemal Paşa’ya dediği sözü yerine getiremediği için canına kıymış bir canımız, şerefli Türk askerimizdir, kutlu tini şâd olsun. Oysa intiharından sadece 5 saat sonra Çiğiltepe’yi ele geçirmişti Türk Ordusu.

Çiğiltepe’ye bisikletle çıkmak, hava sıcak olduğu için bir parça zahmetlidir. Çok abartılı bir rampa değil ama yine de adı üstünde yani, Tepe… Ben orayı bir solukta, su içmek için bile durmadan çıkmıştım. Çünkü Reşat Bey’in hikâyesi oldum bittim kahretmiştir beni. O rampayı çıkarken bir kez bile dursam, gözyaşlarım boşalırdı ve bir daha bisikletime binecek enerjiyi bulamazdım kendimde. O an öyle hissetmiştim… Mustafa Kemal Paşa’nın onun intihar ettiği haberini aldığı anda donmuş kalmış ve öyle basmıştım pedala. Zaman algımı, yorgunluğumu, susuzluğumu unutmuştum bir tür. Bir baktım tüm ihtişamıyla Reşat Çiğiltepe Şehitliğiyle burun burunayım. Ah Albayım ah!

Akören Şehitliği hakkında;

Afyon İzmir karayolu üzerine yapılan bu şehitlik göstermelik bir şehitliktir. Şehitliğe Kocatepe’deki Atatürk heykelinin hemen hemen bir kopyası konulmuştur. Şehitliğin olduğu yer 27 Ağustos’ta düşman işgalinden kurtarıldı. Ama heykelin altındaki mermer bloklarda 30 Ağustos Başkomutan Muharebesi’nde şehit düşen birliklerin ve komutanların adı yazılmış. Anıtın altındaysa şehit mezarları var ama hiçbiri gerçek değil, hepsi temsili. Anıtın arkasında 60’lı yıllardan kalma uçaklar ve 70’li yıllardan kalma toplar bulunuyor. Ve toplumsal hafızaya sanki o savaş bunlarla yapılmış gibi nakşediliyor. O yıllarda kullanılmış olan mühimmatın bire bir kopyası yapılsa daha iyi olurdu. İnsanlar savaşı daha doğru tahayyül ederdi.

Şehitlikte takdir edilecek tek şey, İsmail Şükrü Çelikalay hakkında birkaç satır yazılmış olması.

Göstermelik şehitlik gerçekleri yok etmek demektir. Y yakın zamanda yapılan çalışmalarla tespit edilen şehitlikler var ki, zaten köylüler gerçek şehitlikleri yetkililerden daha iyi biliyor.

Kaynak: Kurtuluş yolunda adım adım Büyük Taarruz/Osman KUTLU

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!