1. Haberler
  2. Gündem
  3. İmamoğlu ‘bilirkişi’ davasında hakim karşısına çıktı: Savunmasında ‘Erdoğan-Trump’ mesajı…

İmamoğlu ‘bilirkişi’ davasında hakim karşısına çıktı: Savunmasında ‘Erdoğan-Trump’ mesajı…

Ekrem İmamoğlu’nun "bilirkişi" davasına bugün devam edildi. Savunmasını yapan İmamoğlu, açılım sürecine ilişkin mesajlar da verip "Silahlar bırakılsın, terör bitsin, her şey çözülsün anlayışıyla bu milleti kandıramazsınız. AİHM kararlarını niye uygulamıyorsunuz? Demirtaş niçin hapiste, Can Atalay niçin hapiste" diye konuştu. İmamoğlu, Erdoğan-Trump görüşmesine de değinip "Başka bir devletin, devlet başkanı bu ülkenin yargısına talimat verdiğini ima ediyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı da doğrudan bu sürece müdahale ettiği için övünüyor. Bu bizim utanacağımız bir şey" ifadelerini kullandı. 

featured

Ekrem İmamoğlu’nun “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında adını açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.

ANKA’nın haberine göre; bugünkü duruşmayı takip etmek üzere CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, önceki günkü olağanüstü kongrede yeniden CHP İstanbul İl Başkanlığı’na seçilen Özgür Çelik, CHP milletvekilleri Bülent Tezcan, Ali Gökçek, Fethi Açıkel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, İBB Genel Sekreteri Volkan Demir, İmamoğlu’nun annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, CHP PM üyesi Berkay Gezgin ve çok sayıda isim Silivri’ye geldi.

HAKİMDEN ‘ALKIŞ’ VE ‘SLOGAN’ UYARISI

İmamoğlu duruşma salonuna getirilmeden dakikalar önce ayakta alkışlanmaya başlandı. Hakim, seyirciyi ses çıkarılmaması konusunda uyardı. İmamoğlu saat 10:30’da jandarma eşliğinde salona getirildi. İzleyiciler İmamoğlu’nu alkışlar ve “Hak, hukuk, adalet”, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları eşliğinde karşıladı.

Duruşma saat 10:31’de kimlik tespitiyle başladı. Kimlik tespiti sırasında tahsil durumu sorulan İmamoğlu “yüksek lisans” yanıtını verince salon ayakta alkışladı. Hakim, ses çıkarılmaması konusunda tekrar uyardı. Mesleği sorulan İmamoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyım” dedi. Uyarı nedeniyle bu kez salondan cılız bir ses çıktı.

‘HAKSIZLIĞI ELEŞTİRDİM, İFŞA ETTİM’

Bir süre sonra İmamoğlu kürsüye geçti ve savunma yapmaya başladı.

İmamoğlu’nun savunmasından öne çıkanlar şöyle:

“Kendi davamı savunurken kalbim Sumud’da, başka yerlerde de atıyor. Bugün özellikle kalbim Gazze’deki masumlarla ve onlara umut taşımak için denize açılan Sumud yardım filosundaki cesur insanlarla beraberdir. Çocukların ölmediği, insanların açlık ve bombalarla sınanmadığı bir dünya için verilen bu mücadele aslında bütün dünyanın, hepimizin insanlık onurunu savunma mücadelesidir Vatandaşlarımızın da bulunduğu Sumud filosunu saldırılardan korunması için İspanya ve İtalya hükümetlerinin yaptığı girişim gibi her türlü önlemi alma konusunda da bu ülkeyi yöneten idarenin de harekete geçmesini buradan diliyorum, davet ediyorum ve istiyorum.

İddianameyi okuduğunuzda görüyorsunuz ki bana yapılan suçlama, gerçeğe net olarak aykırıdır. Benim bilirkişiyi eleştirmemi suç kabul etmiş, böyle bir şey olamaz. Öyle bir yasa yok. Yasa yoksa suç yoktur sayın hakim. Ben adaletin tecellisini engelleyen her türlü haksızlığı eleştirdim, ifşa ettim, etmeye devam edeceğim. Bu benim yüce Türk milleti adına, konumum gereği, millete verdiğim söz gereği vazifemdir, sorumluluğumdur.

‘DAHA OPERASYON OLMAMIŞKEN SUÇLU İLAN ETTİ’

Türkiye’de rakibini, muhalefeti, tüm farklı düşünenleri, gençleri, işçileri, aykırı düşünen insanları, zeytinini savunan köylüleri yok etmeyi, gün doğmadan operasyonlara maruz bırakarak tutuklamayı, kendisine siyaset gibi gören bu akıl ile yargıyı araçsallaştıran bir dönemle, rejimle ve onu yöneten cumhurbaşkanıyla ülke karşı karşıyadır. Onlarla mücadele edeceğiz.

11 aydır maruz kaldığımız saldırılara, operasyonlara, 19 Mart itibarıyla yürütülen darbe girişimine bizzat kendisi savcılık, hakimlik yaparak ‘turpun büyüğü, ahtapotun kolları’ diyerek, daha gizlilik varken, operasyon olmamışken suçlu ilan ederek, yargıyı Ankara’dan yürüten, etki altına alan bir akıl ile karşı karşıyayız. Bakın bu akıl başımıza ne işler açıyor?

‘ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİ’ MESAJI

Bu akıl başımıza şöyle işler açıyor ‘vermem’ deyip hakarete varana kadar meydan okuyan bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na, bir başka ülkenin devlet başkanı diyor ki ‘Takdir ediyorum, tebrik ediyorum. Bak söyledim, Rahip Brunson’ı bıraktı, ne güzel yaptı’ diyor. Övüyor. Yani başka bir devletin, devlet başkanı bu ülkenin yargısına talimat verdiğini ima ediyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı da doğrudan bu sürece müdahale ettiği için övünüyor. Bu bizim utanacağımız bir şey. Bu bizi yerle bir etmeli, yüce Türk yargısının her bir ferdinin tüyleri diken diken olmalı.

Kimin korktuğunu, kimin rekabetten kaçtığını, kimin bükemediği bileği kırmaya çalıştığını, savcıların, şerefli Türk yargısının nasıl bir işlere alet edilmeye çalıştığını en iyi milletimiz görüyor ve yaşıyor. Milleti kiracı kendini ev sahibi zannedenler bir de kendini akıllı, milletimizi akılsız zannedenler çok büyük bir yanılgı içindeler. Bu kadim toplumun cesareti, feraseti bambaşka bir hikaye yazacaktır. Devletin adaletine, devletle millet arasındaki bağı ve geleceğimize saldıranlar, işte o milletimizin güçlü bileğini bükemeyeceklerdir. Kamuoyu burada siyasi tarihimizin demokrasi adına en utanç verici davalarına sahne oluyor ve görüyorlar

‘DEMİRTAŞ NİÇİN HAPİSTE, CAN ATALAY NİÇİN HAPİSTE’

Ülkemiz için gerçekten çok kritik bir süreç ciddiyetsizce uygulanıyor. Ben aziz milletimize sesleniyorum. Adalet yoksa kanunlar uygulanmıyorsa, hangi barışı sağlayacağız? Nasıl olacak? Korkuyla, tehditle mi barışı sağlayacaksınız? Barışı, ta okyanus ötesindeki bir ülkeyle mi sağlayacaksınız? Barış ve huzur yoksa hangi berekete kavuşacağız. Bereketin olmadığı yerde milletimiz nasıl refahla buluşacak? Nasıl zenginleşecek? Nasıl adil paylaşacak? Nasıl olacak? Kim yatırım yapacak bu ülkeye? 5 yıldır bu ülke dış yatırımda 0 çekiyor. Bu şekilde Türkiye’nin huzurlu günlere kavuşması asla olamaz. Silahlar bırakılsın, terör bitsin, her şey çözülsün anlayışıyla bu milleti kandıramazsınız. AİHM kararlarını niye uygulamıyorsunuz? Demirtaş niçin hapiste, Can Atalay niçin hapiste”

DAVA ERTELENDİ

İmamoğlu’nun savunmasının sona ermesinin ardından avukatlardan Hasan Fehmi Demir, davanın açılmasına sebep olan bilirkişi S.B’nin yalnızca ifadesine başvurulduğunu ancak mahkemede de dinlenmesi gerektiğini belirtti. Demir ayrıca İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın duruşmaya katılma talebinin değerlendirilmesini istedi.

Ara kararını açıklayan hakim, duruşmayı 12 Aralık 2025 saat 10:00’a erteledi. Bilirkişininin mahkemede dinlenme talebi reddedilirken Pehlivan’ın duruşmaya katılma talebinin ise celse arasında değerlendirilmesine karar verildi.

NE OLMUŞTU?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 27 Ocak’ta Saraçhane’de düzenlediği “Turpun Büyüğü” isimli basın toplantısında bir bilirkişinin adını vererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek şunları söylemişti:

“Evet Sayın Cumhurbaşkanı; sizde böyle maharetli bilirkişi S. beyler oldukça, siz de binlerce bilirkişi arasından, nokta atış S. bey bilirkişisini bulan yargı mensupları oldukça, bir davanın öncesinde ya da yürüyen sürecin öncesinde, heybenizde büyük turplar taşıdığınızı düşünebilirsiniz. Ne var ki, sizin turp zannettikleriniz, bu milletin gönlünde zerre yer etmez. Sayın Cumhurbaşkanı; turpun büyüğü senin heybenden çıktı. Aslında işin çok kolay. Bu kadar heybe sırtında taşımana gerek yok. Bu kadar yük taşıyacağına, kendini sadece milletin sandıktaki vicdanına emanet ettiğin an rahatlayacaksın. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzurla uyumak kadar güzeli yoktur.”

Söz konusu basın toplantısından kısa süre sonra İmamoğlu hakkında, bilirkişiyi hedef gösterdiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmıştı. İmamoğlu’nun “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla cezalandırılması istenen davanın ikinci duruşması bugün İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Silivri 1 no’lu duruşma salonunda görülüyor. İmamoğlu ve avukatları, ilk duruşmaya “duruşma yerinin hem mekan hem de zaman itibariyle hukuka aykırı olarak belirlendiği” gerekçesiyle duruşmaya katılmamıştı.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!