Bülent Arınç, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunmuştu.
Arınç, Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşerek kendisine “Suçlandığım Kobani olaylarından dolayı ben hiçbir cinayetin içerisinde olmadım ama size karşı kin duymuyorum” demek istediğini ileri sürmüştü.
Independent Türkçe’ye konuşan Arınç, Demirtaş’ın Erdoğan şu mesajları iletmek istediğini söylemişti:
“Sayın Erdoğan’la görüşme talebi var. Yani görüşeceğini tahmin etmiyorum ama bakarsanız Sayın Cumhurbaşkanı da ona sadece şunu söyleyeceğim dedi:
‘Yaşanmış olayları bir kenara koyalım. Ben bu olaylarda hiçbir zaman terörün destekçisi olmadım ama partimin içerisinden veya partimin dışarısından bu olaylara bizi karıştırmak isteyenler olabilir. Ben siyaseti tercih ettim. Terörü tercih etmedim. Şiddeti asla düşünmedim ve teşvik etmedim.
Ben iyi bir siyasetçi olmaya çalıştım. Arkadaşlarımın yaptıklarından, söylediklerinden elbette sorumluluğum olabilir ama suçlandığım Kobani olaylarından dolayı ben hiçbir cinayetin içerisinde olmadım ama size karşı kin duymuyorum. Siz de devlete, millete hizmet ettiniz. Benim ne kadar yanlışım varsa sizin de belki yanlışlarınız oldu. Bundan sonra ben artık ortaya çıkıp da böyle bir adaylık, siyaset, şu bu falan hiçbir zaman düşünmem ama ülkem adına ne yapabileceksem ben bunu yapacağım diye söz vermek istiyorum ona.’ İnşallah dedim ben de kendisine ve vedalaştık.”
DEMİRTAŞ’TAN YANIT
Demirtaş, Arınç’ın iddialarının ardından bir açıklama yayımladı.
X hesabından paylaşımda bulunan Demirtaş, “Beni en çok zorlayan şeyse, imasında dahi bulunmadığım sözlerin, düşüncelerin bana mal edilerek dışarıda kamuoyuna aktarılmasıdır” dedi.
Hiç kimsenin kendisi hakkında konuşma yetkisi olmadığını belirten Demirtaş, “Ben buraya onurumla, başı dik girdim, onurumu kimseye çiğnetmeden ve yine başı dik çıkarım veya burada ömrümün son gününe kadar kalırım. Benim için bunun alternatifi yoktur” ifadelerini kullandı.
Demirtaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“9 yıl boyunca suçsuz yere bir hücrede tutulmanın bin tane zorluğu vardır. Ancak halkın özgürlüğü, demokrasisi ve barış mücadelesinin parçası olmak, tüm zorluklara karşı dayanma gücü, çoklukla irade sağlar.
Beni en çok zorlayan şeyse, imasında dahi bulunmadığım sözlerin, düşüncelerin bana mal edilerek dışarıda kamuoyuna aktarılmasıdır. Bunu yapanların niyetini sorgulayacak değilim fakat şunu herkes bilmeli ve emin olmalıdır; ben buraya onurumla, başı dik girdim, onurumu kimseye çiğnetmeden ve yine başı dik çıkarım veya burada ömrümün son gününe kadar kalırım. Benim için bunun alternatifi yoktur.
‘SİYASETÇİ VE AVUKATLARLA GÖRÜŞMEYECEĞİM’
İyi niyetle dahi olsa hiç kimsenin benim adıma konuşma yetkisi yoktur, gerektiğinde ben düşüncelerimi kamuoyuyla zaten paylaşırım. Benim doğrudan paylaşmadığım hiçbir açıklama, yorum, düşünce beni bağlamaz. Çarpıtma, uydurma, yanıltma amaçlı yapılan ve bana mal edilen düşünceleri de şaşkınlıkla, üzüntüyle karşılıyorum. Maalesef ki hapiste olmanın dezavantajıyla yıllardır bu yapılıyor ve her birini düzeltmeye çalışmak bile ayrı külfete dönüşüyor. Anlayışınıza sığınarak, bundan böyle kendi arkadaşlarım hariç siyasetçi ve avukatlarla görüşmeyeceğimi belirtmek istiyorum; çünkü bu çarpıtma ve suistimaller önlemenin başka yolu kalmadı. Hepinize içten selam, sevgilerimle…”
ARINÇ’TAN AÇIKLAMA
Arınç, Demirtaş’ın yalanlama açıklamasının ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı.
Arınç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sayın Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmem akabinde görüşmemiz üzerine izlenimlerimi ve bazı anekdotları kamuoyu ile samimi bir şekilde paylaştım. Çok net bir şekilde söylemek isterim ki aktardığım hiçbir cümlede ‘çarpıtma’ ya da ‘uydurma’ yoktur. İfadelerin doğruluğunun da arkasındayım. Kaldı ki görüşmemizin içeriğinin gizli kalması gerektiği noktasında aramızda ne görüşme esnasında ne de sonrasında herhangi konuşma geçmemiştir. Bugün açıklamasında kullandığı ‘çarpıtma’ ve ‘uydurma’ ifadelerini kabul etmem mümkün değil. 50 yıla yaklaşan siyasi hayatımda böyle bir şey vaki değildir; buna halel gelmesine müsaade edemem.
Bugün yaptığı açıklamanın nedenini ve hangi kesimler tarafından rahatsızlık duyularak bu açıklamanın gerekliliğine ikna edilebildiğini anlayacak kadar siyasi tecrübem var. Onlar için çok üzgünüm…
‘KIZMIYORUM ANCAK…’
Kendisinin tutukluluğu hakkındaki düşüncelerimi bugüne kadar siyasi atmosferden bağımsız olarak bir hukukçu gözüyle her daim ifade ettim. Sayın Demirtaş’ın içerisinde bulunduğu şartları çok iyi anlıyorum; bu yüzden de zaten ziyaretine gittim. Bir insanın ömründen bu şekilde 9 yılın alınmış olmasını bir türlü anlayamıyorum. Sayın Demirtaş da farkına varmalı ki bugün biçare iyi niyetliler ile maksatlı kötülerin arasında kalmış bulunuyoruz. Kendisinin içinde bulunduğu şartlardan kurtulması için iyilerin biraz daha güçlü olması lazım. Vicdanın, adaletin ve merhametin bugün çok daha konuşulur olması ve kalplerde yer etmesi lazım. Kin ve intikam duygularının atılıp onun yerine insanı, insan olarak kabul etmek, kul hakkını düşünmek ve ahirette hesap vermeyi akla getirmek lazım. Ben bunun için çalışıyorum. Ben Sayın Demirtaş’a bugün kamuoyu ile paylaştığı fikirlerinden dolayı kızmıyorum ancak kırıldığımı da ifade etmek isterim. Kendisinin tutukluluğu hakkındaki düşüncelerim hala aynıdır. İnşallah en yakın zamanda ailesine ve sevdiklerine kavuşur.”
