Avrupa ülkelerinden Venezuela konusunda farklı tonlarda açıklamalar yapıldı.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
AB’nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözümü desteklemeyi sürdüreceğinin altını çizen Costa, ülkedeki Avrupa vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla üye devletlerle eşgüdüm içinde çalışan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın öncülüğünde yürütülen çabaları desteklediklerinin altını çizdi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela’daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas’a desteğini yineledi.
Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, “Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz.” dedi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas da Venezuela’daki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizdi.
AB’nin Karakas’taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini bildiren Kallas, “AB, Venezuela’daki gelişmeleri yakından takip ediyor.” bilgisini verdi.
Kallas, “AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz.” vurgusunu yaptı.
AP, GENEL KURUL GÖRÜŞMESİ TALEP ETTİ
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) en büyük ikinci siyasi grubu Sosyalistler ve Demokratların (S&D) grup başkanı Iratxe Garcia-Perez ise Venezuela’daki durumun son derece endişe verici olduğunu kaydetti.
“Demokrasi, bombalarla ya da güç kullanımıyla elde edilemez. Hele ki (ABD Başkanı Donald) Trump’ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde hiç inşa edilemez. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir.” ifadelerini kullanan Garcia-Perez, Venezuela halkının barışçıl ve demokratik bir geçişi hak ettiğini dile getirdi.
Garcia-Perez, AB’nin diyalog ve arabuluculuk yoluyla öncülük etmesi gerektiğini belirtti.
Diğer taraftan S&D Grubu, Venezuela’daki durumla demokrasinin ve kurallara dayalı uluslararası düzenin savunulmasında AB’nin rolüne ilişkin olarak AP’de bir genel kurul görüşmesi düzenlenmesini istedi.
RUSYA: ENDİŞE VERİCİ VE KINANMASI GEREKEN BİR DURUM
Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD’nin bu sabah Venezuela’ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, “Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum.” ifadesi kullanıldı.
Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.
Mevcut durumda, her şeyden önce daha fazla gerilimin tırmanmasını önlemek gerektiği ve diyalog yoluyla bir çıkış yolu bulmaya odaklanmanın çok önemli olduğu vurgulanan açıklamada, “Birbirlerine karşı suçlamaları olan tüm ortakların, sorunlara diyalog yoluyla çözüm aramaları gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda onları desteklemeye hazırız.” ifadelerine yer verildi.
Latin Amerika’nın bir barış bölgesi olarak kalmaya devam etmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Venezuela’ya, yıkıcı olmayan, hele ki askeri, dış müdahale olmaksızın kendi kaderini belirleme hakkı garanti edilmelidir. Venezuela halkıyla dayanışmamızı ve ülkenin ulusal çıkarlarını ve egemenliğini korumayı amaçlayan Bolivarcı yönetimin izlediği yolu desteklediğimizi yeniden teyit ediyoruz.” değerlendirmesi yer aldı.
Rusya’nın, Venezuela yetkililerinin ve Latin Amerika ülkelerinin liderlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) acil olarak toplanması çağrısına destek verdiği bildirilen açıklamada, Venezuela’daki Rus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği aktarıldı.
UKRAYNA: VENEZUELLALILARIN ÇIKARLARINA ÖNCELİK VEREN GELİŞMELERDEN YANAYIZ
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, Venezuela’da meydana gelen gelişmeleri değerlendirdi.
Ukrayna’nın, “ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama” hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini iddia etti.
Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini “meşru” olarak görmediğini vurgulayarak, “Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Bakan Sybiha ayrıca, uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda demokrasi, insan hakları ve “Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden” yana oldukları mesajını verdi.
İRAN’DAN KINAMA
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla, ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.
Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler (BM) Şartındaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM’den saldırıyı kınaması istendi.
Bakanlık, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete askeri müdahale bulunduğunu ve bunun istikrarsızlığa neden olacağını vurgulayarak, “Bu girişim bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin ihlalidir.” dedi.
Venezuela’ya yönelik askeri saldırı sırasında işlenen suçların planlayıcıları ile faillerinin hesap vermesi gerektiğini belirten Bakanlık, BM ve Güvenlik Konseyi’ne ABD’nin “yasa dışı saldırısını” durdurma çağrısı yaptı.
İNGİLTERE: OPERASYONA DAHİL OLMADIK
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD’nin Venezuela’ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı.” ifadesini kullandı.
“Hızla gelişen bir durum” hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, “Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum.” dedi.
Başbakan Starmer, Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, “Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim.” değerlendirmesini yaptı.
Starmer ayrıca, Venezuela’da yaklaşık 500 İngiliz vatandaşı olduğuna değinerek, “Büyükelçilikle birlikte onların iyi şekilde gözetildiğinden, güvenliklerinin sağlandığından ve uygun tavsiyeler aldıklarından emin olmak için çalışıyoruz. Bu nedenle büyükelçilikle bu konuda hızlı şekilde çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
DANİMARKA ‘ULUSLARARASI HUKUKA SAYGI’ İSTEDİ
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise “Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir.” vurgusunu yaptı.
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot da Venezuela’daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu kaydetti.
Durumu yakından takip ettiklerini bildiren Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etti.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini dile getirerek, Başbakan Giorgia Meloni’nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.
Slovenya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin devlet radyo ve televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki durumu büyük endişeyle takip ettiklerini belirtti.
Slovenya’nın gerginliğin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Slovenya’nın Venezuela’daki son seçimlerin sonuçlarını da tanımadığı anımsatıldı.
İSPANYA: ARABULUCUK YAPMAYA HAZIRIZ
İspanya, ABD’nin Venezuela’ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurdu.
İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır.” ifadeleri kullanıldı.
İspanya’nın Venezuela’daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, “İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir.” denildi.
Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından “gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı’nın ilkelerine saygı gösterilmesi” çağrısında bulundu.
Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X’ten yaptığı paylaşımda, “İspanya hükümeti, Venezuela’daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’nın ilkelerine saygı gösterilmelidir.” ifadelerini kullandı.
İRALANDA: BM ŞARTI’NIN İLKELERİNE TAM SAYGI MUTLAK GEREKLİLİK
İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee de Venezuela’da hızla gelişen duruma yanıt olarak bu sabah AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile temas halinde olduğunu belirterek, bölgedeki durum geliştikçe AB’li meslektaşlarıyla yakın temasını sürdüreceğini bildirdi.
Bakan McEntee, şunları kaydetti:
“İrlanda, AB’den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro’nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela’da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik.”
McEntee, bakanlığın sahadaki AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediğini bildirdi.
HOLLANDA: GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
Hollanda’da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela’ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söyledi.
Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, “Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor.” paylaşımında bulundu.
Hollanda Krallığı’na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullandı.
Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, yardıma ihtiyaç duyan Hollanda vatandaşlarının seyahat organizasyonlarıyla ya da bakanlıkla iletişime geçmeleri tavsiye edilirken, 18 Temmuz’dan bu yana ülkenin tamamı için kırmızı seyahat uyarısının geçerli olduğu kaydedildi.
Hollanda’da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı David van Weel de “Caracas’taki durum henüz net değil. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve Venezuela’daki büyükelçiliğimiz, Savunma Bakanlığı ve ülke yetkilileriyle temas halindeyiz. Önceliğimiz, Venezuela’daki Hollandalıların ve Hollanda Krallığı’nın güvenliğidir.” paylaşımında bulundu.
KOSOVA’DAN ABD’YE DESTEK MESAJI
Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’a desteklerini iletti.
Trump’ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD’nin “kararlılığının” etkisini anladığını kaydetti.
İSVİÇRE
İsviçre Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin ABD merkezli X platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.
Paylaşımda, “(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor.” ifadesi yer aldı.
Yaşanan durumun sahadaki büyükelçilik personelleri tarafından yakından takip edildiğine işaret eden paylaşımda, yaşananlardan şu ana kadar hiçbir İsviçre vatandaşının etkilenmediğine değinildi.
ÇEKYA
Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini bildirdi.
Macinka, “ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro’nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
AVUSTURYA
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X’teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırdı.
Meinl-Reisinger, Avusturya’nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela’da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.
KOLOMBİYA CUMHURBAŞKANI PETRO: SALDIRILARI REDDEDİYORUZ
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Caracas’ın bombalandığını duyurdu.
Cumhurbaşkanı Petro, “Şu anda Caracas bombalanıyor. Venezuela’ya füze saldırısı düzenleniyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler (BM) derhal toplanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından da sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela’nın ve Latin Amerika’nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.
Venezuela’ya saldırılar sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinen Petro, Venezuela’dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.
Petro, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi olarak Konseyin acil toplantıya çağrılması için girişimlerde bulunduklarını da aktardı.
KÜBA ABD’Yİ KINADI
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel de Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela’ya destek çıktı.
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel “Küba, ABD’nin Venezuela’ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor.” ifadesini kullandı.
Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD’yi “Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla” suçladı.
MEKSİKA’DAN KINAMA
Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, “Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı’nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir.” ifadesi kullanıldı.
Uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve BM Şartı’nın ilke ve amaçlarına uyulması talep edilen açıklamada, Venezuela hükümeti ve halkına karşı saldırgan eylemlerin durdurulması için acil çağrı yapıldı.
Latin Amerika ve Karayipler’in karşılıklı saygı ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümü temelinde bir “barış bölgesi” olduğu kaydedilen açıklamada, “herhangi bir askeri eylemin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehlikeye atacağı” uyarısı yapıldı.
Bölgesel barışın korunması ve çatışmadan kaçınması gerekliliğine dikkati çekilen açıklamada, tüm arabuluculuk ve diyalog çabalarını Meksika’nın desteklediği aktarıldı.
BM’ye seslenilen açıklamada, gerilimleri azaltmak, diyaloğu kolaylaştırmak ve uluslararası hukuk uyarınca barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüme olanak sağlayacak koşullar oluşturmak için harekete geçme çağrısı yapıldı.
Venezuela Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Dışişleri Bakanlığının açıklamasını, BM Şartı’nın 2. maddesini alıntılayarak paylaştı.
BREZİLYA DEVLET BAŞKANI’NDAN TEPKİ
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela’nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Brezilya Devlet Başkanı, “Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Brezilya’nın “güç kullanımını kınadığını” vurgulayan Lula da Silva, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinin bölgedeki “kötü askeri müdahale anılarını akıllara getirdiğini ve bölgesel barışı tehdit ettiğini” kaydetti.
Lula, uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler aracılığıyla duruma müdahale etmesi gerektiğini ve ülkesinin diyalog ile işbirliğini desteklediğini ifade etti.
BELARUS ABD’NİN SALDIRISINI KINADI
Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’ya silahlı saldırısının uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk’in, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.
Bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilen açıklamada, “Belarus tarafı, Venezuela’nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
Venezuela halkının kendi kaderini bağımsız olarak belirleme hakkının dokunulmaz olduğu vurgulanan açıklamada, hiçbir dış müdahalenin, özellikle de güç kullanımının haklı gösterilemeyeceği ifade edildi.
Açıklamada, Venezuela’da Belarus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği de aktarıldı.
Bunları okuyunca nazı donemınde esır alınan rahıbın sozlerı aklıma gelıyor.
Önce sosyalistler için geldiler, sustum—çünkü sosyalist değildim.
Sonra sendikacılar için geldiler, sustum—çünkü sendikacı değildim.
Daha sonra Yahudiler için geldiler, sustum—çünkü Yahudi değildim.
Sonra benim için geldiler—benim için konuşabilecek hiç kimse kalmamıştı.
—Martin Niemöller