1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Sınıfsal patolojinin estetik ambalajı: ‘Masumiyet Müzesi’

Sınıfsal patolojinin estetik ambalajı: ‘Masumiyet Müzesi’

featured

Eylül Han Tezel yazdı…

EDEBİYATIN TOPLUMSAL SORUMLULUĞUNDAN SAPMA

Klasik edebiyat geleneğinde (Hugo’nun vicdan merkezli anlatısı veya Gorki’nin sınıfsal gerçekçiliği), bireyin trajedisi toplumsal bir çürümenin veya dönüşümün aynasıdır. Ancak ‘Masumiyet Müzesi’, bunu tersine çevirerek toplumsal trajediyi bireysel bir fetişizmin aksesuarı haline getirir. Eser, edebiyatın “iyileştirme ve dönüştürme” idealini terk ederek, patolojik bir arzuyu anıtlaştırmaktadır.

Romanın geçtiği 1975-1985 dönemi, Türkiye tarihinin en kanlı ve ekonomik açıdan en buhranlı yıllarını kapsar. Fakat hem kitaptaki hem de dizideki anlatı, bu gerçekliği karakterlerin Nişantaşı-Çukurcuma eksenindeki konforlu melankolilerine sızdırmaz. Sokaklarda ideolojik cinayetler işlenirken, Kemal’in tek derdi Füsun’un içtiği sigaranın izmaritini çalmaktır. Bu durum, anlatıyı toplumsal bağlamdan kopuk, halkın gerçekliğine yabancı ve elitist bir düzleme hapseder. Gerçekliğin bu denli filtrelenmesi, anlatıda yapısal bir yavanlığa yol açar. Karakterlerin acısı, dış dünyanın sertliğiyle test edilmediği için yapay, laboratuvar ortamında üretilmiş bir “hüzün” olarak kalır.

BİR ‘AŞK’ İLLÜZYONU

Kemal’in Füsun’a olan bağlılığı psikolojik bir anomalidir. Bir kadının varlığını onun dokunduğu eşyalara (toka, tuzluk, izmarit) indirgemek, sevgiyi değil, bir özneyi nesneleştirme arzusunu gösterir. Bu durum, eseri aşk hikayesi olmaktan çıkartıp, bir nevi klinik istifçilik ve nesne fetişizmi raporu sınıfına sokar. Modern hukuk ve psikoloji terminolojisinde “ısrarlı takip” olarak nitelendirilebilecek eylemler, eserde “adanmışlık” olarak sunulur. Bu, patolojinin estetik bir ambalajla romantik bir durum gibi pazarlanmasıdır; bu durum da anlatının ahlaki ve insani yozlaşmasını belgeler.

ANA KARAKTERLERİN ANALİZİ

Kemal Basmacı: Narsist istifçi

Kemal, trajik bir kahraman değil, sınıfsal imtiyazlarını bir kadını ve anılarını hapsetmek için kullanan statik bir figürdür. Kemal için dünya, kendi arzularının tatmin edilmesi gereken bir oyun alanıdır. Füsun’un yoksul hayatına bir “antropolog” edasıyla sızar. Kemal, Füsun’un entelektüel dünyasıyla veya acılarıyla ilgilenmez. Onun için Füsun, müzesinin “eksik başyapıtı”dır. Bu, narsisistik bir mülkiyet tutkusudur.

Füsun Keskin: İradesi elinden alınmış “güzel obje”

Füsun, anlatı boyunca bir özneden ziyade, Kemal’in fantezilerini üzerine yansıttığı boş bir tuvaldir. Füsun’un sinema oyuncusu olma hayalleri Kemal tarafından “hoş bir çocukluk hayali” olarak küçümsenir. Kadın, kendi sosyo-ekonomik gerçekliğinden koparılarak erkeğin koleksiyonuna hapsedilir. Kitabın dizi uyarlamasında Füsun karakteri, sığ bir cinsellik ve “arzulanan beden” imajına sıkıştırılarak iradesi elinden alınmış bir obje haline getirilmiştir.

DİZİDEKİ CİNSELLİK VE KADIN-ERKEK İLİŞKİSİNDEKİ YOZLAŞMA

Dizi uyarlaması, kitaptaki patolojik takıntıyı “popüler kültür erotizmi” ile birleştirerek yozlaşmayı katmerleştirir. Kadın-erkek ilişkisi, entelektüel bir paylaşımdan ziyade görsel bir tüketime indirgenmiştir. Yoğun cinsellik vurgusu, karakterler arasındaki duygusal ve fikri boşluğu örtmek için kullanılan bir “dolgu malzemesi” işlevi görür. Dizi, Türkiye’nin o dönemki sınıfsal gerilimlerini tamamen yok sayarak, hikayeyi “zengin oğlan-fakir kız” klişesinin erotize edilmiş bir versiyonuna dönüştürmüştür.

ROMANTİZE EDİLMİŞ BİR TAKINTININ YORUCU ANLATISI

Masumiyet Müzesi hem kitabı hem de dizi uyarlaması, edebiyatın insanı ve toplumu dönüştürme gücünü, bireysel bir fetişizm uğruna feda etmiştir. Hugo’nun Sefiller’indeki o devasa vicdan azabı veya Gorki’nin karakterlerindeki yaşamsal onur, bu eserde yerini “izmarit biriktiren bir adamın narsisizmine” bırakmıştır. Sonuç olarak eser; toplumsal gerçeklikten kaçan, patolojiyi aşk sanan ve Türkiye’nin sosyo-ekonomik sancılarını bir aksesuar olarak kullanan yavan bir burjuva fantezisidir. Müze, bir aşkın kanıtı değil; bir sınıfın topluma sırtını dönerek kendi içinde çürümesinin anıtıdır.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!