1. Haberler
  2. Gündem
  3. Fatma Nur öğretmene gözyaşlarıyla veda… Milli Eğitim Bakan Yardımcısı konuşurken ‘Güvenlik yok’ sloganları yükseldi!

Fatma Nur öğretmene gözyaşlarıyla veda… Milli Eğitim Bakan Yardımcısı konuşurken ‘Güvenlik yok’ sloganları yükseldi!

Çekmeköy’de öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Özçelik, ailesi, sevenleri ve yüzlerce öğrencisinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz’ın konuşması sonrasında bahçedeki bir grup, “Güvenlik yok” sloganı attı.

featured

Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik, dün okulda 17 yaşındaki bir öğrencinin saldırısına uğradı.

Olayda Çelik’in yanında bir öğrenci ile bir başka öğretmen daha yaralandı.

Durumu ağır olan Çelik, hastanede yapılan müdahalelere karşın dün akşam yaşamını yitirdi.

‘TOPLUMDAKİ BU HADİSELERE BİZİM DAHA DA DİKKAT ETMEMİZ GEREKİYOR’

Çelik için bugün okul bahçesinde düzenlenen törene ailesi, meslektaşları, öğrencileri ve velilerin yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül ve Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez de katıldı.

Burada kısa bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, “Öğretmen Meslek Kanunu’nda öğretmenlerimize yönelik tehdit, hakaret ve her türlü cana kastedecek şeylere yönelik suçların cezasının artırılması dair kararımız TBMM’de kabul edildi. Aynı şekilde okullarımızdaki disiplin cezaları ağırlaştırıldı. Toplumdaki bu hadiselere bizim daha da dikkat etmemiz gerekiyor” dedi.

‘GÜVENLİK YOK’ SLOGANLARI ATILDI

Yılmaz’ın bu sözlerinin ardından bahçede bulunanlar sürekli alkış yaptı. Konuşması bitince bir grup tarafından da “Güvenlik yok” ve “Okulda ölmek istemiyoruz” sloganı attı.

Çelik’in naaşı, kılınan cenaze namazını sonrasında yarın toprağa verilmek üzere Konya’ya alkışlarla uğurlandı.

Hürriyetçi Eğitim-Sen üyeleri ve diğer öğretmenler, tören sonrasında “Şiddete dur de” döviziyle birlikte “Okulda ölmek istemiyoruz”, “Güvenli sınıf, güvenli okul” ve “Öğretmene şiddet, geleceğe ihanet” sloganları attı.

YURTTA FATMA NUR ÖĞRETMEN İÇİN PROTESTOLAR

Fatma Nur öğretmenin öldürülmesinin ardından yurt genelinde protestolar düzenlendi.

Eğitim İş Muğla Şubesi, Eğitim Sen Muğla Şubesi, Hürriyetçi Eğitim Sen Muğla Şubesi ve TEÇ-Sen Muğla Şubesi üyeleri, İstanbul Çekmeköy’de bir lisede 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için sloganlar atarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasına yürüdü.

Burada yapılan ortak basın açıklamasında Çelik’in ölümüyle sonuçlanan saldırının münferit olmadığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, ‘herkes öğretmenlik yapabilir’ diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir.

Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. ‘Eğitimde Şiddet Yasası’ derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine laik, demokratik, bilimsel eğitim politikaları benimsenmelidir.”

Eğitimciler ayrıca Sınırsızlık Meydanı’na doğru sessiz yürüyüş düzenlendi ve meydanda bir süre oturma eylemi gerçekleştirdi.

‘SOMUT VE KALICI ADIMLAR ATILMADIĞI İÇİN ŞİDDET ORTAMI GİDEREK DERİNLEŞMİŞTİR’

Eğitim Sen, Beyazıt’tan Sultanahmet’e yürüyüş gerçekleştirdi ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. “Okullarda şiddete artık yeter” başlığı altında yapılan açıklamada şu görüşler dile getirildi:

“2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir.

‘ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN SİSTEMLİ BİÇİMDE DEĞERSİZLEŞTİRİLMESİ…’

Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir.

‘OKULLARIMIZI ŞİDDETE TESLİM ETMEYECEĞİZ’

Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır”

Açıklama başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere yapılan şu çağırı ile sona erdi:

“Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.

Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.

Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.

Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.

Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.

‘EĞİTİM EMEKÇİLERİ OLARAK GÜVENLİ BİR ÇALIŞMA ORTAMI TALEP EDİYORUZ’

Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.

Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz”

‘MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BİRİNCİ DEREDE SORUMLU’

Eğitim Sen Van Şubesi üyeleri de bu kapsamda şehir meydanında bir araya gelerek, basın açıklaması yaptı.

Eğitim Sen Van Şube Eş Başkanı Funda Demir Bozkurt, yaptığı açıklamada Çelik’in ölümüyle sonuçlanan saldırının münferit olmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir.

‘GELECEKTE BENZER VAKALARIN YAŞANMAMASI İÇİN BU ACININ ÜZERİ ÖRTÜLMEMELİDİR’

Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!