1. Haberler
  2. Analiz
  3. Efendisini öldüren köle: 6. Bölüm

Efendisini öldüren köle: 6. Bölüm

featured

Serkan Arslan yazdı…

“Kölenin Sessizliği, Efendisinin İlk Nefesi”. Bir kilit muhakkak anahtarı ile var olur…

‘Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, oyunu kurana o kadar sadakat ile bağlanır. Ve köleler oyunu oynamayı, oyunu kuran efendisinden daha çok sever.’

Kim Olduğunu Bilmeyen Köle

Efendisinin ona verdiği isimden ibaret olan bir yaşamda kim olduğunu harflerle yazan köle. Bedeni sınırlı sorumlu, ruhu sınırsız sorumluklarla donatılmış köle bildikleri karşısında susar. Çünkü yaşama ezberlediği emirler ile tutunmuştur. Değer kendine, yeterlilik başkalarına verilir. Kendini yetersiz gören köle, efendisini değerli görür. 

 Fransız Devrimi (1789)
“Liberté, Égalité, Fraternité… “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik” diye bağırdılar, kralı giyotine gönderdiler. Sonuç? Napoleon çıktı, imparator oldu. Köleler (halk) kendini özgür sandı, ama yeni efendi daha acımasızdı: “Herkes eşit” derken, eli silah tutabilen herkesi askere aldı, vergiye bağladı. Fransa Taht boşaldı, ama taç yeni bir kafaya geçti.

Rus Devrimi (1917)
Çar’ı devirdi, “işçi sınıfı” diye iktidar oldu sanıyıorlardı. Lenin, Stalin geldi. köleler hâlâ köleydi, ama bu sefer “Devletin Kölesi” oldular. Gulag’lar, toplama kampları… 

Haiti Devrimi (1791-1804)
Köleler (Afrikalılar) Fransızları yendi, ilk siyahi  cumhuriyet kuruldu. Ama sonra ne mi oldu? Toussaint Louverture öldürüldü, Dessalines diktatör oldu. Halk özgürleşmedi; sadece efendinin rengi siyaha döndü. 

Kolonyal Hindistan – Gandhi sonrası

İngilizler Hindistan’ı sömürürken, Gandhi “şiddetsiz direniş” dedi – ama asıl silahı susmak oldu. Tuz yürüyüşünde, milyonlarca insan sadece ileri doğru yürüdü. Gandhi “özgürlük” yerine , “kendine yeterlilik” dedi. Köle, efendiyi öldürmedi, efendiyi “GEREKSİZ” kıldı.
İngilizler gitti, ama “özgürlük” geldi mi? Hayır. Yeni efendiler: Bürokrasi, Kast Sistemi, Yolsuzluk ile yerini aldı. Gandhi’nin “kendine yeterlilik” hayali, fabrika işçilerine, köylülere yeni zincir olmaktan kurtaramadı. Efendi beyazdan kahverengiye döndü, ama köle hâlâ tarlada, fabrikada masa başında Akılda…

Apartheid sonrası Güney Afrika (1994)
Mandela özgürlük kelimesine kuvvet verdi, ama ne değişti? Beyaz efendi gitti, siyah elit yükseldi. Düşük Ücret, Korku, Utanç ile köle eski haline geri döndü.

Zincir, “ırk”tan “sınıf”a geçti – ama hâlâ  bir ucu gölgede saklanan Efendinin elinde duruyor.

Köle efendiyi öldürdüğünü düşünür, ama “kölelik” ölmez. Çünkü köle, efendisizliği hayal edemiyor. O yüzden ya yeni efendi yaratıyor ya da eski efendinin gölgesinde yaşıyor.

Çin – Mao’dan Xi’ye (1949)

Mao, “halkın kurtuluşu” diye geldi. Köylüler efendileri (toprak ağaları, feodal beyler) öldürdü, toprak halka dağıttı. “Büyük Atılım”, “Kültürel Devrim” sloganlarıyla  milyonlar öldü, aç kaldı.  Katliam öyle büyüdü ki Kuşları bile öldürdüler…

Yeni efendi: Parti. Köleler “devrimci” diye sevindi, ama zincir değişmedi, sadece “komünist” etiketi takıldı. Bugün Xi Jinping altında aynı: “Çin Rüyası” diye pompalanıyor, ama herkes kredi puanıyla, sosyal krediyle, gözetim kameralarıyla yaşıyor.

Köle, efendiyi “kızıl” yaptı. Ama efendi hâlâ efendi: sadece daha akıllı, daha görünmez. Halk “özgürlük” diye değil, “istikrar” diye susuyor. Suskunluk burada zorunlu – çünkü isyan edersen, “vatan haini” oluyorsun.

En çarpıcı kısım:

Tiananmen Meydanı 1989’da tanklar geçti, öğrenciler öldü. Bugün o meydanda selfie çeken gençler var – ama kimse “tank” demiyor. Efendi kazandı: köle artık “hayır” demeyi unuttu. Sadece “evet” diyor, gülümsüyor.

Köle Efendiyi Deviriyor, Ama “Kölelik” Devrilmiyor. Çünkü Köle, “Ben Efendi Olacağım” Diye Düşünüyor – “Efendisiz Olacağım” Diye Değil.

Mısır Köleliği – Çıkış (MÖ 13. yüzyıl)
Yahudiler Mısır’da köleydi – Firavun efendi. Musa “özgürlük” diye yola çıktı, 

Babil Sürgünü – Tapınak Yıkımı (MÖ 586)
Nebukadnessar efendiydi, Yahudileri sürdü. 

Diaspora ve Ortaçağ – “Yahudi”nin Köleliği

Avrupa’da Yahudiler “köle”ydi (dünyanın her yerinde olduğu gibi)

Holokost – Nazi Dönemi (1933-1945)

Hitler efendiydi, Yahudileri “ırksal köle” yaptı. Altı milyon öldü. “Özgürlük” diye kurtuluş geldi, ama ne değişti? Yeni efendi: “İsrail devleti”. Yahudiler “kendi toprağımız” diye sevindi – ama şimdi? Filistinliler “köle” oldu. Metafor: Zincir “Nazi”den “siyonist”e geçti. 

ABD VE AVRUPA’DAKİ YAHUDİ DİASPORASI

Firavun, Nebukadnessar, haçlılar, Hitler, zulmünden sonra “kendi devletleri”var. Ama kölelik? Hâlâ devam ediyor. Çünkü “özgürlük” diye başlattıkları holokost, sonunda yeni bir efendi doğurdu. SİYONİZM

Siyonizm, başlangıçta Yahudilerin “köleliğinden” kurtuluş vaadiydi: Diaspora’da ezilen, pogromlarla (zulmetmek, şiddet kullanarak yok etmek) korkan, antisemitizmle damgalanan halk “kendi toprağına” dönecek, “efendisiz” olacaktı.

KÖLELİKTEN ‘ÖZGÜRLÜK’E GEÇİŞ

19. yüzyıl sonu: Herzl “Yahudi Devleti” diye yazdı. “Avrupa’nın kölesiyiz” dedi. Filistin’e göç başladı. Köleler (Yahudiler) “efendi”yi (Avrupa kralları, Osmanlı) terk edip, “kendi efendiliğini” kurdu.

YENİ EFENDİ DOĞUŞU

1948’de İsrail kuruldu. “Özgürlük” diye kutlandı Filistinliler (yerli halk) gelenlerin onları “köle” yapacaklarını bilmiyordu.

Efendi Köleyi Tanır, Köle De Efendiyi… Ama Efendi Olan Köleyi Kim Tanır?

Filistin halkı topraklarından sürüldü, mülteci kamplarına hapsedildi. Siyonizm “Yahudi’nin kurtuluşu” diye başladı, ama sonunda “Filistin’in efendisi” oldu. 

İsrail, “güvenlik” adı altında ordusunu büyüttü, duvarlar ördü, yerleşimler yaptı. Köle (Filistinli) artık “terörist” diye damgaladı. Yahudiler bu katil ordusuyla “Holokost’tan kurtulduk” diyor – ama kendileri “yeni Holokost” yaratıyorlar. Sessizlik burada Efendi, kölesiz yaşayamıyor – çünkü “düşman” olmadan “var” olamıyor.

Döngünün en sinsi hali…

Bugün Siyonizm, “demokratik devlet” diye pazarlanıyor. Ama gerçek de Gazze’de bombalar düşüyor, Batı Şeria’da evler yıkılıyor. Yahudi halkı “özgür” kendini özgür sanıyor. Ama yeni efendisinin kölesi oluyor. Yani Siyonizm Modern Çağın yeni efendisi oldu. 

Siyonizm, kölenin “ben efendi olacağım” hayaliyle kandırdı. Gerçekleşti – ama efendilik, yeni bir köle doğurdu. Zincir kırılmadı; sadece renk değiştirdi: “Yahudi”den “Siyonist”, “Filistinli”den “işgal altında”.

İsrailli bir genç, “barış” diye mırıldanır, ama tankın arkasından bakar. Filistinli bir anne, “özgürlük” diye dua eder, ama duvarın ötesinde susar. İkisi de “efendiyi” görmez – çünkü artık efendi “SİYONİZM”dir.

Bu ilişki, döngünün en acımasız hali: Köle efendiyi öldürmedi, köle efendi oldu.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!