1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Dervişoğlu’ndan DEM Parti’nin ‘normalleşme’ çağrısına yanıt

Dervişoğlu’ndan DEM Parti’nin ‘normalleşme’ çağrısına yanıt

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın "Siyasi iklimin normalleşmesi için bir araya gelelim" çağrısına yanıt verdi. Dervişoğlu, "Bunun bizi kapsadığı kanaatini taşımıyorum. Çünkü onların çerçevesini çizdiği ihanet komisyonuna oturmadık. Şimdi yeni kuracakları masalara oturmayacağımızı da herkes iyi bilir" ifadelerini kullandı.

featured

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Dervişoğlu, konuşmasında “Türkiye’yi seçime götürecek yol beyhude çıkışların değil hakikatin yoludur. Milletten hiçbir gerçek saklanmamalıdır. Zaten herkes biliyor ki kral çıplaktır” dedi.

Bölücü açılım sürecine yönelik tepkilerini sürdüren Dervişoğlu, “ABD ve İsrail’le temas kurmuş, paraya ve silaha kavuşmuş İranlı bölücü grupların Öcalan denen caniyi dinleyeceğini düşünmek, ihanet değilse bile ağır bir zihinsel yetersizliktir” diye konuştu.

“Milletin kanına girmiş, vatan toprağına göz dikmiş terörist elini kolunu sallayarak geziyor” diyen Dervişoğlu, İkizköylülerin direnişini hatırlatarak “Vatanını, toprağı, evini savunan evlatlarımız, Esra Işık evladımız da hapse atılıyor, cezalandırılıyor” ifadelerini kullandı.

Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

AKP Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın erken seçim tartışmalarına ilişkin 2027 ve 2028’i işaret eden sözlerine karşılık veren Dervişoğlu, Türkiye’nin zaman kaybetmeden seçime gitmesi gerektiğini söyledi.

Elitaş’ın “Bu, 2027 olabilir ama seçimlerin 7 Mayıs 2028’de yapılması zorunda. Seçim için en uygun tarihi Haziran ile Kasım arasında görüyoruz” sözlerinin hatırlatılması üzerine Dervişoğlu, “Siyaset değerlidir. Ben, Türkiye’de hemen seçime ihtiyaç duyulduğu kanaatini taşıyorum. Çünkü Türkiye yönetilemiyor. Hiç kimse süreçte yaşananları sulandıracak adımlar atmasın, milleti de farklı farklı tartışmaların içine çekmesin. Ben gerekçemi söylüyorum ve diyorum ki Türkiye yönetilemiyor. Demokrasilerde eğer ülkeyi yöneten iktidar yönetmeyi beceremiyorsa bunun çaresi seçimdir” dedi.

‘İHANET KOMİSYONUNA OTURMAYACAĞIZ’

Dervişoğlu’na, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Siyasi iklimin normalleşmesi için bir araya gelelim” çağrısı da soruldu.

Çağrının kendilerini kapsamadığını söyleyen Dervişoğlu, “Bunun bizi kapsadığı kanaatini taşımıyorum. Çünkü onların çerçevesini çizdiği ihanet komisyonuna oturmadık. Şimdi yeni kuracakları masalara oturmayacağımızı da herkes iyi bilir. Ama yine de sorunuz için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

‘KRİZ ARTIK NORMALİMİZ OLMUŞ’

Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Milletin kanına göz dikmiş olanlar ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Toprağını korumak isteyen Esra Işık gibi kardeşimiz ise hapse atılıyor.

Yanı başımızda bir enerji savaşı yaşanıyor. Biz ise havzalarımızın üzerine bina dikiyoruz. Memleketimizin dört bir yanı maden sahasına çevrilmiş. Vatandaş direnmesin de ne yapsın? Tüm Karadeniz’e selam olsun. Mücadelenizin yanındayız.

Kriz artık normalimiz olmuş. Her şeyi değiştirmek bizim elimizde. İyi Parti olarak tüm arkadaşlarıma çağrım şudur. Nerede bir ağaca göz dikilirse biz orada olacağız, vatandaşımızın hakkını orada müdafaa edeceğiz.

Sürekli uygulamaya konan senaryo adım adım gerçekleşiyor. Trump, İran’a dokuzuncu kez süre verdi. Farklı sonuçlar var.

Dün gece açıklanan ateşkese rağmen belirsizlik devam ediyor. Bu savaşın İran’ın iç yapısını sarsan sonuçlar üretme ihtimali hâlâ yüksek. İran’daki kriz bir iç savaşa dönüşebilir. Bu, İran’ı dağıtabilir. Türkiye için asıl tehlike de burada başlamaktadır. Bunu haftalardır söylüyoruz. İranlı muhaliflere silah gönderildiği ortaya konmuştur.

‘ÖCALAN’I DİNLEYECEKLERİNİ DÜŞÜNMEK ZİHİNSEL YETERSİZLİKTİR’

Türkiye’nin kapısına dayanabilecek yeni bir jeopolitik durumdan söz ediyoruz. Öcalan denilen cani üzerinden yürütülen tezgâha derhal son verilmelidir.

Suriye’de denklem dış desteklerle kurulmuştur. Öcalan’ı dinleyeceklerini düşünmek zihinsel yetersizliktir.

‘DERHAL BİR ENERJİ TASARRUF PLANI OLUŞTURULMALIDIR’

Üstünlerin hukuku ile milli birlik olmaz. Bir vatandaşa başka, diğerine bambaşka şekilde davranılarak milli birlik olmaz. Bu, Cumhuriyet ile mümkündür. Cumhuriyet, iktidar gücünü sınırlamak demektir. Kim ki bunu istemiyorsa bilin ki o Cumhuriyet’e düşmandır. Yargıdaki keyfilik sona ermek zorundadır.

Millet aklı yeniden parlamentoyu işletmek zorundadır. Kapalı kapılar ardında, milletten kaçarak milleti yönetemezsiniz. Önce meşruiyeti güçlendireceksiniz. Bu da seçimlerle mümkündür.

İktidara çağrımdır: Derhal bir enerji tasarruf planı uygulanmalıdır. Korumalar artırılmalıdır. Nakliye şirketleri için indirim yapılmalıdır.

Kaynamayan tencere yalan söylemez, aslına bakarsanız devlet yalan söylemektedir.

Neymiş, mart ayı enflasyonu düşük gelmiş. Gerçekler değiştiriliyor. Zammın adı var ama hesapta yeri yok. Bu, halkla alay etmektir. Millete reva görülen bir zulümdür. Milletin cebinden para çalmaktır. Pazarlarda gerçek görülüyor. İktidar milletin cebinden çekilmeyi değil, milletin sofrasına çökmeyi tercih ediyor. İktidar hangi gündemi getirirse getirsin, milletin gündemi budur.

‘KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ KİME EMANET EDİLECEK?’

İktidar koltuğunu korumaya çalışıyor, ana muhalefet içine düşürüldüğü sarmaldan çıkmaya çalışıyor. Türkiye’nin hemen bir seçime ihtiyacı vardır. Bu iktidar artık bu ülkeyi yönetemiyor. Erken seçime ihtiyaç vardır. Milletten hiçbir gerçek saklanmamalıdır. Herkes de biliyor ki kral çıplaktır.

Sosyal medyada ciddi bir trolleşme var. Birçok parti trol orduları kurmuştur. Bizim trollerimiz yok. Pırıl pırıl gençlerimiz var. Dijital alan başıboş bırakılamaz.

Soruyoruz: Vatandaş bu kimlik bilgisini kime verecek? Kişisel verilerin güvenliği kime emanet edilecek? Verilerin Amerika’nın elinde olduğu söyleniyor.

En büyük krizi iktidar yaşayacaktır. Göreceğim o zaman yarattıkları trol orduları ne yapacak. Hepsini nüfusa mı geçirecekler, göreceğim. Milletimizin endişeleri haklıdır.

‘ZEHİR ZIKKIM OLSUN’

Yayın yasağı artık sıradan bir refleks olmuştur. Türkiye fişlemeyle değil, hukukun üstünlüğü ile toparlanır.

Hobi bahçeleri meselesi bile iktidarın fikrinin örneğidir. İktidar her gün yeni bir şey yumurtluyor. Şimdi de hobi bahçelerine sardılar. Yapılırken aklınız neredeydi? Sonradan mı aklınıza geldi tarım alanı olduğu? Vatandaşlar amacına uygun kullanıyor. Pandemi olunca da nefes alanı oldu. Tarıma fayda sağladıklarını da görüyorsunuz.

350-500 metrekare yeri ayıramıyor musunuz? Ne biçim Cumhurbaşkanısın sen? Milleti 40 katlı binalara hapsettiniz. Şimdi de tarım alanlarını koruduğunuzu söylüyorsunuz.

Önce bir kilo patatesin, salatanın fiyatını konuşacaksınız; hobi bahçelerini değil. Utanacaksınız…

Bir yüzükle geldin sen o makama. Kendin dedin. Bundan fazla ne varsa sana da zehir zıkkım olsun.

Temmuz ayında asgari ücret düzenlemesi mecburidir. Yarınlarımızı da mahvediyorsunuz. Gençlerimizin umudu düşüyor. Bu gençler yoksullaşıyor ve cesaretini kaybediyor. Gençler hayatlarından memnun değil. Mesele, işsizlikten daha fazlasıdır.

Tarihte ilk defa bir nesil, anne ve babalarından geri düşmüştür. Tehlike büyüktür. Gençlerimiz iş bulamıyor, ev bulamıyor. Çocuk sahibi olamıyorlar. Bir milletin sürekliliği gençleriyle mümkün olur. Güven yoksa o süreklilik de yıkılır. Aile politikası dediğiniz şey güven işidir. Konut seferberliği başlatılmalıdır. Bebek bakım merkezleri açılmalıdır. Çocuk sahibi olmak endişe sebebi olmamalıdır.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!