Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki silahlı saldırı sonucu 8’i öğrenci, biri öğretmen olmak üzere 9 kişinin hayatını kaybetti. Kentte eğitim-öğretime 2 gün ara verildi.
Silahlı saldırının ardından olayın faili olduğu belirtilen 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin okul hayatına dair çarpıcı bilgiler ortaya çıkmaya başladı. O öğrencinin öğretmenlerinden biri çocuğun sınıf içindeki davranışlarını ve genel profilini anlattı. Kamu görevlisi olduğu için adının açıklanmasını istemeyen öğretmenin ifadeleri, saldırganın içine kapanık ve sosyal açıdan izole bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. Eğitimci, saldırgan öğrencisine yönelik önemli bilgiler verdi.
Kısa Dalga’dan Gülseven Özkan’ın haberine göre öğretmen, öğrencinin düzenli olarak okula geldiğini, ancak derslere katılımının oldukça düşük olduğunu söyledi. Öğretmenin en net hatırladığı detay ise öğrencinin sürekli yazı yazması ya da deftere karalama yapması oldu. Eğitimci bu durumu “Zaten sınıfa hep gelen bir çocuktu, ama derste çok farklıydı. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi. Kafasını sıraya koyardı. Bazen önünde defter olurdu, bir şeyler yazar çizerdi, saatlerce defteri karalardı. En belirgin özelliği buydu” sözleriyle anlattı.
‘TENEFFÜSLERDE HEP YALNIZDI’
Zihinsel olarak öğrencinin sınıfta bulunmadığını ifade eden öğretmen, sosyal ilişkiler konusunda da dikkat çeken detaylar paylaştı. Eğitimci, öğrencinin arkadaş çevresinin neredeyse olmadığını vurgulayarak, “Teneffüslerde kendi başına takılırdı, dolaşırdı. Kimseyle muhatap olmazdı. Parkta, bahçede çocuklarla birlikte olduğunu hiç görmedim” dedi.
‘İÇİNE KAPANIKTI’
Öğretmen, öğrencinin karakterini tanımlarken “doğal olmayan” bir hali olduğuna dikkat çekti. Eğitimci, “Çok doğal bir çocuk değildi. Nasıl anlatayım bilmiyorum ama farklı bir hali vardı. Kendi içine kapanık bir çocuktu” diye konuştu.
Öğrencinin geçmişine ilişkin bazı iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin kesin olmadığını özellikle vurgulayarak, “Bir rehabilitasyon merkezine gitmiş olabilir diye duyduk, ama bu net değil. Rehber hocadan duydum ama o da sağlıklı değerlendirme yapamıyordu” ifadelerini kullandı.
Öğrencinin akademik başarısı konusunda ise çelişkili bilgiler bulunuyor. Öğretmen, önceki okul yönetiminin öğrenciyi “yüksek potansiyelli” olarak değerlendirdiğini “Eski müdür çok başarılı olduğunu söylüyordu. IQ’sunun yüksek olduğunu iddia etmişti” diyerek aktardı. Kendisi açısından ise “zeki” yönünde bir değerlendirme yapamayacağını söyledi.
Öğretmenler, öğrencinin derse ilgisizliği nedeniyle zamanla onu zorlamamayı tercih ettiklerini ifade etti. Eğitimci, “Derse katıl dediğimizde çok dinlemezdi. O yüzden öğretmenler de onu kendi halinde bırakıyordu” sözleriyle bu durumu açıkladı.
Saldırının ardından en çok merak edilen konulardan biri de öğrencinin geçmişte şiddet eğilimi gösterip göstermediği oldu. Öğretmen bu konuda net konuşarak, “Hiçbir zaman kavga ettiğini görmedim. Disiplinlik bir olayını da duymadım. Öğretmenlere ya da arkadaşlarına karşı bir öfkesi yoktu” dedi.
Öğrencinin evde oynadığı oyunlara ilişkin iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin doğrulanmadığını özellikle belirterek, “Evde şiddet içerikli, karşılıklı oynanan oyunlara yatkın olduğu söyleniyordu. Ama bunlar iddia, kesin diyemem” dedi.
Öğrencinin zaman zaman dikkat çeken davranışları da olduğu belirtildi. Öğretmen hatırladığı bir günü “Bir kere omzuna ceketini atmıştı, eller yanda yürüyordu. Sanki kendini öyle göstermek istiyordu ama emin değilim” sözleriyle özetledi.


