1. Haberler
  2. Analiz
  3. İspanya’nın 4. Çin ziyareti: ABD eksen ülke olmaktan çıkıyor!

İspanya’nın 4. Çin ziyareti: ABD eksen ülke olmaktan çıkıyor!

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

İspanya hükümetinin Çin’le stratejik yakınlaşma içerisine giriyor olması, Batı blokunun AB bölümündeki ayrışmayı, daha geniş perspektifte, Avrupa ile ABD arasındaki doğal ittifak denkleminin bozulduğunu gösterir; ancak gözden kaçırılan bir ayrıntı var: İspanya’nın sosyalist başbakanı Pedro Sanchez, Çin’e ilk kez gitmiş değil. Son 4 yıl içerisinde dördüncü ziyaretini gerçekleştirdi.

Sadece Trump’ın irrasyonel politikaları, Gröland’ı işgal etme niyeti, Kanada’yı ABD’nin eyaleti olmaya zorlaması ya da AB ülkelerine uyguladığı yüksek vergi tarifeleri, İspanyol hükümetinin yönelimini belirlemiş değil!
Bunu gözardı ederek yapılan yorumlar, gerçeği bütünü ile görememe sorununa neden olur.

SADE VE RASYONEL EKONOMİPOLİTİK

Sanchez’in iki temel talebi var: 1- Çin Halk Cumhuriyeti ile çok daha yoğun ticari ilişkiler; ithalat kotalarının esnetilmesi; mümkünse sıfırlanması. 2-Dünya ekonomisi ve huzurunu bozan İran’a yönelik saldırıların durdurulması için Pekin yönetimin daha etkin rol alması.

Birinci talep, azınlık hükümeti de olsa Sanchez liderliğindeki Sosyalist partinin, İspanya dış politikasına yön verme yeteneğini gösteriyor ve dört yıldan bu yana Iberya Yarımadası’nın en büyük ülkesi İspanya’nın dünyanın Kıta Avrupası ve ABD’ye sıkıştırılamayacağını tespit ettiğini gösteriyor.

AVRUPA, EKONOMİK DÉFICITS, ÇİN’İN TİCARET VE RUSYA’NIN KAYNAK POTANSİYELİ

İspanya başta olmak üzere AB’nin başat ülkelerindeki ticari açıklar/eksikliklerin (déficits) giderilmesinin yolu Çin ile daha yoğun ticari ilişkiler geliştirmekten geçiyor. Böylece, nominal değerler açısından hâlâ dünyada birinci ekonomik güç olarak gözükse de Amerika’nın ticaret paritesi, ticaret hacmi ve gelişimi bakımından artık Batı sistemini taşıyacak ağırlığa sahip olmadığını kanıtlıyor.

Sánchez ve partisi politik ve stratejik derinlik sergiliyor. Sade bir ekonomik realite üzerinden, rasyonel bir yön değişikliği… İspanya’nın çıkarları artık Çin, Rusya ve Küresel Güney ülkeleri ile buluşuyor.

Pedro Sánchez, İran’a saldırıların başladığı dönemden itibaren Rusya’dan, ülke tarihinin en büyük doğal gaz sevkiyatını gerçekleştirdi. – (El Pais, 16 Nisan 2026)

KÜRESEL İZOLASYON, MÜTTEFİKLER, VASALLAR

Gerçek bir ekonomi-politik başarı. Ukrayna ile olan savaşta, ısrarlı biçimde Rusya’yı suçlayan Avrupa, kendi ekonomik gerçeğinden hareketle artık Kremlin ile stratejik yakınlaşmayı tercih ediyor.

Daha önceki pek çok yazımda vurguladığım gibi, Beyaz Saray yönetimi müttefik ve vasallar (Körfez ülkeleri) cephesini koruyamıyor; bir sonraki adımda izole (aislado) olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Küresel Güney’in yüksek sesle telaffuz ettiği, dünya ABD’den ibaret değildir gerçeğini, İspanya, Beyaz Saray’ın öncülüğünü yaptığı Atlantik sistemi içinden söylüyor; söylemekle kalmıyor pratiğe geçiyor.

İspanya’nın 4 yıl içerisindeki dördüncü Çin ziyareti Batı cephesinin tek kutuplu dünya tasarımının iflâsını belgeledi.

Yeni dönem çok kutupluluk ile adlandırılacak.

Pedro Sánchez’e küresel ölçekteki Çinli iletişim ve telekomünikasyon şirketleri yeni üst düzey teknolojik işbirliği projeleri sundu, rekabetçi endüstriyel ve lojistik ekosistemini tanıttılar. Sánchez, üniversite öğrencilerinin katılımı ile gerçekleştirilen konferansta, çok taraflılığı ”ölü olarak görenlere” karşı uzun süredir savunduğu çok taraflılık (Çok Kutuplu Dünya) destekleme pozisyonunu yineledi ve bu bağlamda, adını açıkça anmasa da, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’a göndermede bulundu. Sánchez, Çinli mevkiidaşları ile birlikte İsrail’in Filistin ve Ortadoğu’da yaptıklarının uluslararası hukuk ve insanlığa aykırı olduğunu yüksek sesle bir kez daha vurguladı.

Ayrıca, ‘Uluslararası hukuk her şeyin temelidir’ diyerek, Çin’in işbirliği olmadan iklim değişikliğiyle mücadele ya da eşitsizlikle mücadele gibi diğer hedeflere ulaşılamayacağını vurguladı.

ÇOK KUTUPLU DÜNYA İHTİYACI: EKSEN KUZEY AMERİKA’DAN KÜRESEL GÜNEY’E KAYIYOR

Pedro Sánchez, İspanya ve tüm Avrupa Birliği ile Çin arasında dengeli bir ticaret ilişkisi adına çağrısını yineledi, dengesizliğin kısa ve orta vadede “sürdürülemez” olduğunu söyledi. – (El Confidencial, 13 Nisan 2026)

Bununla birlikte, Çin’in Avrupa Birliği ile olan ticaret dengesizliğini “sürdürülemez” olarak nitelendirdi ve Pekin’i pazarını Avrupa ithalatına açmaya çağırdı. – (Channelnewsasia, 13 Nisan 2026)

Bu açıklama dâhi, tersinden okunmayı gerektirmeyecek ölçüde sarih: Avrupa Çin ile ticari, siyasi ilişkileri geliştirmeye mecbur.

İspanyol başbakan, hafta başında başlattığı Çin ziyaretinde 19 anlaşma ile geri döndü:

“Çin, Avrupa’yı ve İspanya’yı yatırım yapılacak bir yer ve sanayi projeleri başlatılacak bir ortak olarak görmeli. Bu dengeyi sağlamak için anlayış ve çalışma isteği buldum. Bunun kanıtı da bugün imzaladığımız anlaşmalarda yatıyor. Çin ile bağları güçlendirmenin ve saygıya ile rasyonel bir yaklaşıma dayalı açık bir ilişki kurmanın İspanya ve Avrupa’nın çıkarınadır” – (Cadena SER, 14 Nisan 2026)

NATO VE WASHINGTON, MESAFELİ DURULMASI GEREKEN GÜÇ!

İspanya-Çin yakınlaşmasından toplamda çıkaracağımız sonuç, bundan böyle, Avrupa için dünya politikasında tek gücün ABD olmadığı gerçeğidir. İlâve olarak, Amerikan yönetimleri küresel belirleyici rolünü kaybetti, İran ve Ortadoğu başta olmak üzere Beyaz Saray’ın sorun yarattığı her bölgede, Avrupa çözüm için yönünü Çin ve Rusya’ya dönmek zorunda kaldı; ABD artık eksen değil, mesafeli durulması gereken bir güç…

Böyle kabul görmeye başladığı için Fransa, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz için Paris’te düzenlenen kritik zirvede NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i davet etmedi.

Financal Times’ın öne sürdüğü gibi bu karar zirvenin sadece devlet başkanları düzeyinde tutulmasının isteniyor olmasından kaynaklanmıyor.

NATO ve AB’nin içindeki Beyaz Saray uzantıları artık geçer akçe değil.
Ana hatları ile belirginleşen -Çok Kutuplu Dünya-, Avrupa’nın kendi içinde ve Whashington’la olan doğal işbirliğindeki bölünmeyi hızlandırıyor.

“Medeniyetlerin niteliği, kritik tarihi dönüm noktalarında kendini gösterir. İspanya, Çin, Rusya, Türkiye, İtalya ve Mısır’ın Siyonist rejimin (İsrail) savaş kışkırtıcılığı ve suçlarına karşı duruşları, derin kültürel ve tarihsel köklerinden kaynaklanmaktadır.” – İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 14 Nisan 2026)

TÜRKİYE, İRAN VE KÜBA YENİ UFUKLAR

Yeni ittifak arayışları, Türkiye’nin uluslararası planda daha geniş ufuklara seyrini sağlayacak.
Yıllardır ağır ambargolara karşın ayakta kalan Küba’nın, ABD’nin açık tehdidine karşı daha fazla sayıda ülkeyi yanında bulmasını sağlayacak.

Bu koşullarda, Rusya’nın savaş hâlinde olduğu Ukrayna’ya silâh sevkiyatını savaş nedeni sayacağını ilân etmesi, dünyanın en büyük silâh ithalatçısı ABD’nin bir başka cephe açmaya imtina etmesini sağlayacak.
Küba’da, Havana yönetimi, bütünü ile olmasa da, yakın planda Whashington merkezli saldırı olasılığını ortadan kaldıracak.

Siyasi planda kazanan İran, müzakere masasında da istediği sonucu alacak.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!