Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, TBMM Genel Kurulu’nda toplantı yeter sayısının sağlanamaması nedeniyle birleşimlerin sık sık kapanmasına tepki gösterdi.
Erdoğan, vekillere “Hiçbirimizin milletin umutlarını boşa çıkarma lüksü yok. Eğer milletimiz buraya kendisini temsil etmek üzere gönderdiyse bu kutsal görevimizi bahane aramadan engellere takılmadan muhalefetin tuzaklarına düşmeden layıkıyla icra etmek zorundayız” sözleriyle seslendi.
‘HALKIMIZ BİZDEN HİZMET BEKLİYOR’
Erdoğan, şunları söyledi:
“Halkımız bizden hizmet bekliyor, proje ve eser bekliyor. Dertlerine derman olacak reçeteler bekliyor. Hiçbirimizin hangi sebeple olursa olsun, milletin umutlarını boşa çıkarma lüksüne sahip olduğunu tekraren dile getirmek isterim.
Eğer milletimiz buraya kendisini temsil etmek üzere gönderdiyse bu kutsal görevimizi bahane aramadan engelere takılmadan muhalefetin tuzaklarına düşmeden layıkıyla icra etmek zorundayız.
‘ASLİ GÖREVİMİZ…’
Özellikle siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclis’i tıkamasına, yasama faaliyetlerini engellemesine müsaade edemeyiz. Şunu lütfen unutmayın, biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek Meclis’in çalışması demektir.
Gerek komisyon, gerek genel kurul boyutuyla yüce Meclis’in yasama vazifesini tam ve eksizsiz şekilde yapılmasını sağlamak iktidar partisi olarak bizim asli görevimizdir. Sizlerden bu vazifeyi partimize ve değerlerimize yakışır bir biçimde en güzel ve en verimli şekilde yerine getirmenizi bekliyorum.”
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Aynı şekilde tarih boyunca İ’la-yı kelimetullah uğrunda feda-i can eyleyen aziz şehitlerimizi tazimle anıyor, Rabbim cümlesinin ruhunu şad, mekanını inşallah cennet eylesin diyorum. Kut’ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferi’mizle milletimizin mücadele azminin yanı sıra ordumuzun kurmay zekasını ortaya koyan muhteşem bir askeri başarı hikayesi olarak ortaya çıkmıştır. Kut Zaferi ile Bağdat’ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1. Dünya Savaşı’nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde, başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subay ile toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır.
Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa bakınız askerlerini nasıl tebrik etmiştir: ‘Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında, şühedamızın ruhları şad-ü handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum’. 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken, onlara aynı zamanda şunları emrediyordu: ’18. Kolordunun aslan yürekli erleri, Cenabıhakk’a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut’ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum.’ Evet, Kut’ül Amare Zaferi işte böyle karşılanmış, tarihimize şanla, şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak milli hafızamızda yerini almıştır.”
Erdoğan, Kut Zaferi’nin, belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen ‘I. Dünya Savaşı’nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi’ yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olduğunu vurguladı.
‘TÜRK, KÜRT, ARAP’ VURGUSU
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mesela köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdi, Berzenciye Seyyidleri, Niayn Seyyidleri, Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Yine tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, bizim sık sık altını çizdiğimiz, Türk, Kürt, Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut’ül Amare’de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale’de de şahit oluyoruz, Saraybosna’dan, Üsküp’ten, Bakü’den, Kudüs’ten, Bağdat’tan, Şam’dan, Halep’ten nice kardeşimiz Çanakkale’de ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş, kara toprağı al kanlarıyla birlikte sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kut’ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği çok net görülmüştür.”
Erdoğan, “Bölgemizin içinden geçtiği sancılı dönemde köken, meşrep, mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Bölgemizde ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek tarihimize, istikbalimize ihanet olacaktır. Hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz.” dedi.
Erdoğan, “Gerilim siyasetiyle, kutuplaştıran polemiklerle, millete faydasız sahte, sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Bunların hiçbirinde yokuz. Olmadık, olmayacağız. Rabbim ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek, inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız.” açıklamalarında bulundu.
Erdoğan, “Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor, kürsüde tehditler savuruyor. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı arttırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz. Alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, “Bizim CHP’deki Bizans oyunlarıyla uğraşacak ne vaktimiz ne niyetimiz ne de bunlara ayıracak vaktimiz var, midemiz var.” şeklinde konuştu.
Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’nda Yatırımlar İçin Güçlü Merkez şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı yakında Meclis’imizin takdirine sunacağız.” dedi.
Bölücü açılım sürecine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar gerçeklerle değil tamamen vehimleriyle hareket etmektedir. Olumlu bir atmosfer vardır, yapılması gerekenler bellidir, süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir.” açıklamalarında bulundu.