AB: Kazan-kazan durumu istiyoruz

Avrupa Birliği (AB), Türkiye ile ilişkilerde yapıcı diyalog ortamına ihtiyaç bulunduğunu ve kazan-kazan durumu istediklerini bildirdi.

AB: Kazan-kazan durumu istiyoruz

AB Komisyonu sözcüleri, düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtladı. 

Sözcülerden Peter Stano, Türkiye ile ilişkilerde son aylarda tutumlarını ortaya koyduklarını ve Türkiye'den adım beklediklerini söyledi.

"Yapıcı adımlar ve gerginliğin düşürülmesi, Türkiye ile AB'nin yapıcı ilişkilere sahip olması her iki tarafın da çıkarına." diyen Stano, şöyle devam etti:

"Yapıcı bir diyalog ortamına ihtiyacımız var. Bu sayede ilişkilerimizi AB halklarının ve Türk halkının faydasına olacak şekilde ilerletebiliriz. Türkiye ve AB birçok alanda ortaktır. Biz kazan-kazan durumu olmasını istiyoruz. Türkiye'den gelen olumlu açıklamaları duymak bizim için iyi ama aynı zamanda önemli olan gerçekler, eylemler ve gerginliği düşürücü, AB üyeleriyle yapıcı bir diyalog kurulmasını sağlayacak çabalardır."

AB İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELERDEN MEMNUN

Türkiye ile Yunanistan arasında istikşafi görüşmelerin başlayacağı haberlerini değerlendiren Stano, ikili anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesini istediklerini belirterek, "Müzakerelerle ilgili haberleri memnuniyetle karşılıyoruz. Somut sonuçları olan yapıcı bir diyalog olmasını ümit ediyoruz." diye konuştu.

'HANGİ AŞIYI KULLANACAĞI TÜRKİYE'NİN KENDİ KARARI'

AB Komisyonu, Türkiye’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede kullanılan CoronaVac aşısının AB tarafından onaylanmadığı ve bu durumda Türk vatandaşlarının gelecekte bu aşıyı olduktan sonra AB ülkelerine seyahat edip edemeyeceği sorusunu da yanıtladı:

Komisyon sözcülerinden Dana Spinant, "Vatandaşlarını Kovid-19’a karşı korumak için hangi aşının kullanılacağı elbette Türkiye'nin kararıdır. Tabii ki Türkiye AB’nin aşılarının aynısını kullanmak zorunda değildir." ifadesini kullandı.

Pek çok ülkenin vatandaşlarını aşılamaya başladığını anımsatan Spinant, "Birçok ülkede aşı olan vatandaşlar için aşılanmanın kanıtlanacağı belge hakkında çeşitli düzeylerde tartışmalar oluyor." dedi.

Spinant, "aşı pasaportu" veya "aşı sertifikası" konusunun Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) de gündeminde olduğunu hatırlatarak, "AB, aşılanmanın kanıtlanması ve bunun karşılıklı olarak tanınması konusunu henüz tartışmadı. Bu konuda bir karar alınmadı." diye konuştu.

AB'DE AŞI SERTİFİKASI TARTIŞMALARI

AB, aşı yaptıran kişilerin bunu tıbbi açıdan kanıtlayan bir belge olması gerektiğini savunuyor. Aşılanan kişilerin ne tür imkanlara sahip olacağı konusunda üye ülkelerin kendi içlerinde ve AB düzeyinde çeşitli seviyelerde tartışmalar yapılıyor.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, AB genelinde seyahatlerde kullanılmak üzere aşı sertifikası oluşturulmasını önermişti. Bu konuyla ilgili AB'nin bir uygulamaya geçebilmesi için siyasi karar alınması gerekiyor.

AB liderleri 21 Ocak'ta Kovid-19 salgınını görüşmek üzere video konferans yoluyla toplantı düzenleyecek. Konunun bu toplantıda ele alınması bekleniyor. 

AB Komisyonu, AB ülkeleri arasında karşılıklı olarak tanınacak ve seyahatleri kolaylaştıracak bir "aşı sertifikası" oluşturulmasına sıcak bakıyor. Ancak bu tür bir sertifikanın aşı olanlara ne tür imkanlar getireceği veya aşı olmayanları nasıl kısıtlayacağı gibi konuların hassas şekilde tartışılması isteniyor. Bunun siyasi bir karar olmasının yanı sıra yasal boyutlarının da bulunduğu hatırlatılıyor.