'AB ve Türk bayrağını yan yana görmek istemiyoruz'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi'nde yaptığı konuşma sırasında bir milletvekili "Türk yıldızı AB bayrağının yıldızlarını gölgede bırakıyor" diyerek AB bayrağı ile Türk bayrağını yan yana gösteren logoyu görmek istemediğini söyledi. Bunun üzerine Türk bayrağı ekranlardan kaldırıldı. Çavuşoğlu, "Türkiye ile iş birliğinden bahsediyorsunuz ama bu 2008'den beri kullandığımız bu logoyu görmeye bile katlanamıyorsunuz" karşılığını verdi.

'AB ve Türk bayrağını yan yana görmek istemiyoruz'
'AB ve Türk bayrağını yan yana görmek istemiyoruz'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Afrika’da yaptığı resmi ziyaretler kapsamında geldiği Senegal’de, görüntülü konferans yoluyla Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi’ne hitap etti. Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın diyaloğa hazır olmadığını ifade ederek, “Türkiye ve Yunan liderlerinin politika danışmanları da birçok toplantı yaptılar. Ve neticede biz askeriyelerimiz ordularımız arasında güven artırıcı önlemler alabilmek adına da bir karar aldık. Ortak bir beyanat da verecektik 7 Ağustos'ta. Ama bundan kısa bir süre önce maalesef Yunanistan, Mısır ile yapılan anlaşmayı onayladı ve bizimle bir anlaşmaya girme konusunda bir adım attı. Dolayısıyla Yunanistan Türkiye ile diyaloğa girmeye hazır değildir” dedi.

'YUNANİSTAN TARAFI DİYALOG GİRİŞİMLERİNİ REDDETTİ'

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye ile Yunanistan’ın diyalog girişimlerinin reddettiğini ifade ederek, “Ben Malta'daydım, 18 Mart'ta göçle alakalı bir deklarasyon da yapmıştık orada. Sayın Merkel'in danışmanları da oradaydı. Bunları öğrendikten sonra hayal kırıklığına uğradılar. Yunanistan güvenilirliğini kaybettikten sonra biz çalışmalarımıza başladık. Batı Trakya'daki Türk azınlığı da taciz etmeye başladılar. Bu insanlar masum insanlar. Biz Almanya'nın arabuluculuk faaliyetlerini destekledik. Ben de Yunanistan Dışişleri Bakanı ile bir araya gelmeyi kabul ettim. Ama Yunan tarafı reddetti” diye konuştu.

'TÜRKİYE’NİN POZİSYONU ULUSLARARASI HUKUKA UYGUNDUR'

Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in açıklamalarından sonra Yunanistan’ın diyalog konusunda geri adım attığının altını çizerek, “3 Eylül'de NATO genel sekreterinin yaptığı açıklamaya olumlu yanıt verdik. Yunanistan baştan evet dedi ama sayın genel sekreter bunu açıkladıktan sonra hayır dediler. Biz önkoşul olmadan diyaloğa hazırız. Yunanistan inat ediyorsa, biz de o zaman kendi önkoşullarımızda ısrar ediyoruz. Kıymetli Avrupa Parlamentosu üyeleri ve kıymetli dostlarım; Türkiye'nin pozisyonu uluslararası hukuka uygundur” ifadelerini kullandı.

'YUNANİSTAN’IN MAKSİMALİST İDDİALARI VAR'

Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan’ın deniz yetki alanları konusunda maksimalist iddiaları olduğunu vurgulayarak, “Ülkelerin deniz yetki alanlarıyla da kesinlikle bir anlaşma yapılması gerekmektedir. Yunan adalarına orta hattın yanlış tarafında kalan, bizim tarafımızda kalan adalara bu noktada ekonomik münhasır alan izni verilmemelidir. Bu noktada sınır tanımamak veya hak sahibi olmak birbirinden farklı kavramlardır. Yunanistan'ın bu noktada maksimalist iddiaları var. Yunanistan 10 kilometrekarelik bir adayı bile kullanıyor. Ki bu ada bizim kıyılarımızın 2 kilometre uzağında. Yunanistan'ın ana karasına 550-600 kilometre uzaklıkta” dedi.

'KOŞULSUZ DİYALOĞA HAZIRIZ'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin iyi ilişkiler konusunda koşulsuz diyaloğa hazır olduğunu ifade ederek, “Bizim AB ile ilişkilerimiz inişli çıkışlı ama biz her zaman için diyaloğu devam ettirmek istiyoruz. Biz AB'nin aklıselim ve rasyonellik eksenine oturmasını istiyoruz. Bizim kendi egemenlik haklarımızın karşısında AB'nin caydırıcı adımlar atmasını istemiyoruz. Burada Sevilla haritasıyla ilgili de birçok şey söylendi. Yunanistan ve Kıbrıslı Rumların bu noktadaki amaçlarının sadece ve sadece dayanışma adına desteklendiğini görüyoruz. Biz Yunanistan ve AB ile daha iyi ilişkiler konusunda koşulsuz diyaloğa hazırız” diye konuştu.

TÜRK BAYRAĞINI KALDIRDILAR

Toplantıda bir AP milletvekili AB bayrağı ile Türk bayrağını yan yana gösteren logoyu görmek istemediğini söyledi. “İki bayrağın karıştırılma şekli hoşuma gitmedi. Çünkü AB bayrağındaki yıldızlardan bazıları Türk bayrağındaki yıldızın gölgesinde kalıyor. Bunu yapmamız gerektiğini düşünmüyorum" diyen milletvekili "Bu yüzen belki sunum yeniden gösterilmeyebilir hatta yeniden gösterilmemeli" ifadelerini kullandı. Bu sözler üzerine Türk bayrağı ekranlardan kaldırıldı.

Bunun, AB Bakanlığının uzun yıllar logosu olarak kullanıldığını söyleyen Çavuşoğlu, "Türkiye ile iş birliğinden bahsediyorsunuz ama bu 2008'den beri kullandığımız bu logoyu görmeye bile katlanamıyorsunuz. Bu, yeni bir logo değil. Bu, iş birliğinin simgesidir." ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Rum kesiminin AB üyeliğine ilişkin Çavuşoğlu, bunun uluslararası hukuka ve birçok anlaşmaya aykırı olduğunu vurguladı. Çavuşoğlu, AB'nin de bunu kabul ettiğini ancak siyasi bir karar verildiğini kabul ettiğini belirterek "Yunanistan veya Rum kesimi haklıysa destekleyin ama biz sizden dürüst bir yaklaşım bekliyoruz. Eğer bir sorunun parçası olursanız Türkiye ile Yunanistan arasında veya Kıbrıslı Türkler ile Rumlar arasında nasıl ara buluculuk yapacaksınız?" diye konuştu.

'TÜRKİYE İLK ATEŞ EDEN OLMAYACAKTIR AMA...'

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de gerginlik istemediğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Türkiye'nin Oruç Reis gemisinin etrafındaki savaş gemileri, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kesin emir almıştır. İlk ateş eden olmayacaklardır ama bu gemiyi koruma görevleri vardır. Yunan gemileri Oruç Reis'i taciz ederse görevleri bunu durdurmaktır. Yunanistan bu tür girişimlerden kaçınmalıdır."

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının hakça paylaşılmasını talep ettiğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Biz bunu denedik ama işe yaramadı. Türkiye tüm girişimlerden dışlandı. Türkiye'nin hakları dışlandı. Şimdi tek taraflı adım dışında benim başka şansım yok. Yine de şu anda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dediği gibi Akdeniz'e tüm kıyısı olan ülkelerle hakça paylaşım için oturup konuşmaya hazırız." diye konuştu.

'KONUYU MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ANLAŞMA YAPMAMIZ LAZIM'

Çavuşoğlu, AP milletvekillerinden birinin adaların münhasır ekonomik bölge oluşturabileceği yönündeki sözleri üzerine, Türkiye'nin bu konudaki tezlerini destekleyen çok sayıda uluslararası hukuk kararı olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, örnek olarak 1985'teki Libya-Malta, 1977'deki Fransa-İngiltere, 2009'daki Ukrayna-Romanya, 2012'deki Nikaragua-Kolombiya arasındaki uluslararası hukuk kararlarını gösterdi. Türkiye'nin uluslararası mahkemeye karşı olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Aslında önce Yunanistan ile bu konuyu mahkemeye götürmek için anlaşma yapmamız lazım. Bu nedenle Yunanistan'a istikşafi görüşmeleri başlatmayı öneriyoruz. Bu görüşmeler iki ülke arasındaki tüm anlaşmazlıkları içeren görüşmelerdir ama önceki Çipras hükümeti de bu hükümet de bu görüşmeleri yeniden başlatmayı kabul etmedi. Biz Yunanistan'a ön koşulsuz masaya oturmayı öneriyoruz. Yunanistan ön koşullar için ısrar ederse benim de ön koşullarım olur." dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni neden imzalamadığı sorusunu yanıtlarken bu sözleşmenin bazı ciddi eksiklikleri olduğunu, birçok ülke gibi Türkiye'nin taraf olmamasının buna saygı duymayacağı anlamına gelmediğini ifade etti.

'YUNANİSTAN'IN HARİTALARININ AMACI TÜRKİYE'Yİ DAR BİR ALANA HAPSETMEK'

Ege Denizi'ndeki deniz mili tartışması hatırlatılan Çavuşoğlu, denizdeki durumu Yunanistan'ın 6 mil ve 12 mil karasuyu olması halinde iki ayrı haritayla milletvekillerine izah etti. Çavuşoğlu, "Yunanistan'ın Ege'de 12 mil karasuyu olması durumunda Türkiye uluslararası sulara erişemiyor. Size soruyorum. Bunu kabul edebilecek bir ülke var mı? Yunanistan'ın gösterdiği haritalarının amacı Türkiye'yi dar bir deniz alanına hapsetmek. Bu sizin için adilse hepinizle bu konuları tartışmaya hazırım." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin iyi niyet gösterdiğini belirterek Türkiye'nin, Almanya Başbakanı Angela Merkel temmuzda rica ettiğinde Doğu Akdeniz'deki arama çalışmalarına ara verdiğini hatırlattı. Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Aynı iyi niyeti ve jestleri Yunanistan'dan göremedik. Neden hep biz göstermek zorundayız? Neden Yunanistan veya Kıbrıslı Rumlar değil? Neden Yunanistan hakça paylaşıma yanaşmıyor? Bugün bu toplantıya katılanlar neden Rumlara hakça paylaşıma neden yanaşmadıklarını niye sormuyor? Böyle bir paylaşım ortak bir mekanizmayla veya ortak girişimle, ya da AB, BM mekanizmalarıyla olabilir. Hepsi Kıbrıs Türklerinin hakları olduğunu kabul ediyor ama AB sadece Rumların haklarını koruyor. Bu adil değil." 

'FRANSA, PKK'YI NEDEN DESTEKLİYOR?'

Fransız bir milletvekiline yanıt veren Çavuşoğlu, Türkiye'nin Fransız halkıyla sorunu olmadığını, iki ülkenin müttefik olduğunu, Suriye gibi birçok konuda aynı düşündüğünü söyledi. Çavuşoğlu, (Emmanuel) Macron'un açıklamalarının Türkiye karşıtlığı içerdiğini belirterek Türkiye'nin terör örgütü PKK'ya karşı düzenlediği operasyonlardan sonra Fransa'nın tutumunun değiştiğini söyledi. Çavuşoğlu, "Fransa, Suriye'yi bölmek isteyen PKK'yı neden destekliyor?" diye sordu.

Türkiye'nin İdlib'de yaptıklarıyla 3 milyon Suriyelinin AB'ye doğru gitmesini engellediğini belirten Bakan Çavuşoğlu, "Buna rağmen İdlib'de olduğumuz için bizi neden eleştiriyorsunuz?" dedi. 

'DESTEK VERMİYORSANIZ, AVRUPA'YA GİTMELERİNE İZİN VERİN'

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Suriyeliler için evler inşa ettiğini, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin destek sözü verdiğini ancak tutmadığını söyledi. "Bizim üzerimizde büyük yük var." diyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Bütün bunlara rağmen Türkiye'yi eleştiriyorsunuz. Eğer destek vermek istemiyorsanız Avrupa'ya gitmelerine izin verin. Bunu söylediğimizde Türkiye AB'yi tehdit ediyor diyorlar. Hayır etmiyoruz. Biz gerçekleri söylüyoruz ve birbirimize karşı dürüst olmalıyız."

Libya'da Türkiye'nin darbeci Hafter yerine BM tarafından tanınan meşru hükümet ile çalıştığını kaydeden Çavuşoğlu, Türkiye'nin girişimleriyle ülkede ateşkes ilan edildiğini söyledi. Çavuşoğlu, Libya'nın mülteci sorunuyla mücadelesi için Türkiye'nin yadım ettiğini dile getirdi. 

'AYASOFYA' YANITI

Çavuşoğlu, Ayasofya'nın ibadete açılması hakkındaki soru üzerine, buranın 1463'te cami olarak vakfedildiğini hatırlattı ve Ayasofya'nın korunmasına yönelik Türkiye'nin taahhütlerini yerine getireceğini, ibadethanenin herkesin ziyaretine açık olduğunu kaydetti.

Bir başka milletvekilinin AB'nin sınırlarının Yunanistan'dan başladığını söylemesi üzerine de Çavuşoğlu şunları söyledi:

"AB'nin sınırları Yunanistan'dan değil, güneyde Türkiye sınırlarıyla başlar. Bu nedenle İran ve başka ülkelerden gelen düzensiz göçü durduruyoruz. Açık kapı politikamız nedeniyle sıkıntı yaşıyoruz. AB ile 18 Mart bildirisine imza attık. Biz bütün yükümlülüklerimizi yerine getirdik ama bu ortak bildiriye bakarsanız AB'nin çoğu yükümlülüğünü yerine getirmediğini görürsünüz. Lütfen bu konuda da adil olun."