1. Haberler
  2. Dünya
  3. ABD basınında Türkiye hedefte: ‘Kontrol altında tutulmalı’

ABD basınında Türkiye hedefte: ‘Kontrol altında tutulmalı’

The Wall Street Journal’da yayımlanan bir makalede, ABD ve İsrail’in İran’dan sonra Türkiye’yi “kontrol altında tutması gerektiği” savunuldu. İsrail yanlısı gazeteci Bradley Martin, Türkiye’nin NATO üyeliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

featured

ABD’nin önde gelen gazetelerinden The Wall Street Journal’da yayımlanan bir makale, Türkiye’yi hedef alan ifadeleriyle tartışma yarattı. İsrail yanlısı gazeteci ve ABD Savunma Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürüten Yakın Doğu Stratejik Çalışmalar Merkezi Genel Müdürü Bradley Martin, kaleme aldığı yazıda İran’dan sonra Türkiye’nin “kontrol altında tutulması gerektiğini” savundu.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Orta Doğu’daki gerilimin tırmandığı bir dönemde yayımlanan makalede, İran’ın oluşturduğu iddia edilen “bölgesel tehdidin” etkisiz hale getirilmesinden sonra bölgede oluşacak boşluğu Türkiye’nin doldurmaması gerektiği ileri sürüldü.

‘TÜRKİYE KONTROL ALTINDA TUTULMALI’

Martin yazısında, ABD ve İsrail’in İran’ı etkisiz hale getirirken Türkiye’nin bölgede güç kazanmasının engellenmesi gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

“İran’ın oluşturduğu bölgesel tehdidi etkisiz hale getirirken ABD ve İsrail, Türkiye’nin onun yerini almamasını sağlamalıdır.”

Yazıda ayrıca Türkiye’nin son yıllarda ABD dış politikasından uzaklaştığı iddia edilerek Ankara’nın “kontrol altında tutulması” gerektiği öne sürüldü.

‘NATO ÜYELİĞİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ’

Makalede Türkiye’nin NATO üyeliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Yazıda, Türkiye’nin Batı ittifakı için “zor bir ortak” olduğu öne sürülerek Washington’un Ankara ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiği ifade edildi.

‘TÜRKİYE’NİN İRAN’IN YERİNİ ALMAMASI SAĞLANMALI’

Makalede şu ifadeler yer aldı:

“İran’ın oluşturduğu bölgesel tehdidi etkisiz hale getirirken, ABD ve İsrail, Türkiye’nin onun yerini almamasını sağlamalıdır.

Irak savaşından sonra İran, Saddam Hüseyin’in bıraktığı iktidar boşluğunu kullandı. İran, İslam Devrim Muhafızları teröristlerini sınırın ötesindeki Şii cihatçı grupları eğitmek için göndererek ABD’yi maliyetli bir işgale sürüklerken, İran’ın bölgesel etkisini genişletti.

Başkan Trump cumartesi günü yaptığı açıklamada, “İran güçleri Irak’ta yüzlerce Amerikan askerini öldürdü ve sakat bıraktı” dedi. “Rejimin vekilleri, son yıllarda Orta Doğu’da konuşlanmış Amerikan güçlerine, ABD donanma ve ticaret gemilerine ve uluslararası nakliye hatlarına sayısız saldırı düzenlemeye devam etti.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukukun “açık bir ihlali” olarak eleştirdi. Erdoğan ayrıca, İran’ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümünden “üzüntü duyduğunu” söyledi.

Ülkesinin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) önemli bir üyesi olan Erdoğan, ocak ayındaki protestolar sırasında hayatını kaybeden binlerce masum İranlıya hiçbir sempati göstermedi. Türk hükümetinin, Türkiye’de İran rejimine karşı protesto eden kişilerin tutuklanması konusunda Tahran ile işbirliği yapmayı kabul ettiği bildirildi. NewsNation’ın haberine göre, tutuklananlardan bazıları daha sonra İran’da idam edildi.

Erdoğan, İslam dünyasına liderlik etmek istiyor ve kendisini İslam’ın koruyucusu, bir tür modern Osmanlı sultanı olarak görüyor. Bu, Türkiye’nin İran konusunda NATO için neden kötü bir ortak olduğunu açıklıyor. Ankara’nın 2012 yılında İran’a, İsrail için casusluk yapan ve İran’ın nükleer silah programı hakkında bilgi toplayan 10 İran vatandaşının kimliklerini ifşa ettiği bildirildi. İsrail Mossad’ın eski başkanı Danny Yatom, bu olayı İran’ın nükleer programı hakkında istihbarat toplamaya çalışan Batılı kurumlara yönelik büyük bir darbe olarak nitelendirdi.

2015 yılında ABD öncülüğündeki Delta Force’un İslam Devleti’nin mali işler sorumlusu Abu Sayyaf’ın bulunduğu tesise düzenlediği baskında, terör örgütü ile Türk yetkililer arasında inkar edilemez bağlantılar ortaya çıktı. O dönemde IŞİD, karaborsada petrol satarak ayda milyonlarca dolar kazanıyordu.

Türkiye, Suriye mülteci krizini de Avrupa Birliği’nden tavizler koparmak için kullandı. Buna örnek olarak, AB’nin Ankara’nın bloğa düzensiz göçü durdurma taahhüdü karşılığında Türkiye’ye 6 milyar avro yardım sağlamayı kabul ettiği 2016 AB-Türkiye anlaşması ve Erdoğan’ın Türkiye’nin artık mültecilerin Avrupa’ya girişini engellemeyeceğini açıkladığı 2020 sınır krizi verilebilir. Yunanistan hükümeti bu eylemi “şantaj diplomasisi” olarak nitelendirdi.

NATO, Türkiye ile ilişkisini sürdürmeli mi? İran rejimi düştükten sonra Orta Doğu’daki rolü ne olmalı? Bu soruları değerlendirirken ABD, Türkiye’nin ABD dış politikasına karşı çıktığını ve müttefikleri için baş ağrısı olduğunu unutmamalıdır.”

MURDOCH AİLESİNE AİT

Söz konusu makale, medya patronu Rupert Murdoch’un sahibi olduğu medya grubuna bağlı olan The Wall Street Journal’da yayımlandı. Aynı medya grubunun Fox News kanalını da bünyesinde bulundurması dikkat çekiyor.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 6 Mart 2026, 12:01

    Siz bir de bizi kendilerine Türk diyemeyen güruhtan kurtulduktan sonra görün. Katil ve pedofil sürüsü.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!