ABD’nin 1950’de hazırladığı plan ile Kanal İstanbul’un ne ilgisi var?

ABD'nin 1950 yılında Ruslara karşı savunma amaçlı planladığı ve hayata geçirmeye çalıştığı Karadeniz Marmara Denizi Kanalı projesi haritası ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kanal İstanbul Projesi haritası arasındaki benzerlik yeniden gündemde.

ABD’nin 1950’de hazırladığı plan ile Kanal İstanbul’un ne ilgisi var?

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Doğan Kantarcı’nın geçen yıl yaptığı açıklamalar ve paylaştığı harita yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Kantarcı, BirGün’e yaptığı açıklamada, projenin geri dönüşü olmayan bir doğa tahribatına neden olacağını, projenin asıl sahibinin ise ABD olduğunu söyledi ve 1950 yılında çizildiği ifade edilen bir harita paylaşmıştı.

Prof. Dr. Kantarcı, projenin, “Karadeniz Marmara Denizi Kanalı” projesinin eski tasarımlarının güncellenmiş hali olduğunu söyledi. Kantarcı projenin asıl sahibinin ise ABD olduğunu ifade etti. Ruslara karşı savunma amaçlı ABD’nin 1950 yılında Marmara Denizi’nin ve İstanbul’un Ruslara karşı savunulması amacıyla Çatalca Yarımadası ve Gelibolu Yarımadası’na kanallar açmayı planladığını ifade eden Prof. Dr. Kantarcı, o yıllarda bir harita tasarlandığını dile getirdi. İngilizce isimlendirmelerin yapıldığı haritada ABD’nin önerdiği kanalın yeri ile Kanal İstanbul’un yapılacağı alan arasındaki benzerlik dikkati çekmişti.

ABD’NİN MONTRÖ PLANI

Veryasın Tv yazarı Metin Aydoğan da 15 Aralık tarihli yazısında ABD-Kanal İstanbul ilişkisiyle ilgili şu bilgileri paylaşmıştı:

ABD Senatosu’na 2006 yılında verilen bir yasa taslağında, ‘İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını ilgilendiren Montrö Antlaşması’nın, ömrünü doldurduğu, bu anlaşmanın günün koşullarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerektiği’ söylendi.

Bu girişimden kısa bir süre sonra, ABD Türkiye Büyükelçisi Ross Wilson, Ankara’da bir açıklama yaptı ve Montrö Anlaşması’nı Türk kamuoyunda tartışılabilir duruma getirdi. 3 Mart 2006’da gazetecilere; ‘Montrö Antlaşması oldukça açık. Ve biz Karadeniz’in uluslararası sularda bulunmasından kaynaklanan haklarımızdan yararlanmak istiyoruz. Yani gerektiğinde gemilerimiz buraya girebilir’ dedi.

ABD’nin Möntrö Antlaşması’nı ortadan kaldırmak için yaptığı ani atak nedensiz değildi. Büyük Orta Doğu Projesi girişiminin hızlanması için; Karadeniz havzasının, Kafkasya ve Balkanların ABD denetimine girmesi isteniyordu. Bunun için ’her tonaj, tür ve sayıda ABD gemisi’, Karadeniz’e denetimsiz girmeliydi.”

Kantarcı’nın paylaştığı haritayla, Aydoğan’ın aktardığı ABD’nin Montrö planıi Kanal İstanbul meselesinin uluslararası boyutunu da ortaya koyuyor.

ABD’NİN SAVUNMA PROJESİ

Konu hakkında, “Karadeniz-Marmara Denizi Kanalı’nın Yakın Çevresine Yapacağı Etkiler Hakkında ekolojik Değerlendirmeler” isimli bir rapor da hazırlayan Prof. Dr. Kantarcı, “İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sovyet Bloğu ülkelerin Avrupa ve Türkiye üzerine yapabilecekleri olası askeri müdahalelere karşı ABD’de savunma projeleri geliştirildi. Bu çerçevede İstanbul’un batıdan gelecek bir zırhlı birlik saldırısına karşı savunulması için de ‘su kanalı’ oluşturulması düşünülmüş ve buna ait bir de harita yapılmıştır” dedi.

Bu projedeki kanalın güzergahının Durusu Gölü’nün batısından, Büyük Çekmece Gölü’ne uzanan alçak arazi ile vadiyi izlediğini ifade eden Prof. Dr. Kantarcı, daha sonra bu projeden vazgeçildiğini söyledi. Prof. Dr. Kantarcı, “Gerçekleştirilmesi çok güç ve pahalı olduğu gibi yaratacağı olumsuz etkilerin, ekolojik maliyetinin de çok fazla olduğu değerlendirildi” diye konuştu.