Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Türkiye’nin F-35 programı ortaklığı çerçevesinde yükümlülüklerini harfiyen yerine getirdiğini belirterek, ‘O konuda hiçbir tereddüdümüz yok. Gelecek adımlar olumlu olursa hala iddialı bir ortak olmayı sürdürmek istiyoruz’ dedi. Ancak askeri uzmanlar, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının büyük iyilik olduğu görüşünde.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının desteğiyle Türkiye’de ilk defa düzenlenen “8. Asian/Australian Rotorcraft Forum (ARF 2019)” Sheraton Ankara Hotel’de yapıldı.
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, burada yaptığı konuşmada, Türk savunma sanayisinin gelişimi ve “rotorcraft” programlarına yaklaşımına değinerek, “Türkiye helikopter kullanımında öncü bir ülke konumunda yer alıyor. Her alanda olduğu gibi helikopter ve havacılık alanında da Türkiye olarak önemli proje yatırımları gerçekleştirdik. Yaptığımız yatırımların sonuçlarını görmekten de büyük memnuniyet duyuyoruz.” diye konuştu.

F-35’TE İDDİALI ORTAK OLMAYI SÜRDÜRME İSTEĞİ
Demir, Türkiye’nin F-35 programının ortaklarından biri olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Bu ortaklığımız çerçevesinde yükümlülüklerimizi harfiyen yerine getirmiş bir ülkeyiz. O konuda hiçbir tereddüdümüz yok. Bu yüzden karşı taraftan gelecek adımlar olumlu olursa hala iddialı bir ortak olmayı sürdürmek istiyoruz. Biz zaten hiçbir zaman olumsuz bir duruşta bulunmadık.”
Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın sözlerini hatırlatan Demir, Nisan 2020’de sistemin aktif olacağını ve kullanıma hazır hale geleceğini bildirdi.
Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretinde Patriot füze sistemiyle ilgili yeni bir teklif beklenip beklenmediğinin sorulması üzerine de gelecek teklifleri değerlendirebileceklerini söyledi.

F-35’İN TARİHÇESİ
* Uçağı imal edecek firmanın seçimi için yapılan yarışmayı tek motorlu X-35 model uçakla Lockheed Martin kazanıyor.
* 2001 yılında uçağın imalatına başlanıyor.
* 2002 yılında Türkiye programa dahil oluyor.
* 2006’da F-35 ilk uçuşunu yapıyor.
* 2011’de ilk seri imalat (production) modeli F-35 üretim hattından çıkıp birliğe teslim ediliyor.
* 2018 Haziran’da uçağın fabrikası Fort Worth / Dallas’da Türkiye’ye ilk F-35 uçağı teslim ediliyor.
* 17 Temmuz 2019 tarihinde ABD ve diğer 7 ortak ülkenin müşterek kararıyla Türkiye F-35 programından çıkarılıyor…
GENERALDEN UYARI: F-35’İN GÖRÜNMEZLİK FİYASKOSU
ABD’nin ‘5. Nesil savaş uçağında tartışmasız lider’ diye pazarladığı F-35’lerin “Stealth” yani “görünmezlik” fiyaskosu geçen aylarda ortaya çıkmıştı. Alman Hensoldt şirketi, yeni nesil radarıyla ‘görünmez’ denilen F-35’i tam 160 kilometre takip ettiğini duyurmuştu.
F-35’lerin Ankara’nın ilk tercihi olmasına, uyarı niteliğinde bir çalışma yapıldı. Emekli Pilot Tümgeneral İrfan Sarp, hazırladığı çalışmada “ABD Türkiye’yi F-35 programından çıkarmış olmakla, kim ne derse desin, Türkiye’ye çok büyük bir iyilikte bulunmuştur” diyerek, kendi Milli Muharip Uçak projemize hız vermeye çağırdı.
Tümgeneral Sarp’ın, kokpit.aero’da yayınlanan makalesinin özeti şöyle:
ÇİNLİLER DE İZLEMİŞ
ABD’li komutanların F-35’in Stealth yeteneğiyle ilgili endişelerini belirtmesinden kısa süre sonra Ruslar ve Çinliler, radara görünmez denilen Stealth uçakları yeni imal ettikleri radarlarla takip edebildiklerini beyan etmişlerdi. Çinliler 2016 yılı Ekim ayında Hong Kong yakınlarındaki Zhuhai Air Show’da, stealth uçakları takip ettikleri VHF bantlı radarı sergilemişler ve isteyen ülkelere bu radarı satabileceklerini açıklamışlardı. Söz konusu yer radarının fotoğrafı aşağıda görülmektedir. Çinliler ayrıca Güney Kore’de üslenen ABD Hv.Kv. F-22 Raptor Stealth uçaklarının uçuşlarını da radarlarında takip ettiklerini açıklamışlardı.
F-35, SU-57, F-3, J-20 KARŞILAŞTIRMASI
F-35 uçağının uçuş performansındaki zayıf noktaları, somut rakamlar kullanılarak, diğer stealth uçakların performanslarıyla şöyle mukayese edilebilir:
– F-35 uçağının yüksek irtifada maksimum sürati 1.6 Mach iken; Rus Sukhoi SU-57, Japon F-3 ve Çin J-20 uçaklarının hepsi yüksek irtifada 2.Mach ve üzeri sürat yapabilmektedir.
– F-35 uçağı maksimum 7 G çekebilirken SU-57, F-3 ve J-20 uçakları 9 G çekebilmektedir. (Bizim F-16 uçaklarımızın da 9 G çektiğini hatırlayalım)
– F-35 uçağı gövde içi dahili silah yuvasında 2 adet hava yer mühimmatı taşırken SU-57 ve J-20 uçakları dahili silah yuvalarında F-35’in iki misli hava yer mühimmatı taşımaktadır.
– F-35A’nın harekât yarıçapı 584 deniz mili iken, SU-57’nin 900 deniz mili, J-20’nin 1.100 deniz mili, yani F-35’in yaklaşık iki mislidir.

F-35’TEN DAHA İYİLER
F-35 uçağının diğer stealth uçaklar Rus SU-57 ve Çin J-20 uçaklarına kıyasla yukarıda somut rakamlarla belirtilen performans düşüklükleri, F-35 uçağının tek motorlu imal edilmesi, SU-57 ve J-20 uçağının çift motorlu olmasından kaynaklanmaktadır. Kim ne derse desin Amerikalılar stealth kabiliyetli bir uçağı tek motorlu dizayn etmekle stratejik bir hata yapmışlardır. Bu stratejik hatayı taktik tedbirlerle düzeltmeleri de mümkün değildir. F-35 uçağının en büyük gücü başlangıçta stealth kabiliyetli bir uçak olmasıydı. Stealth kabiliyette bir uçağa sahip olmak isteyen ülkelerin amacı da harekât planlarında bu uçağı düşman radarlarının göremeyeceği düşüncesiyle taarruzi rolde kullanmak idi. Şimdi F-35 uçağı stealth özelliğini kaybedince, geriye harekât yarıçapı kısa, uçuş manevraları esnasında çekilen G miktarı düşük, dönüş yarıçapı geniş, düz uçuş ve tırmanış sürati düşük, gövde içi dahili silah yuvasında taşıdığı mühimmat diğer stealth uçaklara göre yarı yarıya az, şişman görünümlü bir uçak kalmıştır.
ABD’DEN BÜYÜK İYİLİK
ABD Türkiye’yi F-35 programından çıkarmış olmakla, kim ne derse desin, Türkiye’ye çok büyük bir iyilikte bulunmuştur. Böylece Türkiye baştan problemli doğan F-35 uçağından kurtulmuş olmaktadır.
ABD Türkiye’yi F-35 programından çıkarma kararıyla, sadece Hava Kuvvetlerimizin bir nesil boyu kısa harekat yarıçaplı, az mühimmat yükü taşıyan, diğer stealth uçaklara kıyasla düşük performanslı ve en önemlisi de, ABD’ye %100 bağımlı bir muharip uçaktan kurtarmakla kalmamış; ayni zamanda yerli uçak sanayimizin ve yan kuruluşlarının geleceğe yönelik başarılarının önünü açmıştır. Şimdi Türkiye, varını yoğunu ortaya koyarak bütün gücünü ve imkânlarını, kendi Milli Muharip Uçağımızı yapmaya teksif etmelidir.”
Türkiye kendi ucagini yapmalidir
20-25 civarı B alınır, gerisi iptal edilir. Olur biter.
harbi büyük iyilikmiş ne lanet bi uçakmış o f35
Bu zihniyet 1950lerde Marshall yardimi ile Ataturk’un kurdugu ucak fabrikalarini kapatan, imal edilen ikiyuzun ustunde ucagi topraga gomen zihniyettir. Daha acik soyleyeyim, eger bu ucaklar oyle yada boyle alinirsa, hava kuvvetleri 100% ABDye bagimli kalacak, Turkiye yedek parca dilenmeye devam edecek, Turkiye’nin butun operasyonlari ABD ve Israil tarafindan izlenecek, yani Turkiye kelepceleri kendi eliyle takmis olacaktir. Bunun hic bir baska aciklamasi yok. F35lerin alinmasi Milli ucak projesi’nin tekrar topraga gomulmesi demektir. Bunu mu istiyoruz? Bir elli sene daha mi kaybedelim? F35 isinden para kazanan birkac taseron Turk sirketinin cikarlari ile Turkiye’nin milli cikarlari bir tutulamaz.