1. Haberler
  2. Gündem
  3. ABD’nin unutulmayan ihaneti: 32 yıl önce TCG Muavenet’i vurdular!

ABD’nin unutulmayan ihaneti: 32 yıl önce TCG Muavenet’i vurdular!

TCG Muavenet'in NATO tarafından Ege Denizi’nde icra edilen NATO Kararlılık Tatbikatı’92 sırasında Amerikan uçak gemisi USS Saratoga tarafından vurulması üzerinden 32 yıl geçti. ABD olayı 'kaza' olarak nitelese de Amerikalıların öne sürdüğü gerekçeler gerçekçi görülmedi. Olay, bölgeyi yakın takip eden uzmanlara göre PKK'ya karşı sert tedbirlere başvuran Türk ordusuna karşı bir Amerikan misillemesiydi.

featured

VERYANSIN TV

32 yıl önce 2 Ekim 1992’de, TCG Muavenet, NATO tarafından Ege Denizi’nde icra edilen NATO Kararlılık Tatbikatı’92 sırasında Amerikan uçak gemisi USS Saratoga tarafından vuruldu. Geminin köprü üstü ve savaş harekat merkezi hasar aldı.

Gece yarısı gerçekleşen olay sırasında TCG Muavenet, 300 kadar personeliyle yeşil periyotta bulunuyordu.

Faciada 5 asker  (TCG Muavenet’in komutanı Yarbay Levent Kudret Güngör, Teğmen Alper Tunga Akan, Astsubay Çavuş Serkan Aktepe, İkmal Çavuşu Mustafa Kılıç ve Er Recep Atak) şehit olurken 22 kişi de yaralandı.

Olay Amerika tarafından kaza olarak açıklandı.

Amiral Cem Gürdeniz, 32 yıl önce yaşanan olayı X hesabından değerlendirdi. Gürdeniz, olayın kaza değil, Irak’ın kuzeyindeki bölücü terör örgütü PKK’ya karşı yapılan harekata karşı bir Amerikan misillemesi olduğunu söyledi.

Gürdeniz, “Bu hamle Kuzey Irak’taki PKK karşıtı harekatımıza dolaylı tutum içinde bir Amerikan misillemesiydi. Sea Sparrow füzelerinin kazayla ateşlenmesi çok zordu. ABD Soruşturması her yönü ile şaibeliydi. Muavenet ve şehitlerimiz, Cumhuriyet Donanmasının Türkiye’nin güneydoğusunda denize çıkışı olan kukla bir Kürt devletinin (İkinci İsrail) kurulmasını engellemeye yönelik jeopolitik çaplı mücadelesinde dolaylı olarak yerini almıştır.” ifadelerini kullandı.

Gürdeniz, olayı anlattığı 2020 yılında Veryansın Tv’de kaleme aldığı yazıda da şu ifadeleri kullanmıştı:

“O dönem Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralalı henüz 1,5 ay olmuş (merhum) Oramiral Vural Bayazıt olayı 18 yıl sonra şöyle anlatıyordu. (Deniz Harp Okulu Pusula Dergisi, (E) Oramiral Vural Bayazıt ile Söyleşi, Sayı 69, Aralık 2010, Sayfa 7):

‘Gelişen olaylar neticesinde, o günlerde kamuoyunda çok farklı değerlendirmeler yapıldı ve komplo teorileri üretildi…Neticede ortaya çıkan gerçek şuydu. USS Saratoga uçak gemisi Adriyatik’te görevli ve Yugoslav uçaklarının taarruzlarına karşı sürekli tetikte. Fakat bir NATO tatbikatında kısa süreli olarak Ege Denizi’ne intikal ediyor. Savaş Harekat Subayı eğitim yapalım diyor. Emniyetsiz bir şekilde yapılan bu eğitimde Sea Sparrow füzesi yanlışlıkla atılıyor ve TCG Muavenet vuruluyor. Soruşturma Heyetin tespit ettiği en önemli husus, gemi personeline Ege’ye intikal ettirildiğinin duyurulmamış olması. Gemide eğitim emri veya günlük emir de yayımlanmamış. Personel kendini Adriyatik’te sanıyor. Hazırlanan raporlarda “bu olay, gemi personelinin eğitimsizliğinden ve bilgisizliğinden kaynaklanmıştır” ifadesi var. Ben ABD’den personelin etnik kökenlerini gösteren liste istedim. Liste geldi inceledik. Genelde Latin ve İngiliz kökenliydi isimler. Bizi sıkıntıya sokacak bir isim yoktu.’

Atilla Kıyat, “Üç yıldız bir penaltı” isimli hatırat kitabında 349. Sayfada bu durumu ABD perspektifi ile şöyle anlatıyor:

‘Resmi toplantıya USS Saratoga olayı damgasını vurmuştu. Her seviyedeki Amerikalı bu olayın ezikliğini yaşıyordu. Yasaları gereği TCG Muavenet’e oluşan hasarı ödeyemiyorlardı. Ayrıca hatalı personeli de mahkemeye veremiyorlardı. Bu tip olaylarda suçluları mahkemeye gönderirlerse, özellikle kriz bölgelerinde seyreden savaş gemisi komutanlarının ciddi bir tehdit karşısında geç reaksiyon gösterebileceklerini, bunun da tamir edilemez kayıplara yol açacağını düşünüyorlardı. Böyle bir olayı Körfez’de yaşamışlar ve bir fırkateyni çok sayıda personeli ile kaybetmişlerdi.’

Amerikalıların bu değerlendirmesini kabullenmek son derece yanlıştır. Bir defa örnek olarak gösterdikleri 17 Mayıs 1982 de yaşanan USS Stark olayının özünde gelişen bir hava tehdidi söz konusudur. Ayrıca USS Stark fırkateyni Irak Mirage uçakları tarafından AM 39 Exocet füzesi ile vurulduktan sonra kurtarıldı, kaybedilmedi. TCG Muavenet’te gerek Sea Sparrow füzesini kullanmaya karar veren irade ve gerekse ateşlemeyi yapan irade, zaten füzenin ikinci kullanım şekli olan SASS modunu seçmekle tehdidin hava tehdidi olmadığını kabul etmiş ve onaylamıştır. Yani saniyelik karar gecikmesinin yanlış sonuçlara meydan verebileceği bir durum asla söz konusu değildir.”

Yazının tamamını okumak için tıklayın:

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!