1. Haberler
  2. Dünya
  3. ABD’nin Yunanistan’daki askeri üslere artan ilgisi

ABD’nin Yunanistan’daki askeri üslere artan ilgisi

featured

Son dönemde ABD ile Yunanistan’ın askeri alandaki iş birliğini geliştirmesi, bu yöndeki çabaların Türkiye karşıtı bir koalisyon ve ittifakın parçası olup olmadığı tartışmalarına yol açıyor. Bugün, ABD ve NATO’nun, Karadeniz ve Doğu Avrupa’da, Rusya’ya yönelik çeşitli endişeleri bulunuyor. Yunanistan’da liberal düşüncede Batı Avrupa’ya yakın mevcut iktidar, Rusya’nın Doğu Avrupa’daki faaliyetlerinde, AB ve NATO yanlısı bir duruş sergiliyor.

Rusya’nın Suriye krizi çerçevesinde Tartus ve Lazkiye’de hava ve deniz güçleri için üsler elde etmiş olması dolayısıyla yine önem taşıyor. Bu bağlamda Doğu Akdeniz’e ulaşım açısından önem teşkil eden kuzey ve güney Ege’nin kontrolü giderek kritik hale geliyor.
ABD’nin Akdeniz’de iki yakın “müttefiki”nden birini kaybetmenin telaşını yaşıyorken diğer müttefikinin “uslu” durduğu ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias arasında 5 Ekim 2019 tarihinde önemli bir protokol imzalanmasıyla daha da pekişmiş oldu.
Bu protokol, 1990 yılında ABD ile Yunanistan arasında imzalanan Karşılıklı Savunma ve İşbirliği Anlaşması’nın güncellenmesini öngörüyor.

Bu anlaşmalar uyarınca, öncelikli olarak, Girit’te yer alan Souda Askeri Üssü’nün genişletilerek modernize edilmesi, özellikle İsrail ile birlikte Doğu Akdeniz’i kontrol edecek radar üssü haline getirilmesi planlanıyor.

Larissa havalimanının yenilenmesi, yine Volos ve Larissa arasında yer alan Stefanovikeio Hava Üssü’nde daha fazla drone ya da hava tankeri bulundurma imkânı, Aleksandroupoli/Dedeağaç limanının genişletilmesi ve modernizasyonu gibi başlıklar da bu anlaşmanın diğer önemli hedefleri.

ABD’nin Yunanistan’la yaptığı her modernizasyon ve silah alışverişinde, yapılanların Türkiye’ye rağmen, Türkiye’ye karşı bir hamle olmadığının altı ABD yetkilileri tarafından önemle çiziliyor. Türkiye tarafından yapılan açıklamada da “Yunanistan’ın egemen ve bağımsız bir devlet ve ABD’nin NATO içinde müttefiki olduğu, bu iki ülkenin bazı çalışmalar yapmasının doğal karşılandığı, Türkiye’nin bu durumdan endişe duymayacağı” ifade edildi.

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. Zuhal Mert Uzuner’in yayınladığı analiz raporda “Peki, bütün bu hamleler ile ABD ne yapmayı amaçlıyor? Yunanistan ile yapılan anlaşmalar Türkiye’ye karşı bir ittifak mıdır?” diye soruyor.

Doç. Dr. Zuhal Mert Uzuner, AA’da yer alan “analiz”inde özetle şu saptamaları yapıyor:

ABD, 2018 yılından itibaren bölgesel çaptaki görüşmelere “Ek/Davetli Aktör” (Plus One) olarak katılma kararı aldığında, ABD’nin Doğu Akdeniz’de taraf olarak bölgede varlık göstereceği bir döneme girilmiş oldu.

Artan Rusya etkisi endişesi ile NATO, dikkatini Doğu Avrupa’dan, Kuzey Ege ve Doğu Akdeniz’e doğru genişletti. Bu bağlamda Ege’de adalar ve limanlar gözden geçirilmek istendi, Doğu Akdeniz’de EastMed doğalgaz projeleri, alternatif enerji hatları ve enerji güvenliği bağlamında desteklendi.

ABD, Yunanistan’ı askeri üsse çevirdi! Sevkiyat devam ediyor

NATO’nun bir üyesi olan Yunanistan, ABD açısından, Soğuk Savaş boyunca Ege ve Doğu Akdeniz’in kontrolü açısından hep merkezi bir konumda görüldü. Türkiye Boğazlar ve Karadeniz’de Sovyetlere karşı bir rol üstlenirken, Yunanistan’ın bölgesel rolü de Ege’nin kontrolüne odaklandı.

NATO konsepti içerisinde Yunan adalarının stratejik anlamda Ege’den Akdeniz’e geçişi kontrol edebilme kapasitesi önem taşıdı. Soğuk Savaş sonrası dönemde de Yunanistan, kendisini 1990’lardan bu yana demokratik ve Avrupalı bir ortak olarak sadece Balkanlarda değil, Akdeniz’de de değerli bir ortak rolü biçilmesi gerektiğinin altını her platformda çizdi.

Bu bağlamda uzun yıllar Yunanistan Milli Güvenlik Konseyi ile dirsek temasında olan ve yakın zamanda da Milli Güvenlik Danışmanı olarak atanan Thanos Dokos’un, 2013 yılında yaptığı bir analizde, Suriye krizinde ABD’nin Yunanistan’daki üsleri kullanmasını, NATO çerçevesinde gerekli olan bir yükümlülük olarak açıklamasını hatırlatmak gerekiyor.

(…)

Bu bağlamda, 20 Mart 2019’da Mike Pompeo, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Yönetimi liderleriyle Kudüs’te buluştuğunda, “Doğu Akdeniz’de barış, istikrar, huzur ve refah istemeye mecbur” ülkeler olarak “her türden zararlı dış etkene karşı” bir araya gelindiğinden bahsetmekteydi.  Doğu Akdeniz’de kontrolü sağlamak amacıyla ABD Cebelitarık, Sicilya, Mora Yarımadası ve Girit, Türk Boğazları, Kıbrıs, Süveyş kanalı ve Kızıldeniz gibi daha geniş bir coğrafyada da etkili olmak durumunda olduğundan bu noktalarda askeri üslerin geliştirilmesi, su yollarının kontrolü ve enerji hatlarının denetimi açısından önem taşıyor. Çin ve Rusya gibi aktörlere yönelik pek çok açıklama da Doğu Akdeniz konusunda yapılan görüşmelerde zaten açıkça dile getiriliyor.

Bugün, ABD ve NATO’nun, Karadeniz ve Doğu Avrupa’da, Rusya’ya yönelik çeşitli endişeleri bulunuyor. Yunanistan’da liberal düşüncede Batı Avrupa’ya yakın mevcut iktidar, Rusya’nın Doğu Avrupa’daki faaliyetlerinde, AB ve NATO yanlısı bir duruş sergiliyor.

Rusya’nın Suriye krizi çerçevesinde Tartus ve Lazkiye’de hava ve deniz güçleri için üsler elde etmiş olması dolayısıyla yine önem taşıyor. Bu bağlamda Doğu Akdeniz’e ulaşım açısından önem teşkil eden kuzey ve güney Ege’nin kontrolü giderek kritik hale geliyor. Ayrıca NATO üyesi Bulgaristan ve Romanya’da üslerin geliştirilmesi amacıyla Dedeağaç limanı önemli bir aktarım noktası olarak ele alınmalı.

Sonuç olarak, ABD’nin Yunanistan’daki askeri varlığı, bölgeye yönelik çıkar ve tehdit algılamalarıyla ilişkili olup, kategorik olarak Türkiye karşıtı değil. Ancak, ABD ile Türkiye’nin yaşadığı gerginlik, Türk-Yunan ilişkilerinde tartışmalı konularda uluslararası platformlarda Yunanistan’ın daha fazla taraftar toplamasına sebep oluyor. Dolayısıyla Türk diplomasisinin, uluslararası platformları daha yoğun şekilde kullanmaya çalışması, tanımlanan çıkarlar için gereğini yaparken iş birliğine daha açık olması gerekiyor. Nitekim siyasi gücün en önemli unsuru, kendi önceliklerini rakiplerine ve uluslararası topluma kabul ettirebilmektir. 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!