Ağar: ABD ortak devriye ile oyalıyor, geç kalmadan harekete geçelim

Veryansın TV'ye konuşan güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, ABD ile kurulan ortak Birleşik Müşterek Harekat Merkezi'nin Türkiye'yi oyaladığını belirtti.

Ağar: ABD ortak devriye ile oyalıyor, geç kalmadan harekete geçelim

Türkiye’yi Münbiç’in ardından Fırat’ın doğusunda da oyalayan ABD’ye verdiğimiz süre doldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “hazırlıklarımızı yaptık, harekat planlarımızı tamamladık, gereken talimatları verdik. Kararı verilen ve süreci başlamış olan barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır.” dedi. Güvenlik Stratejisti Abdullah Ağar ile bölgedeki son durumu konuştuk.

ABD ile gerçekleşen mutabakatı eleştiren Ağar, ortak devriyelerin hiçbir faydasının olmadığını söyledi. İşte Abdullah Ağar’ın Veryansın TV’ye yaptığı açıklamalar:

ABD ile ortak devriyelerin bir faydası var mı?

ABD ile ortak devriyelerin bence hiçbir faydası yok. Biz bir etki ve sonuç arayışı içindeyiz. Bunlar tespit faaliyetleri. Bu tespitlerde ortaya konulan şeyler bizim zaten kendi imkan ve kabileyetlerimizle ortaya koyduğumuz keşif, gözetleme ve tespit araçları ile zaten sürekli de güncelledik. Şimdi ‘ama ABD ortak işte beraber hareket ediyoruz’ görüntüsü altında bizim harekat yapmamızı engelleyecek bir platforma dönüşmüş durumda bu müşterek harekat merkezi çalışmaları. Bir sonuç veremiyor.
Yani bizim sonuç almamızı ve sonuç üretme irademizi kırmaya çalışıyor.

Harekatın zamanı geciktikçe sahada zorluk çıkar mı?

Bununla ilgili değişik cümleler kuruluyor. Hak vermiyor değilim. Harekatın PKK’nın yığınağı bu kadar artmadan, PKK bu kadar hazırlanmadan yapılması gerektiğini düşünenlerdenim. Ama bir diğer tarafıyla da bu süreçte bütün olası çözüm fırsatlarını veya çözüm umutlarını sonuna kadar kullanmanın da son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Bir gerekçemiz oluştu artık. Örneğin Patriot ve S-400 meselesine benzediğini de belirtebiliriz. Ne dedik biz, ‘siz bize Patriot vermediniz bizde gittik S-400 aldık.’ Şimdi burada ‘biz, sizle ortak bir çözüm üretmeye çalıştık. ‘Siz bunu engellemeye, oyalamaya ve uyutmaya dönüştürdünüz, bizde harekatı yaptık’ demeyle ilgili bir gerekçemiz ortaya çıktı. Şimdi buna benzetiyorum ben. Hava koşullarının artık iyi olması kötü olması karşıt güçlere avantajlar dezavantajlarla ilgili olan bir şey. Yani hava soğukluğu bizi etkiliyorsa PKK’yı da etkiliyor. Bizim harekatımız komando birliklerine ve zırhlı birliklere dayandırılacak. Yağmur yağdığı takdirde harekat alanın yumuşayacağını değerlendiriyorum. Bizim için harekatın zor olacağını değerlendiriyorum. Diğer tarafıyla da PKK’nın hendek ve tünellerinin de kabiliyetinin, soğuk hava koşullarıyla etkisinin azalacağını düşünüyorum. Artılar eksiler konulduğu zaman birazcık da mukavemet ile ilgili olan şeyler bunlar. Arazi ve iklim koşullarının tarafların imkan, kabiliyetleri ve donanımlarına bağlı olmak üzere harekatta kullanacağı araçlarına bağlı olmak üzere artıları ve eksileri vardır. Siz komando birlikleri ile bu harekatı yaptığınız için zaten komandonun karakteri gereği kötü hava koşulları ve kötü arazi koşulları harekat yapma kabiliyetine sahip olmasıdır. Bunu da ihmal etmemek lazım.

Bu harekatın Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarından farkı ne olacak?

Bu operasyonu ben, İstiklal Mücadelesi’nden sonra gerçekleştirilen en büyük harekat olarak görüyorum. Bunun nedeni, 30 km’lik derinlikte harekat alanının 15 bin, 40 km derinlikte ise 20 bin kilometrekarelik bir bölgeyi kapsaması. Karşınızda konvansiyonel bir güce sahip terör örgütü var.

Bu nedenle de harekatın uzun soluklu olabileceğini düşünüyorum. Mevcut bölgenin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında TSK’nın temizlediği alanın 4 katı olduğunu vurgulamak gerekiyor. TSK, bölgede tehdit değerlendirmesini, terör unsurlarının durumunu ve kendi kuvvet unsurlarına bakarak bu operasyonu gerçekleştirecektir.

ABD’liler Türk askerine karşı koyarsa neler olur?

ABD’nin bir müdahalesi olursa bu Atlantik eksenini bitirir. Türkiye’nin NATO sürecini sonlandırır ve NATO’nun güneydoğu ayağı çöker. ABD, Türkiye ve Türkiye üzerinden elde ettiği kazanımların hepsini kaybeder.

Yine böyle bir şeyin söz konusu olması durumunda Milli birlik ruhunun buna tepkisi olur. ABD’nin istemese bile pragmatik yaklaşımının gerek siyaset gerekse ordu nezdinde hakim olacağını düşünüyorum. Aksi takdirde NATO dağılır ve ABD’nin dünya hakimiyeti de alt üst olur.

Veryansın TV