Ağustos’ta bu doğal felaketler iklim değişikliğinin cezası mı?

Uzmanlar, özellikle İstanbul'da sağanak yağışla yaşadığımız felaketleri, hem iklim değişikliğinden hem betonlaşmadan kaynaklandığını ileri sürdü.

Ağustos’ta bu doğal felaketler iklim değişikliğinin cezası mı?

İstanbul’da sel felaketleri korkutuyor. Peki bunun tek nedeni iklim değişikliği mi? Kimi uzmanlara göre, iklim değişikliğinden dolayı hava olayları daha şiddetli olsa da felaketin asıl nedeni artan betonlaşma.

15 milyon nüfuslu mega kent 17 Ağustos 2019 Cumartesi gününden itibaren sağanak yağışa teslim oldu. Meydana gelen sel felaketinde sokaklar nehre dönerken, çok sayıda ev ve iş yerini su bastı, bir vatandaş yaşamını yitirdi.

Peki bu felaket kısa vadede önlenebilir miydi?

Uzmanlara göre sel felaketlerinde iklim değişikliğinin rolü olsa da bu tip doğa olaylarının kentler için yarattığı riskler, uzun vadeli çözümler üretildiği taktirde yönetilebilir. İstanbul’un aşırı yağışlardan bu kadar şiddetli etkilenmesinin ardında yatan asıl neden ise artan betonlaşma.

FIRTINALAR

“Karadeniz’i fırtına vurdu: 1 ölü”, “Giresun’da kuvvetli rüzgar fındık bahçelerine zarar verdi”, “Mersin’de fırtına kargo gemisini sürükledi”, “Edremit’te fırtına ağaçları yerinden söktü”, “Didim-Akbük yolunda fırtına nedeniyle ulaşım kısmen durdu…”

Son yıllarda sıkça karşılaştığımız bu felaket haberlerinin nedeni ise küresel ısınma sonucu meydana gelen iklim değişikliği olarak gösteriliyor.  Fırtınalar orman yangınlarının kontrol altına alınmasını da zorlaştırıyor.

TRThaber’e açıklama yapan Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Dünyada gerçekten son zamanlarda afetlerin frekansları ve şiddetleri artmaya başladı. Bunda da başı meteorolojik afetler, atmosferik değişimler ve iklim değişimi çekiyor. Bunların mevsim dışı anormal artışlarını yaz aylarında görebiliyoruz. Mesela aşırı sıcaklık akımları, şiddetli rüzgarlar ve beklenmedik yağışlar şeklinde karşımıza çıkabiliyor. Her şey birbirini tetikliyor” diyor.

“ABD’de, Florida açıklarında, Japonya’da veya Hindistan’da yaklaşık fırtına sayıları mevsimsel olarak bellidir. Kasırga olacaksa bu önceden bilinir, hatta önceden adı bile verilir. Ama iklim değişikliğiyle birlikte son yıllarda oralardaki fırtına sayılarında da artış var.”

Fırtına ve kasırganın sık görüldüğü ülkeler, uzun yıllardır karşılaştıkları bu doğa olaylarına karşı gerekli önlemleri alıyor. Türkiye ise daha işin başında. Fırtına ve kasırgaların etkilerine karşı da hazırlıklı olmamız gerekiyor.