Ahmet Hakan, Denktaş'ı övdü mü yerdi mi belli değil!

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, "Kıbrıs'ta çözüm topraklarımızdan bir kısmını Rumlara geri vermeliyiz" diyen KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı eleştirirken, Rauf Denktaş'la karşılaştırması ve Denktaş için "çözümsüz", "statükocu", "canımızı sıkardı" sözleri tepki çekti.

Ahmet Hakan, Denktaş'ı övdü mü yerdi mi belli değil!

KKTC'de 46 yıldır kapalı olan Maraş, BM kurallarına aykırı olmayacak şekilde açıldı. Maraş'ın heyecanını tüm Türkiye ve KKTC yaşarken, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tepki gösterdi. Dün yaptığı açıklamalarında kararı seçim için atılmış bir adım olarak gördüğünü niteleyen Akıncı "Demokrasi için yüz karası bir karardır" dedi.

Akıncı yaptığı skandal açıklamalarında bir yenisini daha ekleyerek, verdiği bir röportajda "Kıbrıs'ta çözüm topraklarımızdan bir kısmını Rumlara geri vermeliyiz" şeklindeki sözleri büyük tepki çekti.

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan bugünkü köşesinde Mustafa Akıncı'yı eleştirirken KKTC'nin unutulmaz lideri Rauf Denktaş'ı "çözümsüz" ve "statükocu" ilan etti.

Kıbrıs'daki emperyalist planlara direndiği için Rauf Denktaş, Türkiye'de belli kısımların hedefi olmuştu. Ahmet Hakan da bu koro içinde yerini almıştı.

"Çözüme santim yaklaşmayarak canımızı sıkardı Rauf Denktaş" ifadelerini kullanan Hakan bugünkü yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Rauf Denktaş, bizim açımızdan şu iki şeyi temsil ediyordu:

- BİR: Statükoculuğu...

- İKİ: Çözümü çözümsüzlükte aramayı...

Şimdi Rauf Denktaş’ın koltuğunda Mustafa Akıncı diye biri oturuyor.

İki özelliği var Akıncı’nın:

- BİR: Statükoyu yıkma adına süper tavizci bir tutum içinde.

- İKİ: Çözüm adına neredeyse anahtarları teslim edecek.

Hakkaniyetli bir barışı, adil bir çözümü savunmak yerine...

- Verelim kurtulalım.

- Verelim barış gelsin.

- Verelim güneş açsın.

Görüşünü savunuyor.

- Milim taviz vermeyerek.

- Zerre esnemeyerek.

- Çözüme santim yaklaşmayarak.

Canımızı sıkardı Rauf Denktaş.

Ama şu Mustafa Akıncı’nın...

Haysiyetten ve şahsiyetten uzak süper vericiliğini görünce...

Denktaş’ın canımızı sıkan o ödünsüz tutumunu büyük bir hasretle arar olduk.

Ve biz artık şuna benzer şeyler mırıldanıyoruz:

“Lefkoşa’nın taşına bak/Gözlerimin yaşına bak/Uyan uyan ey Rauf Denktaş/Şu feleğin işine bak.”