1. Haberler
  2. Gündem
  3. Akın Gürlek duyurdu: Dorukhan Büyükışık dosyasında 26 gözaltı kararı

Akın Gürlek duyurdu: Dorukhan Büyükışık dosyasında 26 gözaltı kararı

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüyle ilgili 26 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gelişmeyi, Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu.

featured

İzmir’de 2018 yılında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile yeni bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.

Soruşturma kapsamında İzmir merkezli dokuz ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldı.

“Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz” diyen Bakan Gürlek, “Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

ETHEM BÜYÜKIŞIK: EN BAŞINDAN BERİ OLAYIN ÖRTBAS EDİLMEYE ÇALIŞTIĞINI SÖYLEDİK

Gelişmelerin ardından DHA’ya konuşan Dorukhan Büyükışık’ın babası emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, en başından beri olayın örtbas edilmeye çalışıldığını söyledi.

Büyükışık, şu ifadeleri kullandı:

“Çok uzun yıllardır verilen bir mücadele var. Bu mücadelenin ardından iki dava başlamıştı. 13 sanık tutuksuz yargılanırken, bugün yeni bir gelişmeye uyandık ve aralarında bu 13 kişinin de bulunduğu insanların olduğu 26 şüpheliye gözaltı kararı verildi. Yargılanan siviller kasten öldürme, polisler ise görevi kötüye kullanma ve delil karartma suçlamasıyla yargılanıyorlardı. Biz bir ek suç duyurusunda bulunmuştuk. Adalet Bakanımız, İzmir Cumhuriyet Başsavcımız, başsavcı vekillerimiz ve savcılarımız şunu gördüler; şu ana kadar yapılmış olan iki kasten öldürme duruşmasında sanıkların ve tanıkların tamamı yalan beyanda bulundular.

Biz bu yalan beyan tanıklarını da kendilerine götürüp, gerçekleriyle birlikte delillerle birlikte teslim ettik. Olay gecesi şantiyeden bekçi kulübelerinin, kameraların yerlerinden sökülerek kaldırıldığını, kamera kayıt cihazlarının yok edildiğini, bunların yerine sahte belgeler üretildiğini defalarca gösterdik. O gün görev yapan polisler bile birden fazla delil ve sahte resmi belge, olay yeri krokisi üreterek bu cinayeti örtmeye çalıştılar.”

‘DEFALARCA YERİ DEĞİŞTİRİLMİŞ’

Oğlu Dorukhan’ın defalarca kez yerinin değiştirildiğini belirten Büyükışık, “Bazı yeni tanıklar cinayeti kendi gözleriyle gördüklerini, Dorukhan’ın başka yerde öldürülüp, yukarıya taşındığını söylediler. Gece saatleri boyunca buraya birçok polis memurunun geldiğini, bu polis memurlarının bizzat Dorukhan’ı buradan yukarıya taşıdığını, elbiselerini düzelttiğini ifade ettiler. Dorukhan’ımızı gördüğümüzde C blok inşaatının önünde, başı demir korkulukların altında ve bir beton istinat duvarı üzerindeydi. Binadan 10 metre uzaktaydı. Bunun imkansız bir olay olduğunu zaten o fotoğrafı, o videoyu izleyen herkes fark ediyordu. Ama bir başka tanık ortaya çıktı. ‘Ben o gün sizin oğlunuzu sırtüstü o demirlerin altına yatarken görmedim. Yüzüstü yatıyordu’ dedi. Mahkeme başkanı da ellerindeki fotoğrafın öyle olmadığını söyledi ve tanıktan göstermesini istedi. Dorukhan’ın defalarca yerini değiştirip, defalarca pozisyon vermişler. Aynı şeyi adli tıp uzmanı Doktor Gökhan Batuk söyledi. Oğlumu orada o pozisyonda görmediğini söyledi. Başka yerde başka pozisyonda muayene yaptığını söyledi. Dorukhan’ımızın gerini gece boyunca bir değil onlarca defa değiştirmişler. Ben bunu hep söylüyordum” diye konuştu.

‘BU MÜCADELEYİ SİZLER İÇİN VERİYORUZ’

Adli tıp kurumu uzmanları hakkında da şikayetçi olduklarını vurgulayan Ethem Büyükışık, “62 adli tıp uzmanı sahtekarlık yapıp 5 kere sahte adli tıp raporu verdi. Dönemin İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı en büyük sahtekardır. İlk sahte raporu o verdi. Şimdi onun hakkında da soruşturma açıldı. Devleti temizleyelim, arındıralım. Bunun siyasi görüşü, ideolojisi, partisi olmaz. Hepimizin evladı var. Biz evladımızı kaybettik. Artık geriye dönüp, kendimiz için bir şey yapamayız. Ama biz ileriye bakıp toplum için bir şey yapabiliriz. Sizlerin evlatlarını korumak için, daha adil bir devlet düzeni kurulması için, hukuk düzeni kurulması için elimizden geleni yapabiliriz. Şu an bunu yapmaya çalışıyoruz. Sizlerin evlatları ve torunları için biz bu mücadeleyi yürütüyoruz” dedi.

‘DERİN BİR NEFES ALDIM AMA HUZURA KAVUŞMAK İÇİN ÖNÜMÜZDE ÇOK ZAMAN VAR’

Hukuk mücadelelerine devam edeceklerinin altını çizen Ethem Büyükışık, şöyle devam etti:

“Şu an bizim hesabımıza göre 100’ün üzerinde kamu görevlisi var. Bu 100’ün üzerindeki kamu görevlisinin ibreti alem için en büyük cezayla cezalandırılmasını bekliyoruz. Korkarak devlet temizlenmez, korkarak devlet yönetilmez. O yüzden Adalet Bakanımıza, sayın İzmir Cumhuriyet Başsavcımıza çok teşekkür ediyorum. Bu davada korkmadan hareket ettiler. Bugün ben derin bir nefes aldım ama daha huzura kavuşmak için önümüzde çok zaman olduğunu düşünüyorum. Yargılama sürecinin faillerinin hak ettikleri cezaları aldığını görmedikçe huzura ermeyeceğim ve bunların peşini de bırakmayacağım. Ölene kadar peşlerindeyim.”

DORUKHAN’IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ VE BİR BABANIN MÜCADELESİ

2018 yılında hayatını kaybeden 26 yaşındaki oğlu Dorukhan Büyükışık’ın dosyasının bir türlü aydınlatılmadığını söyleyen Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, oğlunun ölümü araştırılırken delillerin karartıldığını, olayın kapatılmaya çalışıldığını ilk olarak Veryansın Tv’ye anlatmıştı.

Büyükışık, olay yerinde parmak ve vücut izi alınmadığı, var olan parmak izlerinin olay yerindeki polisler tarafından silindiğini ve silinmiş yüzeyler üzerinde fotoğraf ve video çekimi yapılarak sahte delil üretildiğini belirtmişti. Olay yerindeki MOBESE kayıtlarının alınmadığını belirten Büyükışık, görevli polisler tarafından oğlunun telefonundaki parmak izlerinin de silindiğini söylemişti.

Olaya adı karışan en üst rütbedeki polis müdürü olan dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Köksal ile Narlıdere Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amirliği’nde görevli Komiser Yardımcısı Hüseyin Vurucu’nun, Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü ile ilgili, adli amiri konumunda bulunan Cumhuriyet savcısının olayın soruşturmanın amiri olduğu polis merkezine verildiği halde, Cumhuriyet savcısınca talimatlar verilmesine rağmen, olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenerek ve kayıt alınarak tutanak düzenletmediği ve Dorukhan Büyükışık’ın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu bildiği halde görüntü kayıtlarını aldırmayarak soruşturma dosyasına eklenmesini sağlamadığı tespit edilmişti.

Ethem Büyükışık’ın, adalet mücadelesini anlattığı yayını izlemek için tıklayın:

8 POLİS HAKKINDA DAVA AÇILDI

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet’ten ulaşan rapor sonrasında sekiz polis hakkında “görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla iddianame hazırlamıştı.

Savcı, iddianamede yer alan sanıklar hakkında TCK’nın 257/2 maddesindeki hüküm gereğince “üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilmesi” talebinde bulunmuştu.

POLİSLERE YÖNELİK SUÇLAMALAR

Savcılığın, sanıklara yönelik suçlamaları iddianamede şöyle yer alıyor:

Emniyet Müdürü İ.K.: Cumhuriyet savcısı tarafından talimatlar verilmesine rağmen olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenerek ve kayıt alınarak tutanak düzenletmediği ve ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu bildiği halde görüntü kayıtlarını aldırmayarak tahkikat dosyasına eklenmesini sağlamadığı,

* Komiser H.V.: Olayla ilgili Cumhuriyet savcısının olay yerindeki emri ve talimatları doğrultusunda, tahkikatın Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amirliği’ne verildiği halde, kendisinin de Grup Amiri olması nedeniyle talimatlar doğrultusunda yapılacak çalışmalardan, olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenmesi ve kayıt alınarak tutanak düzenlenmesini sağlamadığı ve ölen sahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntüleri olduğunu ifadesinde beyan ettiği halde görüntü kayıtlarının alınarak tahkikat dosyasına eklenmesini sağlamadığı,

* Polis Memuru H.A.: Ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu ekip amir vekili olarak bildiği halde görüntü kayıtları ile ilgili tutanak tanzim etmediği ve ettirmediği,

* Polis Memuru F.S.: Olay yerindeki ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerini izlediği ancak görüntü kayıtları ile ilgili tutanak tanzim etmediği,

* Komiser A.K. ve Komiser D.A.: Bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere ölen Dorukhan Büyükışık’a ait aracın iç ve dış incelemesi esnasında parmak izi ve biyolojik svap çalısması yapmadıkları ve ölen Dorukhan Büyükışık’ın yakınında bulunan iki adet sigara izmariti ve sigara paketini biyolojik inceleme yapılmak üzere muhafaza altına almadıkları,

* Emekli Polis Memuru M.E. ve Polis Memuru D.Ö.Ö.: Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 17 Kasım 2021 tarihli yazı ekinde gönderilen Jandarma Parmak İzi İnceleme Şube Müdürlüğü ile Görüntü İnceleme Kısım Amirliği tarafından düzenlenen Uzmanlık Raporlarında yer alan; … üzerinde iz görülebilen DSC 7959 numaralı fotoğraf üzerinde iyileştirme sonucu yapılan incelemede, belirlenen biri parmak izi, ikisi avuç izi olmak üzere toplam 3 adet izin mukayeseye elverişli olmadığı” şeklindeki tespitlere göre çekimleri tekniğine uygun yakınlıkta ve açılardan yapmayarak gereken özen ve hassasiyeti göstermedikleri ve ölen Dorukhan Büyükışık’ın yakınında bulunan iki adet sigara izmariti ve sigara paketini biyolojik inceleme yapılmak üzere muhafaza altına almadıkları (…)”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. idam şart
    bu ülke insanın çoğunluğu ahlaken bitmiş.
    ya güçlü paralı kula tapıyorlar yada direk paraya tapıyorlar.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!