AKP içinden çarpıcı kulis: Konuşulanlar Arınç'ın çok daha ilerisinde!

AKP grubu içinde, Bülent Arınç'ın istifasıyla sonuçlanan sözlerin çok daha ilerisinde konuşmaların yapıldığı iddia edildi: "TBMM AK Parti grubunun bulunduğu kulise veya bazı odalardaki konuşmalar Arınç’ın söylediklerinin çok daha ilerisinde."

AKP içinden çarpıcı kulis: Konuşulanlar Arınç'ın çok daha ilerisinde!

HDP'li Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala'nın tahliyesini isteyen Bülent Arınç'ın düğmesine bastığı kriz, Yüksek İstişare Kurulu’ndan istifasıyla sonuçlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sert eleştirisinin ardından istifasına sunan Arınç, istifa açıklamasında davaları süren isimleri zikretmesinin yanlış olduğunu söylemekle birlikte "demokratikleşme reformu"na desteğinin süreceğini ifade etti.

Peki Arınç o konuşmada Demirtaş ve Kavala isimlerini zikretmese ne olurdu?

Bu soruya HaberTürk Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya'dan ilginç bir Meclis kulisi bilgisiyle yanıt geldi.

AK Parti grubunda Arınç’ın söylediklerinin çok daha ilerisinde fikirler dillendirildiğini belirten Sarıkaya'nın yazısının satır başları şöyle:

"Bülent Arınç’ın da hem istifasında, hem de o gün dile getirdiği gibi isimlere girmese yine aynı şey olur muydu?

Hiç sanmam…

Çünkü TBMM AK Parti grubunun bulunduğu kulise veya bazı odalardaki konuşmalar Arınç’ın söylediklerinin çok daha ilerisinde.

Ancak onlar hiçbir zaman devam etmekte olan bir davanın taraflarını, isimlerini kullanarak bunu dile getirmediği için belki tartışma dışı kalıyorlar."

CEMİL ÇİÇEK ÖRNEĞİ

Nitekim dün sohbet ederken Türkiye’de zihniyet reformuna ihtiyaç olduğunu söyleyen bir diğer Yüksek İstişare Kurulu üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile sohbet ederken aynı noktaya işaret etti.

“Devam etmekte olan bir dava üzerinde konuşmak, yorumda bulunmak, görüş bildirmek suçtur…”

Haksız da değil, meseleyi kişiler veya devam eden davalar üzerinden ele aldığınızda aslında yapılmak istenen reformun da önüne geçiyor…

Türkiye bu süreçleri geçmişte de çok yaşadı.

Nitekim dünkü istifa metninde Arınç da isim konusuna girmek istemediğini, gazetecilerden gelen sorular üzerine girdiğini ve asıl meselenin gölgelenmesinden de üzüntü duyduğunu söyledi.

Burada da görüldüğü gibi Türkiye çok uzun yıllardır gerekli reformu yapmak yerine, kişiye odaklı hukuka yöneldiği için adım atmakta zorlanıyor.

Kanunların var olan ruhunu yok ederken, uygulamadan kaynaklı olmadık sonuçlara yol açıyor..."