AKP ile CHP arasında ‘rejim’ ve ‘darbe’ kavgası

Hükümet ve muhalefet arasındaki 'darbe' ve 'rejim' tartışması büyüyor. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 'Saray rejiminin, Saray düzeninin sonu geliyor' demişti. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP'nin inandığı tek rejimin 'Yassıada rejimi' olduğunu söyledi.

AKP ile CHP arasında ‘rejim’ ve ‘darbe’ kavgası

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP’li Özgür Özel’in “saray rejimini sonu geliyor” sözlerine yanıt verdi. Çelik, “Yassıada zihniyeti demokrasiyi felç etmek istediği zaman işe rejim tartışması açarak başlar” dedi.

CHP’li Özgür Özel’in, “Saray rejiminin sonu geliyor. O son Atatürk’ün kemiklerini sızlatacak bütün bu atamaların, bütün bu liyakatsizliklerin de sonunu getirecek. Herkes şunu bilsin. Bütün devlet memurları. Görevini devlet memuru gibi yapan devlet memurları. Hangi ülkeye hizmet ettiğini bilen çok değerli bürokratlar hiç korkmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti gelir, saat gibi işlemeye başlar. O saatin en kıymetli çarkları da siz olursunuz. Eğer ki koltuğunuza liyakatla oturdunuz, devletinize sadakatla çalışıyorsanız” sözleri AKP cephesinde “darbe imalı tehdit” olarak yorumlanmıştı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Özel’in sözleriyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Seçilmiş hükümeti ‘rejim’ olarak suçlamak bu vahşi zihniyetin ilk adımıdır. Bunlar tüm tarihleri boyunca demokrasiyi felç etme örgütü olarak çalıştılar. Bunlar tüm tarihleri boyunca demokrasiyi felç etme örgütü olarak çalıştılar. Bunlar Türkiye’nin anayasal rejimini tanımazlar. Tek rejimleri Yassıada rejimidir. O nedenle kendi zihniyetleri dışındaki her seçilmiş hükümeti ‘rejim’ diye tanımlayarak demokrasiyi felç etmek isterler. Bütün tarihleri boyunca bunu yaptılar. Geçmişte defalarca ‘rejim krizi’ çıkarıp sonra askeri vesayeti ve yargı vesayetini davet ederek demokrasiyi felç etme örgütü olarak gizli iktidar sahibi oldular. Kafalarındaki rejimin Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimiyle hiç ilgisi yoktur, milli iradeye düşman Yassıada rejimidir. Bu demokrasi düşmanı zihniyet seçilmiş iradelerin hepsiyle aynı yöntemle kavga etti. ‘Kutuplaşma olmasın’ derken kastettikleri şey, herkesin kendi Yassıada rejimleri etrafında hizalanmasıdır. Demokrasiye her saldırının arkasında bunların rejim krizi çıkarma gayretleri vardır. Hükümetlerimizin ilk dönemlerinde özellikle milli eğitim politikalarımızdan dış politikaya kadar her alanı rejim meselesi haline getirmeye çalıştılar. Demokratik siyaseti, rejim tartışması çıkararak boğmak bunların mesleğidir.”