Erdoğan’dan ‘anayasayı değiştirelim’ teklifi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında CHP'nin 'başörtüsü' teklifine yanıt verdi. Erdoğan, "Kanun teklifi diye Meclis’e sundukları metin, sorunu hem tüm boyutlarıyla kucaklamaktan, hem de arzu edilen şekilde çözmekten çok uzaktır. Gelin çözümü yasa değil Anayasa düzeyinde sağlayalım” dedi.

featured

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’ten dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün Meclis’te yapacağı grup konuşmasının, tarihi bir mücadelenin yeni bir aşaması olacağını söyleyerek, herkesi ekran başına davet etmişti.

Erdoğan’ın  açıklamalarından önemli satırbaşları:

“Son yasama yılına girdiğimiz TBMM’de komisyon ve genel kurul faaliyetlerinde sizlere Rabbim’den muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Sahayı ne kadar sıkı tutarsak milletimizin özellikle yalanları ile yanlış yönlendirmek isteyenlerin niyetleri o derece akamete uğrayacaktır. Bir yandan Ankara’daki çalışmaları yürütecek, bir yandan da ilçe ilçe tüm şehirlerimize giderek milletimizle buluşacağız. Amacımız milleti seçimden seçime hatırlayanlarla aramızdaki farkı göstermektir. Biz kendi halimize bakacağız, kendi işimize bakacağız. Birileri ülkenin ve milletin geleceğini, imkanlarını düşünmeden ‘dün öyle bugün böyle’ diyerek iki yüzlü tavırlar sergileyebilir. Ağzımızdan çıkan her şeyi ölçüp biçerek ifade etme mecburiyetimiz bulunuyor.

‘BELEDİYELERDE GÖRDÜK’

Muhalefetin seçim öncesi söyledikleri ile seçim sonrası yaptıkları arasındaki devasa uçurumları belediyelerde gördük. Ne dedilerse tam tersini yaptılar. Yalan bunlarda. Şimdi aynı sinsi taktiği önümüzdeki sçeimlerde kullanmak için hazırlıklarını yaptıklarından şüpheniz olmasın. Gençlerimizin bu bayat oyunu kolayca çözebileceklerinden şüphe duymuyorum.

‘BAZI GERÇEKLERİ PAYLAŞACAĞIM’

Milletimizin önüne yeni projelerle çıkabilen tek partiyiz, tek ittifakız. Bugün ekranları başında bizi heyecanla milletimiz dinliyor. Bazı gerçekleri paylaşacağım. Seçimlere kadar 8 aylık süre var. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP ile birlikte komisyonlarda ve Genel Kurul’da sıkı bir mesai ile gündemimizdeki tüm düzenlemeleri yasalaştıracağınıza inanıyorum.

15 Haziran’dan bugüne yurtiçinde ve yurtdışında katıldığımız programla ülkemize hizmet etmeyi sürdürdük.

‘SEÇİMLERİN MOTTOSU TÜRKİYE YÜZYILI’

Milletimize söz verdiğimiz şekilde büyük ve güçlü Türkiye’yi tuğla tuğla örüyor, emek emek yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye yüzyılını yine milletimizle beraber inşa edeceğiz. Bu seçimlerin mottosu: Türkiye yüzyılı, bununla çalışacağız. Birilerine bakıyorsunuz toplanıp toplanıp dağılıyorlar, bırakın milletimize bir daydalarının dokunmasını kendi meselelerini bile çözemiyorlar. Biz ise tüm vaktimizi evlatlarımıza daha büyük bir Türkiye bırakmaya haslediyoruz.

Malum zat bir zamanlar SSK’nın genel müdürlüğünü yaptı. Bunları milletimize anlatın, ne yaptı bu adam diye bir sorun. Onun döneminde hastane odaları pislikten geçilmiyordu. Hastalarımız kan revan içinde kalıyordu. Rehine alma dönemi vardı. Hastalar ölüyor ve rehine alınıyorlardı. Ey Bay Kemal senin gidecek yerin var mı ya? Bütün umudunu ekonomideki sıkıntılara, özellikle enflasyona bağlayanların heveslerini kursaklarında bırakacakları adımlarımızı atmayı sürdürüyoruz. Türkiye bir süredir çok ciddi sınamalarından geçmektedir. Milletimizin hayatına yansıyan olumsuzlukları var mıdır? Vardır. Türkiye’de bu çözümü sağlayan yürütme temsilcisi biz, tek parti AK Parti, tek ittifak Cumhur İttifakı mıdır? Evet öyledir.

‘GÜNAH ÇIKARTIYOR’

Birilerinin buram buranm sinsilik kokan oyunlar peşinde koştuğunu görüyoruz. Önceki akşam geç saatlerde CHP Genel Başkanı bizim ömrümüzü verdiğimiz mücadele neticesinde adım adım çözdüğümüz başörtüsü meselesi ile ilgili güya günah çıkartıyor, güya yeni bir teklif getiriyor. Dün açıkladığı kanun teklifi ile önceki akşam atıp tuttukları arasında dağlar kadar fark var. Biz bir dönem zulüm düzeyine varan bu konuyu her alanda ülke gündeminden çıkardık.

‘BÖYLE BİR MESELE VAR MI?’

Ülkemizde şu anda kamuda veya özel sektörde çalışan hakiminden savcısına tüm hanım kardeşlerimizle ilgili böyle bir mesele var mı? Hayır. Türkiye bir dönem Meclis’e başörtüsü ile girdiği için kürsüden, ey CHP senin düşünce baban, kürsüden haddi bildirilmeye davet edilen milletvekilleri görmüştü. Siz de bunları alkışlamıştınız. Doğru ol be… Yanına bir iki tane başörtülü bayanı alıp onlara rozet takmakla bu işi çözebileceğini mi sanıyorsun. Dürüst ol dürüst. Adam gibi dürüst ol. İstismar siyaset yaparak milletin karşısına çıkma.

‘ANAYASA KONUSU OLMAMASI GEREKEN TABİİ BİR HAK’

Bugün Türkiye’nin gündeminde başörtüsü diye bir mesele verdiğimiz mücadele ve yaptığımız düzenlemeler sayesinde artık kalmamıştır. Geçmişte başörtüsü diye utanç verici bir mesele yaşanmısşa bunun sebebi CHP zihniyetidir, CHP faşizmidir. İşin esasına bakılacak olursa genelde kılık kıyafet, özelde de başörtüsü meselesi ne yasa ne de anayasa konusu olmaması gereken tabii bir haktır. Nasıl başı açık bir hanım kardeşimizin hayatın her alanında var olabilmesi için yasa yada anayasa düzenlemesi gerekmiyorsa aynı durum başörtülü kardeşlerimiz için de geçerlidir. Ülkemizde milletimizin dinine düşman olan CHP faşizmi geçmişte önümüzde böyle bir sorun çıkarmıştır. Zorlama yorumlarla ülkemiz bu tartışmaların içine sokulmuş, insanlarımız mağdur edilmişti. Üniversitelerde bir günde uygulama değiştiren mekanizmayı perde gerisinden işleten hep CHP zihniyetidir. 

‘KILIÇDAROĞLU’NUN BİZZAT KENDİSİYDİ’

Şimdi de milletimizin başörtüsü hassasiyetini istismarın peşindedir. 2008’de biz MHP ile Meclis’te başörtüsü tartışmasını kökten çözecek anayasa değişikliği yaptık. Böyle bir düzenlemeye ihtiyaç olmamasına rağmen CHP faşizmini dizginlemek için yaptığımızın altını çiziyorum. Kararlar iptal edilmeseydi Türkiye başörtüsü tartışmasını o zamanlar gündeminden çıkarmış olacaktı. Bu değişikliği büyük bir keyifle AYM’ye götüren kimdi biliyor musunuz? Bizzat Kılıçdaroğlu’nun ta kendisiydi. İşte imzası. Kılıçdaroğlu dürüst ol dürüst.

Dönemin YÖK Başkanı hakkında ‘başörtüsünü yasağını kaldırın’ dediği için görevini kötüye kullanma iddiasıyla dava açanların başında da Kılıçdaroğlu geliyordu. İşte imzası… Kılıçdaroğlu belge ile konuşuyorum. Senin imzalarınla konuşuyorum. Şimdi yanına bir kaç tane başörtülü kardeşimizi yanına alıyor, resim çektiriyorsun, bu milleti aldatmaya gayret gösteriyorsun. Benim kızların bu işin mağduriyetini çekti. Neden? Kızlarımın bir tanesini üstelik de İmam Hatip’te İstanbul’da okutamadım. Oradaki yönetim sıkıntı idi. Türkiye’nin başka bir iline göndermek suretiyle oradaki okulda kızım İmam Hatip okulunu tamamladı. Çilesini ben çektim. Anneleri günlerce, aylarca nöbet tuttular. Şimdi kanunlarla bu işi halledelim diyorsun. Sabırlı ol.

‘KÜRT MESELESİ DİYE SORUNUMUZ YOK’

Ülkemizin pek çok kazanımından haberdar olmadıkları gibi bu meseleyi de geriden takip ediyorlar. Tüm engelleri onlara rağmen aştık. Kürt meselesi diye ülkemize giydirilmeye çalışılan deli gömleğinden onlara rağmen kurtulduk. Bizim Kürt meselesi diye bir sorunumuz yok ki. Kabinede Kürt arkadaşım var. Sende bu noktada dert çok. Dürüst değilsin. Akşam yalan, sabah yalan. Terör örgütünün temsilcileri ile Ankara’dan İstanbul’a dirsek dirseğe yürüdü. Haydi buna da yalan de. İnşallah Cuma günü Alevi kardeşlerimiz için yeni bir çalışmanın adımını atacağız. Bunların hastalıklı bir saplantı olan faşizmlerini her devirde boyayarak yapmak istedikleri kendi gizli iktidarlarını sürdürmektir. CHP faşizmi, yoksulluktan, geri kalmışlıktan beslenir. Senin üst düzey yöneticilerin üniversitelerde ikna odaları kurmadılar mı?

KILIÇDAROĞLU’NA ‘ANAYASA’ TEKLİFİ

Biz daha öte bir teklifle mukabele edelim. Eğer dürüstsen, samimiysen, temel bir insan hakkı olan başörtüsü meselesini ülkenin gündeminden kati şekilde çıkarmakta kararlıysan, gelin çözümü yasa değil anayasa düzeyinde sağlayalım.

“Kanun teklifi diye Meclis’e sundukları metin, sorunu hem tüm boyutlarıyla kucaklamaktan, hem de arzu edilen şekilde çözmekten çok uzaktır.

Gelin çözümü yasa değil Anayasa düzeyinde sağlayalım.

(Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettği) 5735 sayılı Anayasa değişikliği teklifini, kamuda çalışmayı da kapsayacak şekilde, aksi yönde düzenleme yapılamayacağı kaydıyla yeniden çıkartalım.”

Erdoğan’ın başörtüsü meselenin anayasa konusu olmaması gereken tabii bir hak olduğunu söylerken, aynı konuşmada anayasa çağrısında bulunması dikkat çekti.

<div style=”position:relative;padding-bottom:56.25%;height:0;overflow:hidden;”> <iframe style=”width:100%;height:100%;position:absolute;left:0px;top:0px;overflow:hidden” frameborder=”0″ type=”text/html” src=”https://www.dailymotion.com/embed/video/x8e7ruv” width=”100%” height=”100%” allowfullscreen > </iframe> </div>

 

Erdoğan’dan ‘anayasayı değiştirelim’ teklifi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 2 ay önce

    Kılıçdaroğlu’nun kendi düşüncesidir. Kemalistlerin, tabanın ve laik cumhuriyetçilerin öyle bir derdi yok. Biz yaptık oldu dümeniyle Laikliği kimseye yedirmeyiz!

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!