AKP'li vekilin oğlu THK şubesine nasıl başkan oldu?

Emekli Albay Alican Türk, üyesi olduğu Türk Hava Kurumu'ndan istifa dilekçesinin detaylarını Veryansın TV'ye anlattı.

AKP'li vekilin oğlu THK şubesine nasıl başkan oldu?

Emekli Albay Alican Türk, Veryansın TV yayınında son günlerde tartışma konusu olan Türk Hava Kurumu’nu değerlendirdi.

NE OLMUŞTU?

Geçen yıl Türk Hava Kurumu (THK) Eskişehir Şubesi’nin başına kuruma 1 ay önce üye olan AKP Eskişehir Milletvekili Harun Karacan’ın oğlu Alihan Karacan atanmıştı. 17 Haziran 2020’de THK’ye karılan Karacan, 1 ay sonra THK’nın en yüksek gelire sahip olan Eskişehir Şubesi’ne başkan olarak atanmıştı.

THK Tüzüğü'ne göre şube yönetimleri üç yılda yapılan genel kurulda seçimle belirleniyor. Ancak Alihan Karacan, Gümrük ve Ticaret eski Bakanı Cenab Aşçı'nın kayyum heyeti başkanlığı yaptığı THK yönetimi kararıyla bu göreve atamayla getirilmişti.

THK Eskişehir şubesi üyelerinden Emekli Albay Alican Türk, bu atama üzerine kurumdan istifa etmiş ve dilekçesini sosyal medyada yayınlamıştı.

Türk, son günlerde meydana gelen orman yangınları sonrası tartışma konusu olan THK’da yaşananları Veryansın TV’ye anlattı…

Alican Türk’ün açıklamalarından satır başları:

KAYYUM SONRASI PAZTİZAN KADROLAŞMA

Ben 2010 yılında emekli olduğum zaman önce gittim Emekli Subaylar Derneğine üye oldum. Arkasından Eskişehir'deki Türk Hava Kurumu'na gidip üye oldum.

Sıradan bir üye olarak yıllık gidip aidatlarımı öderdim. Onun dışında başka bir şeyim olmadı.

Geçtiğimiz yıl Şube Başkanı istifa ettirilip yerine Eskişehir'in AKP milletvekilliği yapmış Harun Karacan’ın oğlu Alihan Karaca ve beraberindekilerin şubenin başına getirildiğini öğrendim.

İstifa eden şube başkanı 40 küsür yıl şubede başkanlık yapan ve yaşı 80'lere dayanmış birisiydi. Çok tecrübeli bir insandı. Hatta Türk Hava Kurumu Genel Başkanlığını vekaleten de bir dönem yürütmüş bir kişiydi.

 2019'da kayyum atandıktan sonra Türk Hava Kurumu şubelerde yönetimlerde birtakım değişikliklere gidiliyor. Eskişehir Şubesi'ne deniyor ki ‘heyet olarak istifa edeceksiniz’. Bunlar da diyorlar ki ‘ya niye istifa edelim. Biz bugüne kadar Genel Merkezin verdiği hangi talimat yapmadık.  Genel merkez bir talimat verecek biz bunları yine yerine getireceğiz. Yani bugüne kadar genel merkezde bir sürtüşmemiz bir şeyimiz olmadı.’

İstifa etmeyeceklerini belirterek görevden alın diyorlar.

Tabi görevden alınmak icabında de usulsüz olacağı için mahkeme yolunu açacaktır.

Bu sefer Genel merkez zorla bastırıyor. Yaşlı insanlar kendi aralarında konuşup istifa ediyorlar.

Genel Merkez diyor ki ‘yedeklerin de istifa etmesi lazım’. Yedeklerde bu şekilde istifa edince bu 7 kişilik grup ki o grup da bugüne kadar Türk Hava Kurumu'yla hiçbir ilgisi olmayan kişiler. Ne sportif havacılık ve paraşütle planör bunlarla bir bağlantısı olmayan kişiler doğrudan kayyum tarafından atanıyordu.

Dediğim gibi bunlar da sadece ilgisinin olmaması değil bir an önce o olaydan bir ay önce kuruma üye olmuşlar. Yani 2020'nin Haziran ayında kuruma üye olmuşlar. Haziran ortaları ve bunlar geliyor. Ben bu olaylar geçtikten sonra durumu öğrendim. Heyet istifa etmiş yeni heyet gelmiş… Yani Türkiye'nin bütün kurumlarında bu partizanca uygulamalar.

Türk Hava Kurumu Atatürk'ün bizzat talimatıyla kurulmuş kurulduğu dönemde de dünyada bir eşi benzeri örneği olmayan son derece önemli bir kurum. Bunun askeri görevleri var, sivil görevleri var, gençliğe havacılığı sevdirme sportif havacılığı aşılama planördür, paraşüttür hatta turistik havacılık dahil olmak üzere bu türden görevleri var. Ama böyle bir kurumu siyasete partizanca uygulamalara.

Eski yönetimden öğrendim tek bunun özelliği bir milletvekilinin oğlu olması. Ha çocuk 26 yaşında bilmem 27 yaşında.

 Havacılıkla hiçbir ilgisi olmadığını öğrendim.

Benzer olaylara baktığım zaman 2019'da kayyum heyeti geldiğinde işte Kastamonu'da Zonguldak'ta başka yerlerde de istifa ettirmek suretiyle buraların yönetimlerini ele geçirmişler

TÜRK HAVA KURUMU ÜNİVERSİTESİ İLE MİSYONDAN UZAKLAŞTILAR

Bugün ormanlarımız yanıyor içimiz yanıyor. Ama benim için aynı zamanda Cumhuriyet’in bu türden temel kurumlarının da içlerinin boşaltılması işte akraba, eş dost tanıdık bu kişilerin getirilerek siyasete alet edilmesi. Bunlarda aynı şekilde yüreğimizi yaralayan hususlardan biri. Yani benim bir gizlim saklım çekindiğim şey yok. Türk Hava Kurumu konusunda çok detaylı bir bilgim de yok. Ama biraz araştırıp karıştırdığım zaman 2009'da Osman Yıldırım Paşa'nın gelmesiyle bazı sorunlar başlıyor.

Yaklaşık 5 yıl Osman Paşa yönetimde kalıyor. Bunun yaptığı en önemli işlerden birisi Türk Hava Kurumu Üniversitesinin açılması. Şimdi bakınız soruşturduğum çevrelerde bana şu söyleniyor ki bunlar da yıllarca Türk Hava Kurumu içerisinde kalan kişiler Türk Hava Kurumu'nun batmasındaki en önemli faktörlerden biri bu Türk Hava Kurumu Üniversitesi olduğu diye söylüyorlar. Çünkü o üniversite açıldığında büyük miktarlarda borçları Türk Hava Kurumu’nun mal varlığını ipotek göstererek yüksek miktarlarda borçlanmalara gidildiği daha sonra bunların ödenemediği ve böylece de Türk Hava Kurumu’nun yavaş yavaş ele geçirildiği biçiminde bazı çevrelerce bilgisini aldım.

Şimdi bakın ben öğrendiğim şu oldu mesela Türk Hava Kurumu Üniversitesi kurulmasında en çok ısrarcı olan Bülent Arınç. Abdullah Gül de büyük destek veriyor

Zaten Osman Paşa bir süre sonra 5. yılın sonunda usulsüz birtakım işlemler nedeniyle gözaltına alınıyor. Daha sonra mahkemece yaklaşık bir yıl bir buçuk yıl kadar hapse mahkûm oluyor.

Normalde üniversitelerde yüzde on kontenjan varken Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nde yüzde kırklara varan yabancı öğrencinin burslu olarak eğitim görmelerine izin verildi.

Kısacası üniversiteyle birlikte Türk Hava Kurumu'nun misyonundan vizyonundan uzaklaştı.