AKP'li yazar: Biden Rusya'yı dengelemek istiyorsa bizle uzlaşacak!

Trump'tan Biden'a hızlı geçiş yapan isimlerden Sabah yazarı Şebnem Bursalı, Biden'ın başkanlığıyla birlikte "Vekâleten yürütülecek mücadele ve müdahalelere hazır olmak gerekir" dedi.

AKP'li yazar: Biden Rusya'yı dengelemek istiyorsa bizle uzlaşacak!

Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi ve SETA Genel Koordinatörü Burhaneddin Duran, dün Sabah gazetesindeki yazısında Joe Biden başkanlığındaki ABD ile Türkiye ilişkilerini ele almış, Biden'ın Rusya'yı sınırlamaya ağırlık vereceğini söylemişti.

"Batı ittifakının Rusya ile kuracağı yeni ilişkide Türkiye kritik önemde" diyen Duran "Uluslararası sistemin yeni jeopolitik denklemlere yürüdüğü dört yılı verimli geçirebilmek için Washington- Ankara hattında yeni bir sayfa açılması lazım" ifadelerini kullanmıştı.

Trump'tan Biden'a hızlı geçiş yapan Sabah yazarlarından biri de Şebnem Bursalı oldu.

Bursalı, bugünkü "Yeni dönemin şifresi: Vekaleten müdehale" başlıklı yazısında "NATO ağırlık kazanacak ise; birliğin en büyük ikinci ordusuna sahip gücü olarak Türkiye ile ilişkilerde ABD'nin bizi yok sayması mümkün olmayacak! Rusya'yı bölgede dengeleyecek Türkiye'den başka güç ve ülke olmadığını düşünürsek; bizimle azami ölçülerde uzlaşma zemini arayacak!" ifadelerini kullandı.

"Aslında yeni dönemi; Amerikan müdahaleciliğinin 90'lı yıllardaki yaygın halini açık görmek yerine, vekâleten yürütülecek mücadele ve müdahalelere hazır olmak diye tanımlamak belki de en doğru ifade olacak... " diyen Bursalı'nın yazısının satır başları şöyle:

"Bizden binlerce mil ötedeki ABD'deki seçim, sadece bu ülkeyi değil, bizi ve aslında uluslararası dengeleri bile etkileyecek ölçüde etki yapacak. Trump mı daha iyiydi Biden mı daha iyi ikileminin net cevabı aslında "yoktur birbirlerinden farkı" diye özetlenebilir.

Her ne kadar partileri, temsil ettikleri siyaset ve en nihayetinde adayların şahsi tercihleri farklı olsa da; seçim sonucunda ipi göğüsleyen adayın; ABD devletini temsilen bir siyaseti ağırlıklı yürüteceği kesin. ABD'nin en uzun süreli senatör ve siyasetçisi olan Biden'ın, yardımcılığını yaptığı Obama'nın 3. dönemi olarak en genel tanımı yapılan başkanlığı ile ilgili söylenecek en temel beklenti başlıklarla şöyle ifade edilebilir: Transatlantik söylemi yeniden gündemde tutulacak... Orta Doğu politikası Obama dönemiyle paralel olacak. ABD askeri yapılanmasının sınır ötesinde yayılmacılığı yeniden yaşanacak. NATO ağırlığı yeniden hissedilecek. Rusya, NATO yolu ile dengelemeye gidilecek. Çin ile hem rekabet edecek hem bazı konularda işbirliği yapacak ama güçlü bir denge kurmaya da çalışacak.

Peki; yeni dönemde Türkiye ile ilişkiler nasıl olacak? NATO ağırlık kazanacak ise; birliğin en büyük ikinci ordusuna sahip gücü olarak Türkiye ile ilişkilerde ABD'nin bizi yok sayması mümkün olmayacak! Rusya'yı bölgede dengeleyecek Türkiye'den başka güç ve ülke olmadığını düşünürsek; bizimle azami ölçülerde uzlaşma zemini arayacak! Doğu Akdeniz'de ağırlığını sürdürmek isterken; Obama'nın bıraktığı dönem ve şartların olmadığı gerçeğinden hareketle Türkiye'siz denklemlerin tutmayacağını kabul etmek durumunda. Nükleer konusunda yeni anlaşma yapmam diyen İran ile ilişkilerde bölgede Türkiye olmaksızın atacağı adımların karşılığının eksik kalacağını da görecektir.

Yeni ABD, Türkiye'ye "demokrasi" dersi vermeye, "baskıcı" diye basmakalıp söylemler üzerinden politikasını yürütmeye kalkarsa; Suudi Arabistan ile iş tutmasının çelişkisini de izah etmek zorunda kalacaktır! Trump döneminin içine kapanan politikasının tersine, küreselci zihniyetin etkin olacağı bir döneme hazırlanıyor yeni Amerika. Bu politika elbette bütün dünyayı da etkileyecek sonuçlar ortaya koyacak.
Aslında yeni dönemi; Amerikan müdahaleciliğinin 90'lı yıllardaki yaygın halini açık görmek yerine, vekâleten yürütülecek mücadele ve müdahalelere hazır olmak diye tanımlamak belki de en doğru ifade olacak... "