AKP'li yazarın hedefindeki AKP'liler kim? 'Tweet attım, görevimi yaptım...'

AKP'li Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu, 'Son dönemde sayıları artan 'sosyal medya siyasetçilerinin', 'Tweet attım, görevimi yaptım' anlayışının da bir yere kadar netice verdiği akıldan çıkarılmamalı" dedi.

AKP'li yazarın hedefindeki AKP'liler kim? 'Tweet attım, görevimi yaptım...'

Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve AKP Tanıtım ve Medya Başkanlığı'nın stratreji ve işleyişine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Önceki günkü yazısında "Muhalefetin iddialarına karşı, iktidarın tek atımlık barutu yetmez. Bıkmadan usanmadan anlatmak, anlatmak gerek. Bunun için Bakanların, parti ile iletişimini yeniden organize etmek lazım" demişti.

Müderrisoğlu bugünkü yaısında eleştirilerini sürdürerek, "Medyanın farklı mecraları kullanılırken, tabii ki sosyal medyanın gücünden yararlanılmalı. Ama son dönemde sayıları artan "sosyal medya siyasetçilerinin", "Tweet attım, görevimi yaptım" anlayışının da bir yere kadar netice verdiği akıldan çıkarılmamalı" ifadelerini kullandı.

Müderrisoğlu'nun yazısının satır başları şöyle:

"Muhalefetin tüm unsurlarındaki hareketlenme, toplumun sinir uçlarına dokunan iddia ve değerlendirmelerin artan dozu, "özellikli bir dönemin" habercisi gibi.
Bu ittifak zincirine karşı konuşlandırılan iktidar stratejisinin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı üzerinden şekillendiği görülüyor.
Senkronize ve kusursuz işlemesi gereken bu siyasal iletişim, sadece iki ismin omuzlarına bindirilen yükle izah edilemeyecek kadar hassas.
Zira...
Bir yandan kabine icraatının hakiki manada halka mal edilmesi, diğer yandan da muhalefetin tezlerinin çürütülmesi bir zaruret
Bu iki başlığa ilaveten, özellikle dış kamuoyuna verilen mesajların içeriği de zamanlaması da eşdeğer ağırlık taşımakta.
Tam da bu nedenle...
- Bakanlar, milletin günlük hayatını kolaylaştıran faaliyetlerini, parti genel merkeziyle sıkı temas kurarak buradaki birikimle koordine etmeli,
- Parti teşkilatındaki sade üyeden Ankara'daki en üst yöneticiye kadar her kadro proaktif olmalı, "illa hazır bir şeyler gelsin" diye beklememeli,
- Medyanın farklı mecraları kullanılırken, tabii ki sosyal medyanın gücünden yararlanılmalı. Ama son dönemde sayıları artan "sosyal medya siyasetçilerinin", "Tweet attım, görevimi yaptım" anlayışının da bir yere kadar netice verdiği akıldan çıkarılmamalı.
Özetle...
İşin esası halkın içinde ve çözümün parçası olmaktır."