Akşener'den HDP'nin kapatılması çağrısına yorum

Partisi içindeki FETÖ tartışmaları ve istifalar sonrası zor günler geçiren Meral Akşener, HDP ile ilgili tartışmalara katıldı. HDP'nin kapatılması talebine katılmadığını belirten Akşener, hükümetin de böyle bir niyetinin olmadığını savundu.

Akşener'den HDP'nin kapatılması çağrısına yorum

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Medyasocope'ta Ruşen Çakır'ın sorularını yanıtladı. Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "HDP kapatılsın" çıkışına ise "Erdoğan, HDP’yi kapatmaz çünkü HDP çok iyi bir manivela. Belli grupları dövmek için. Sayın Bahçeli’nin sözleri içerisinde katıldığım bir şey var. Uzun tutukluluk. Türkiye’de uzun tutukluluklar var." dedi.

Meral Akşener'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Düzenli artışı olan ve seçmenin dikkatinin döndüğü bir siyasi parti konumundayız. 5 veya 6 şirkette grup üyesiyiz. Parti adına tek başımıza bir anket yaptırmadık. Son bir şirketle beraber 6 şirketin ortalaması ile kendimizi ölçebiliyoruz. Bu da memnun ediyor. Ancak bunun arka planında biz makulün peşindeyiz. Çok uzun zamandır kutuplaştırma üzerinden bireyler bazında birbirimizi dövüştürmek üzere bir dil var siyasette. Sen düşmansın, ben düşmanım diyorlar. Biz bu dili terk ettik. Biz esnafın, işçinin, köylünün, gencin önce ekonomik daha sonra sosyal problemlerini görüp, sesi oluyoruz. Daha sonra da onların sesi oluyoruz.

Birincisi Cumhur İttifakı’nın bileşenleri, paydaşları görüyorlar ki ortada Ak Parti, ortanın sağında Milliyetçi Hareket Partisi Bahçeli, solunda tam olarak değil ama merkezin yan tarafında Doğu Perinçek.

Bunlar yılların politikacıları ve gelecek seçimlerde bu işin olmayacağını görüyorlar. İktidarın Türkiye’yi, Türkiye’nin de iktidarı taşıyamadığını görüyorlar ve bu nedenle Cumhur İttifakı’nı genişletmek istiyorlar.

'CUMHUR İTTİFAKI AKLIMIZDAN GEÇMİYOR'

Ben seçmenimizi tanıyorum. Hatta şöyle demiştim, Cumhur İttifakı ile el ele tutuşmayı boşverin hafif yumuşasak bile terliğini çıkarıp, bizi eve kadar kovalarlar. Cumhur İttifakı bizim aklımızdan geçmiyor. Asla böyle bir şey yok. Sayın Erdoğan hem bizim hem de partimizin düşmanı değil. Bahçeli değil, Doğu Perinçek de değil.

Büyük Birlik Partisi bu kadar önde durmuyor. Pek çok şey Türkiye’de yanlış gidiyor. Biz elimizi ovuşturarak, daha fazla olsun, herkes perişan olsun, daha sonra da bu iktidar gitsin gibi bir anlayışın içerisinde de değiliz.Çözümlerimizi ortaya koyduğunuz için Cumhur İttifakı’na yakınmışız gibi görünüyor ancak biz sisteme karşıyız ve partimiz olmadığı dönemde de sisteme karşı durduğumuzu açıklamıştık. Ben bireysel olarak Türkiye’nin yarısını dolaştım.

'ERDOĞAN'IN SEÇİLEMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM'

Buradan Ak Parti’ye oy veren arkadaşlara sesleniyorum. Erdoğan seçilemedi ve ben seçilemeyeceğini düşünüyorum. Diyelim ki Millet İttifakı’nın getirdiği aday Cumhurbaşkanı oldu. Ak Partili kardeşlerim, bu sistem içerisinde yaşamak isterler mi? İsteyeceklerini düşünmüyorum. Bu sistem Türkiye’yi taşımıyor. Sayın Erdoğan uzlaşma masasına gelmez. 2017’de Hayır üzerinden milletimizi bilgilendirmeye gayret etmiş bütün partilerin olması gerekir, ana muhalefet partisinin ebetteki Türkiye için uzlaşma masasına oturması gerekir.

CUMHURBAŞKANI ADAYI OLACAK MI?

Ben bu soruya çok net cevap veriyorum. Seçimli bir sistemde başbakan seçilmeyi, Cumhurbaşkanı seçilmeyi bu ülkede yaşayan her vatandaş ister. Bu çok onurlu bir görev olduğu için ister.

Biz Türkiye’nin geleceğini zora sokacak herhangi bir adımın veya herhangi bir hedefin bir parçası olmayacağız. Ben kendi adıma söylüyorum. O kadar hızlı tüketiliyor ki Türkiye’de her şey. Ben isimler üzerinden de konuşmayı yanlış buluyorum.

'BUĞRA KAVUNCU'YU YEDİRMEYİZ'

Bütün hileler masa başında, sandık başında yapılır. İstanbul’da hem bizim hem de Cumhuriyet Halk Partililer sandıklara çok ciddi anlamda sahip çıktı. Buğra Kavuncu yedirilmez. Benim Buğra Kavuncu’yu bugünden genel başkanlığa hazırladığımı düşündü bir takım arkadaş, diyelim ki doğru olsa o kadar mı bu arkadaşlar siyasetin dışındaydı. O kişiyi ben şimdiden yerime hazırlayayım, bu iyi bir şeydir.

Biz güçlü karakterlerin yer aldığı bir siyasi partiyiz. Bizim partimizde herkes düşünebilir ancak yol yordam farklıdır. İsmet Sezgin ve Tansu Çiller arasında yaşanılanlara bakalım. Bu tarz şeyler her partide olur ancak şimdi siz bir kişiyi FETÖ’cülük ile suçlarsanız, bugün FETÖ bir terör örgütüdür. Siz FETÖ’cülükle suçlarsanız bir kişi, bu ciddi bir meseledir ve ispatlamanız gerekir.

Bu bir iftira mıdır, doğru mudur? İsnat sahibi arkadaşlar teslim etmek zorundadır. Bir partinin il başkanının beğenilmemesi gibi bir durum olabilir ancak FETÖ’cülük ile suçlamak çok farklı. Buğra Kavuncu’yu çeşitli şekillerde eleştirmek mümkün ancak 24 Haziran’da bana karşı bir suçlama yöneltildi, biz kampanyanın yarısını bu suçlamalara cevap vermek ile ayırdık.

Benim çok canım yandı. Ben istifa eden her arkadaşımın arkasından çok üzüldüm.

HDP'NİN KAPATILMASINA NE DEDİ?

Ama ben istifayı bir irade beyanı olarak gördüğüm için saygı duyarım. ben yazdığım için sorumluluğu var ama birinci sıraya yazılmış arkadaşları ben yazdım. Orada bulundukları seçimlerde İYİ Partililer onlar için çalıştı. O insanların da haklarını helal edip etmeyeceğini zamanla göreceğiz. 

Erdoğan, HDP’yi kapatmaz çünkü HDP çok iyi bir manivela. Belli grupları dövmek için. Sayın Bahçeli’nin sözleri içerisinde katıldığım bir şey var. Uzun tutukluluk. Türkiye’de uzun tutukluluklar var.

Eğer hukuki olarak bir sorun vardıysa, uzun tutukluluk dönemlerine yönelik olarak kişin cezalandırılması gerekiyor. Ben Erdoğan’ı tanıyorsam bu HDP manivelasının elinden gitmesini istemez.

Türkiye’de ne 80 öncesinde ne de 80 sonrasında böyle bir dil hiç olmadı. Biz birbirimiz fikirler üzerinden tanıyan insanlar topluluğu idik. Canını sıkılanın vatan haini diye suçlandığı bir Türkiye haline geldik. Etnik ve mezhep aidiyetleri üzerinden insanlara sövüldüğü bir güne geldik. İster ümmetçi gelenek, ister dindar alanda orada da yoktu bu. Büyük ortağı destekleyen trol tipli insanların yazdıklarına, çizdiklerine bakıyorum gerçekten şoktayım. Şimdi böyle bir sistemde, sayın Erdoğan HDP’yi buranın içerisinde özneleştirip kapatmayı aklından geçireceğini düşünmüyorum.

Sayın Bahçeli’nin ise elinde belge, bilgi veya kanaat varsa, Twitter yerinden ortağına ayar vermek yerine bir araya gelip bunların yapılması gerekiyor diye söylemelidir. Bahçeli iktisatçıdır ve bugüne kadar bu işsizler ne olacak her 3 gencin biri işsiz, 4 yıllık üniversite mezunu gençler işsiz. Mühendislikten mezun olan ancak devre yapmayı bilmeyen üniversitelerden mezun olan çocuklarımız var.
Anayasa Mahkemesi’nin varlığı Türkiye’yi korumak yani. Şimdi oradaki mesele şu. Kan davası dediğim şey şu. Bir dava ise o dava her birimiz için PKK’dır. HDP üzerinden sürekli olarak bize çemkiriliyor.

Görülmeyen bir şey var. Her iki taraf da Türk. Bize bir taraf HDP’ye sıcak bak diyor, diğeri daha farklı bir şey söylüyor. HDP’ye yönelik suçlamalar var. Şimdi bu suçlamaların cevabını Kemal Kılıçdaroğlu’na ya da Meral Akşener’e sormak yanlış. Bir süre sonra Kürtlere hakaret ediliyor.

31 Mart’a giderken bir gazetede belediyelerin adaylarını kimlik numaraları ile PKK’lı diye yayınladı.

İpin ucu nereye gitmiş. Ciddiyetinizi takının biraz. Devlet yönetmek ciddiyet ister. Ben bir kâğıt imzalamışsam gereğini yapmak kardeşim. Terörün içi boşaltılıyor. Bu iğrençlik ve ciddiyetsizliktir.

Bizim 29 arkadaşımızdan biri Kocaeli’den onu Bursa’ya çağırdım. Dedim ki Abdullah ne diyeceksin diye. Bana dedi ki ‘abla ben diyeceğim ki ben Kürdüm ama PKK’lı değilim’…

Şimdi gözünüzden kaçan bu. HDP üzerinden ister alkış ister sopa çekilen bir sistemde amayı koymuşlar. Her Kürt’ün PKK’lı olduğu gibi bir inanç olmuşsa çok vahimdir. Ve ben Abdullah’a söyledim, amayı kaldır. Çıktı dedi ki ‘ben Kürdüm PKK’lı değilim’

'DEVLET YANIT VERİLEMEYECEK BİLGİYİ SÖYLER'

Bizde başarıda ortak, başarısızlık da ortak. Onu anlatmaya çalışıyorum. Defalarca anlattım son kez anlatıyorum. Biri size geliyor ve diyor ki. İstanbul İl Başkanı’nız FETÖ’cü. Önce sizden Grup Başkanlığı isteniyor. Siz evet diyorsunuz. O arada da siz de diyorsunuz ki bu çok önemli itham. Bunun belgesi bilgisi var mı?

Geliyor ve resmi bilgi gelmiyor ama duyumları yazıyorsunuz. Sonra soruyorsunuz, bu duyumlar nereden. Bunlar Jandarma, askeriye ve MİT’ten. Ben bu ülkede İçişleri Bakanlığı yaptım.

Soruların resmi olarak ve nasıl sorulması gerektiğini bilirim. Çok entresan bir şey oldu ilgili arkadaşım Sayın Perinçek ile Meral Akşener’e devlet doğru bilgi vermez dedi. En ilginci budur. Devlete yalancı dediler. Ben bir yaşıma daha girdim. Devlet, yanıt verilemeyecek bilgiyi, size bilgi veremeyiz diyerek söyler.