Aleyna Çakır soruşturmasında yeni gelişme!

Aleyna Çakır’ın şüpheli ölümüne dair soruşturmada Çakır’ın yaşamını yitirdiği gece evin yakınındaki otomobile binen kişinin baş şüpheli Ümit Can Uygun olduğu netleşti.

Aleyna Çakır soruşturmasında yeni gelişme!

Ankara'daki evinde cansız bedeni bulunan Aleyna Çakır'ın şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. Soruşturmada yeni gelişme yaşandı.

Aleyna Çakır, daha önce defalarca eski sevgilisi Ümitcan Uygun tarafından şiddet görmüş bir keresinde ise yediği dayak sonrası bayılmıştı. Ümitcan Uygun, o görüntüleri Instagram'dan canlı olarak yayınlamıştı. Aleyna Çakır, 3 Haziran tarihinde Keçiören ilçesinde bir evde ölü olarak bulunmuştu.

Sabah Gazetesi'nden Dilhan Dumanoğlu'nun haberine göre olay gecesi evin yakınındaki araca binen kişinin baş şüpheli Ümitcan Uygun olduğu netleşti. Cinayetle ilgili bütün okların Ümitcan'ı gösterdiği ifade edildi. Aleyna Çakır'ın annesi kızıyla ölmeden bir gün önce konuştuğunu söyledi.

Yeniden ifadesi alınan anne-baba Hatun-Mehmet Esen, baş şüpheli Ümitcan Uygun ve çevresini suçladı.

Olay yeri inceleme raporuna göre; evde iki alkol şişesi bulundu. Biri kırıktı. Diğerinin ise yarısı alkol doluydu. Aleyna'nın bacaklarında morluklar vardı.

ÇELİŞKİLİ RAPOR

Aleyna'nın ölümü sonrasında polisin tuttuğu ilk tutanakta apartmanın önünde iki kişi, ikinci tutanakta ise tek kişi olduğu belirtilmişti. Ailesi, çelişkinin giderilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe verdi.

Başsavcılığın yaptığı inceleme sonrası hazırladığı rapora Sabah Gazetesi ulaştı. Buna göre; iki rapor arasındaki çelişkinin teknik imkânlar, kamera açısı ve gece olması nedeniyle ortaya çıkmış olabileceği belirtildi. Savcılık kameranın uzakta olması, araçtan inen kişi ya da kişilerin karanlıkta kalmaları sebebiyle polis merkezinde görüntüyü izleyerek tutanak tutan görevlilerin yanılmış olabileceğini belirtti. Cinayet Büro Amirliği'nin teknik imkânları kullanarak yaptığı inceleme ve HTS kayıtlarına göre, Uygun'un araçtan inerek, park halindeki kendi aracına binip uzaklaştığı yönündeki tespitin dosya içindeki ifadeler ve baz kayıtlarıyla uyumlu olduğu açıklandı.

'KENDİSİNİ ZORLA PAVYONA GETİRDİĞİNİ VE FUHUŞ YAPTIRDIĞINI SÖYLEDİ'

Anne Hatun Esen ise kızıyla ölmeden bir gün önce görüntülü konuştuklarını belirterek "Ümitcan'la 16 yaşında tanıştıklarını, kendisini pavyona götürdüğünü ve zorla fuhuş yaptırdığını söyledi. Korktuğu için şikayetçi olmadı. Kızım kesinlikle intihar edecek birisi değildi" şeklinde konuştu.

NE OLMUŞTU?

Aleyna Çakır, 3 Haziran tarihinde Keçiören ilçesinde bir evde ölü olarak bulundu. Sevgilisi olduğu belirtilen Ümitcan Uygun'un, Çakır'a şiddet uyguladığı anlara ait görüntüler, bir süre sonra sosyal medyaya sızdı. Bunun üzerine Ümitcan Uygun polis ekiplerince gözaltına alındı. Uygun, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

ŞÜPHELİ ÜMİTCAN'IN ANNESİ DE ÖLÜ BULUNDU

Ümitcan Uygun'un annesi bir akrabasının evine yakın dağlık alanda başından silahla vurulmuş halde bulundu. Ümitcan Uygun'un babası, eşinin ölmeden önce "Ölümümden Müge Anlı suçludur" yazılı bir not bıraktığını ileri sürdü. Müge Anlı konu ile ile ilgili açıklama yaptı.

Gülay Uygun'un ölümünde suçlu olarak gösterilen Anlı, şunları söyledi: "Anne intihar etmeyi düşünüyor ama ağzından maskesini bile çıkarmıyor. Elinde poşetler var ve ensesinden bir kurşunla intihar ediyor. Öncelikle aileye başsağlığı diliyorum. Konu annenin üzerinde değilken kadın dün ölüyor. ATV, ben ve ailem tehdit ediliyor. Bununla ilgili belgeler var. Hep bir tehdit var. Bunun ardından yine suçlu ben oldum onların gözünde.

Ben gazeteciyim ben kimseyi tanımam. Ben annenin adını ve fotoğrafını vermedim. Ben gazeteciyim ve tarafsızım. Rabbim kalbime ne verdiyse ben onun doğrultusunda gidiyorum yayına başladığımda beri. Ben bu yoldan dönmeyeceğim. Allah ömür verdikçe, kim ne tehdit ederse kim yıldırmaya çalışsa da devam edeceğim. Bunların cezalandırılması gerekiyor. Çünkü başka Aleyna ölsün istemiyorum. Bu bir yıldırıma politikası.

Olayı başka bir yere çekme politikası. Keşke hanımefendi hayatta olsaydı. Keşke hanımefendi oğluna ulaşmaya çalıştığımızda bizimle konuşsaydı. Ben hanımefendinin adını ve fotoğrafını vermedim. Devlete bıraktım. 3,5 aydır neredeyse tüm medya kuruluşlarında oğlu hakkında bunlar denilirken sakin kala bir hanımefendi devlet araya girince mi intihar etti ne oldu yani? Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Senin eşin bir sözü kendini vuruyor senin söylemine göre. Keşke bu tavrı Aleyna ölürken oğluna da gösterseydin. Sen benim için ne söylerse söyle ben senin de karşında değilim."