‘Altın Adam’ı ziyaret ettik

Bozkırın Tutankamu’su olarak adlandırdığımız 'Altın Elbiseli Adam' Ankara’da Anadadolu Medeniyetleri Müzesinde sergileniyor. Veryansintv.com yazarlarından bir grup Altın Elbiseli Adam'ı ziyaret etti.

‘Altın Adam’ı ziyaret ettik

Kazakistan’da inşaat çalışmaları sırasında bulunan, üzerindeki 3 binden fazla el işlemesi altın plaka nedeniyle bir hakana ya da oğlu tegine ait olduğu düşünülen Altın Elbiseli Adam zırhı, Türkiye’ye getirildi.

Bitki süsleme desenli kolye, 4.yy-3.yy (kazakistan)

Kazakistan’ın “Altın Elbiseli Adam Dünya Müzeleri’nde” projesi çerçevesinde Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmeye başlanan zırh, Türk kültürünün ve medeniyetinin tarih içindeki derinliğini ortaya koyan önemli delil olarak değerlendiriliyor.

Kazakistan Milli Müzesinde muhafaza edilen “Altın Elbiseli Adam”, daha önce Belarus, Azerbaycan, Rusya, Çin, Polonya ve Güney Kore’de sanatseverlerle de buluşmuştu.

Altın Elbiseli Adam ve onunla birlikte getirilen diğer mücevherler göz kamaştırıcı nitelikte. Veryansintv’den Prof. Birgül Ayman Güler, yazar  Ahmet Yıldız ve bir grup akademisyenle yaptığımız geziye Anadolu Medeniyetleri Müzesi Arkeologlarından Okan Cinemre eşlik etti.

Okan Cinemre, Altın Elbiseli Adam’ın üzerindeki zırhın orijinal olmadığını, orijinalinin Kazakistan’da saklandığını belirtti.

Ancak Altın Elbiseli Adam’la birlikte sergilenen ve hepsi orijinal olan onlarca birbirinden değerli buluntu göz kamaştırıcı nitelikte birer şaheser.

ALTIN ELBİSELİ ADAM

Sağdan sola doğru kapanan V yakalı kısa kaftan, dar süvari pantolonu, diz altında kalan kısa yumuşak çizmeden oluşan zırh, 65 santimlik kalpağıyla dikkati çekiyor. Ucunda dağ keçisi motifi bulunan kalpakta, dünya hakimiyetini simgeleyen 4 okla güneş tanrısını sembolize eden 2 kanatlı at motifi dikkati çekiyor.

Altın iplikle dikilmiş kaftan ve kalpağın yanı sıra zırhta, silah olarak 150 farklı büyüklükte altın plaka işlenmiş kakmalı uzun demir kılıç, yarısı deri yarısı ahşap hançer, altın işlemeli kamçı bulunuyor. Altın Elbiseli Adam’ın mühür olarak da kullandığı bir yüzüğü bulunuyor.

Isık Kurganı olarak adlandırılan mezardan çıkarılan zırhın yanındaki malzemeler ise Türklerin 2 bin 500 yıl öncesinde büyük bir devlet ve medeniyet kurduğunu, kendi yazı dillerini kullandığını ortaya koyuyor

Mezar odasından çıkarılan sapı kırılmış gümüş kepçenin üzerinde yer alan 2 satır yazı, en eski Türkçe metin olarak kabul ediliyor. Bilim adamlarının büyük çoğunluğu yazının “Hanın oğlu 23’ünde öldü Esik halkının başı sağ olsun” anlamı taşıdığı konusunda birleşiyor.

Türk inançlarını, devlet nizamını ve mitolojik görüşleri yansıtan, Türk dünyasının ortak kültür mirası 2 bin 500 yıllık bu nadide eser, 12 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.