VERYANSIN TV
ABD yönetimi, İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de uluslararası gemilere yönelik saldırılarının arttığını öne sürerek, çok uluslu bir misyon kurulduğunu açıkladı.
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, yaptığı yazılı açıklamada, Kızıldeniz’de artan Husi saldırılarının serbest ticaret akışını tehdit ettiğini, masum denizcileri tehlikeye attığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini öne sürdü.
Bu konunun çözümü için uluslararası bir talep olduğunu iddia eden Austin, “Bu nedenle bugün Operation Prosperity Guardian’ı (Refah Muhafızı Operasyonu) kurduğumuzu duyuruyorum. Bu, Ortak Deniz Kuvvetleri ve 153. Görev Gücü’nün çatısı altında Kızıldeniz’deki güvenliğe odaklanan önemli bir çok uluslu güvenlik girişimidir.” ifadesini kullandı.
Misyonda ABD’nin yanı sıra İngiltere, Bahreyn, Kanada, İtalya, Fransa, Hollanda, Norveç, Şeyseller ve İspanya yer alıyor.
‘TÜM DÜNYANIN REFAH VE İSTİKRARINI ALTÜST EDİYOR’
Söz konusu gelişmeyi değerlendiren Amiral Cem Gürdeniz, bölgedeki gerginliğe işaret ederek, Husilere karşı ABD liderliğinde yapılacak olası bir saldırının sonuçları konusunda uyarılar yaptı.
Gürdeniz “ABD liderliğinde Yemen’e yapılacak bir hava veya kara saldırısı İsrail Filistin savaşını bir anda İran ABD krizine tırmandırır. Zaten büyük deniz ticareti ve BP gibi dev petrol firmalarının Süveyş ve Bab El Mendep’ten vaz geçtiği bir konjonktürde Hürmüz Boğazının kapanmasına neden olacak böyle bir krizi dünya ekonomisi kaldıramaz. İsrail’in açtığı Pandora Kutusu sadece masum Gazzelileri öldürmüyor, tüm dünyanın refah ve istikrarını altüst ediyor.” dedi.
X hesabından paylaşım yapan Gürdeniz şu ifadeleri kullandı:
“Bahreyn merkezli Amerikan Deniz Görev Kuvveti CTF 153, Bab El Mendeb Boğazı ve Kızıldeniz’de Yemen’in İsrail odaklı gemilere yönelik saldırılarını önlemek üzere çok uluslu “Refah Muhafızı” (Prosperity Guardian) harekatını dün (18 Aralık) başlattı. Harekata ABD liderliğinde İngiltere, İsrail, Fransa, Hollanda, Norveç, İspanya, Seyşeller, Bahreyn, Kanada, İtalya destek veriyor. CTF 153’ün Birleşik Deniz Kuvveti (CMF) altında 17 Nisan 2022’de ABD ve Mısır tarafından kurulmuş olmasına rağmen harekata Mısır katılmıyor. Bölgedeki en büyük donanmaya sahip Suudi Arabistan da katılmıyor. CMF geçmişte Somali merkezli deniz haydutluğu ile mücadelede çok etkili olmuştu. Bu güce Türkiye de gemi vermişti. Ancak bu kez durum çok farklı. Bu kez sorun jeopolitik. İsrail’in Gazzedeki katliamına bir reaksiyon olarak ortaya çıkan bu kriz denizden çok karadaki faaliyetlerin bir sonucu. O nedenle karaya yani Husi kontrolünde bulunan Yemen kıyılarına müdahale edilmeden çözülmesi imkansız. ABD liderliğinde Yemen’e yapılacak bir hava veya kara saldırısı İsrail Filistin savaşını bir anda İran ABD krizine tırmandırır. Zaten büyük deniz ticareti ve BP gibi dev petrol firmalarının Süveyş ve Bab El Mendep’ten vaz geçtiği bir konjonktürde Hürmüz Boğazının kapanmasına neden olacak böyle bir krizi dünya ekonomisi kaldıramaz. İsrail’in açtığı Pandora Kutusu sadece masum Gazzelileri öldürmüyor, tüm dünyanın refah ve istikrarını altüst ediyor. Başta ABD ve AB olmak üzere İsrail’e dur diyen yok. Sıkılmadan bir de harekata “Refah Muhafızı” adını veriyorlar. İsrail, ABD tarafından durdurulmadığı ve silah akışı durmadığı sürece ABD’nin çöküşü daha da hızlanacaktır. İsrail, ABD çökmeden onun gücünü kendi jeopolitik hedefleri için akıllıca kullanıyor. Bu kriz Çin ve Rusya’nın son derece lehinde bir durum yaratıyor.”
