Ankara'da protesto: TTB'yi işgalden kurtaralım

Türkiye Gençlik Birliği (TGB), terör örgütü PKK’nın Avrupa’daki akademik yapılanması Kurd-Akad Derneği’nin düzenleyeceği konferansa TTB Merkez Konsey Üyelerin Halis Yerlikaya’nın “Kuzey Kürdistan” temsilcisi sıfatıyla konuşmacı olarak katılacak olmasını protesto etti.

Ankara'da protesto: TTB'yi işgalden kurtaralım

TGB Genel Sekreteri Okan Özkan, Türk Tabipler Birliği (TTB) yönetiminin PKK ile ilişkili kirli siciline vurgu yaparak, “Türk Tabipleri Birliği’nin mevcut yönetimi son eylemiyle bizi yine şaşırtmadı! Şebnem Korur Fincancı’nın başkanlığında, adını sağlık alanındaki çalışmalarda ve bilimsel faaliyetlerde göremediğimiz TTB, PKK faaliyetlerinin gözdesi olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor” dedi.

'TTB’Yİ İŞGALDEN KURTARALIM'

TGB Genel Sekreteri Okan Özkan, “TTB’nin mevcut yönetimi de bu faaliyetleriyle PKK’nın hastanelerdeki uzantısı olmaktadır. Doktor maskesi takıp, beyaz önlük giyen terör destekçileri Türk tabibi değildir, olamazlar. Güvendikleri Kandil dağına karlar yağanlar, yürekleri PKK ile çarpanlar Türk tabibi değildir, olamazlar” dedi.

“Türk tabibinin karakteri bağımsızlıktır” diyen Özkan açıklamasına, “Türk tabibi Tıbbiyeli Hikmet’tir. Türk tabibi, Kurtuluş Savaşı’nın ateşleri içersinde “ya istiklal ya ölüm” diyendir, cepheye koşandır, Sakarya’da kendisini düşmana siper edendir. Sözde Kürdistan’ın temsilcisi olanlar Türk tabibi olamazlar! O bölücü adı kendilerine bayrak yapanlar, Türk tabibi olamazlar. Ancak kukla Kürdistan’ın kukla tabipleri olabilirler!” sözleriyle devam etti.

Açıklamasını Türk hekimlerine çağrı yaparak bitiren Özkan, “TTB Yönetimi işgal altındadır. Her Türk hekimi bu işgale son vermek için harekete geçmelidir. Türk hekimi, TTB karargahını kuşatmalıdır. Çünkü o karargah, Türk hekimlerinin karargahı değildir. O karargah, Kandil’in, PKK’nın karargahıdır” dedi.

TTB yönetiminin PKK’nın dümen suyundaki eylemlerinin Türk hekimlerine leke sürdüğünü ifade eden Özkan, Sağlık Bakanlığını TTB yönetiminin bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine karşı harekete geçme çağrısında bulundu.

Açıklamanın tam metni ise şu şekilde:

“Değerli Basın Emekçileri,

Saygıdeğer Ankaralılar,

Türk Tabipleri Birliği’nin mevcut yönetimi son eylemiyle bizi yine şaşırtmadı! Şebnem Korur Fincancı’nın başkanlığında, adını sağlık alanındaki çalışmalarda ve bilimsel faaliyetlerde göremediğimiz TTB, PKK faaliyetlerinin gözdesi olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Aydınlık gazetesinin manşete taşıdığı üzere, terör örgütü PKK’nın Avrupa’daki akademisyen yapılanmalarından Kurd-Akad Derneği tarafından düzenlenecek konferansta TTB Merkez Konsey Üyelerinden Halis Yerlikaya da konuşmacı olacakmış. Hem de “Kuzey Kürdistan” temsilcisi sıfatıyla.

Türkiye düşmanlığının körükleneceği ve sözde Kürdistan’ın savunulacağı hiçbir etkinliğe müsaade edilemez. TTB yönetimi, her adımıyla terör destekçiliğini açığa vurmaktadır.

Şebnem Korur Fincancı’nın başkanlığındaki TTB Yönetimi, köşeye sıkışan PKK’ya bu şekilde nefes borusu açabileceğini zannetmektedir. Ama TTB Yönetimine kötü bir haberimiz var: Ne yaparsanız yapın PKK’nın yarasına merhem olamayacaksınız!

PKK’nın bölücü Kürdistan hayalleri Mehmetçiğin süngüsüyle paramparça olmuştur. TTB’nin “Kuzey Kürdistan” dediği bölgede, 24 Temmuz 2015’te başlayan terörle mücadele operasyonlarında PKK hendeklere gömülmüştür. Sur’da, Silopi’de, Cizre’de terör bitirilmiştir.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla Suriye’nin kuzeyinden de PKK’nın artıkları temizlenmiştir. ABD’nin “kara gücüm” dediği PKK çaresizdir, tükenmiştir.

Dağda yenilen teröristler, şehirdeki bürolarına, HDP’ye sığınmaktadır. Diyarbakır anneleri, Diyarbakır HDP kapısında tüm dünyaya bu gerçeği, HDP’nin bir terör partisi olduğunu göstermektedir. Ancak PKK tükendikçe, başka bir dayanağı kalmayan HDP de tükenmektedir.

TTB’nin mevcut yönetimi de bu faaliyetleriyle PKK’nın hastanelerdeki uzantısı olmaktadır. Doktor maskesi takıp, beyaz önlük giyen terör destekçileri Türk tabibi değildir, olamazlar.

Yürekleri PKK ile çarpanlar Türk tabibi değildir, olamazlar.

Biz Türk gençliği, çok iyi biliyoruz ki Türk tabibinin karakteri bağımsızlıktır. Türk tabibi Tıbbiyeli Hikmet’tir. Türk tabibi, Kurtuluş Savaşı’nın ateşleri içersinde “ya istiklal ya ölüm” diyendir, cepheye koşandır, Sakarya’da kendisini düşmana siper edendir.

Sözde Kürdistan’ın temsilcisi olanlar Türk tabibi olamazlar! O bölücü adı kendilerine bayrak yapanlar, Türk tabibi olamazlar. Ancak kukla Kürdistan’ın kukla tabipleri olabilirler!

TTB Yönetiminin yaptıkları yapacaklarının teminatıdır, sicilleri kirlidir:

-Katilleri saklamışlardır. 30 Ağustos 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde PKK’lılar tarafından şehit edilen Doktor Abdullah Biroğul’un katilini gizlemişlerdir. TTB, yaptığı açıklamada “Kendi aracıyla seyir halindeyken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir.” diyerek şehit düşen meslektaşlarını bile savunamayacak duruma gelmiştir.

-TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Türk askerini Cizre’de katliam yapmakla suçlamıştır. PKK’nın temizlendiği hendek operasyonlarına karşı çıkmıştır. Abdullah Öcalan’ın, sözde Ermeni soykırımının ve PKK yayın organlarının savunuculuğunu yapmıştır.

-Şu anda tutuklu olarak cezaevinde bulunan TTB Yüksek Onur Kurulu üyesi Şeyhmus Gökalp, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve TSK’yı deyimi yerindeyse işgalci ilan etmiştir. Küresel bilim analiz dergisi The Lancet’e yazdıkları raporda Cizre’deki hendek operasyonlarına karşı çıkmışlardır. TTB'de "yüksek onur"a layık görülmek için Türkiye düşmanlığı şarttır.

-Koronavirüs salgını sürecinde “Yönetemiyorsunuz, tükeniyoruz” diyerek Türkiye’nin salgına karşı mücadelesini baltalamaya çalışmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kanunlarına bağlı olan bir meslek odası PKK’ya destek veremez! TTB Yönetimi, PKK’nın dümen suyundaki eylemlerinin, Türk hekimine leke süren faaliyetlerinin hesabını vermelidir.

Sağlık Bakanlığı, kendisine bağlı bir kamu kuruluşu olan Türk Tabipleri Birliği’nin hekimlikle hiçbir alakası olmayan bu bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine karşı harekete geçmelidir.

Ama esas çağrımız Türk hekimlerinedir. TTB Yönetimi işgal altındadır. Her Türk hekimi bu işgale son vermek için harekete geçmelidir. Türk hekimi, TTB karargahını kuşatmalıdır. Çünkü o karargah, Türk hekimlerinin karargahı değildir. O karargah, Kandil’in, PKK’nın karargahıdır.

Buradan ilan ediyoruz. Bağrında nice Tıbbiyeli Hikmetleri yetiştiren Türk gençliği olarak, bu işgal son bulana kadar mücadele edeceğiz. Türkiyemizin hiçbir kurumunu, bir avuç PKK destekçesinin idaresine terk etmeyeceğiz."